4. Hukuk Dairesi 2021/14878 E. , 2021/2458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02.06.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup incelendi gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili; 26.09.2019 tarihinde meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle davacıya ait konutun ağır hasar gördüğünü, riskli yapı olduğunun yetkili kurumca saptanıp tahliyesine karar verildiğini, davalıya yapılan başvuru üzerine 167,37 TL tazminat ödendiğini ve zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.001,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; eksper raporu ile kısmi hasarlı olduğu saptanan taşınmaz için gerekli ödemeyi yaptıklarını ve sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından; zorunlu deprem sigortasının kapsamının depremin doğrudan neden olduğu zararlar olduğu, sigortalı konutta meydana gelen hasarın tamamının depremin doğrudan etkisi ile oluşmadığı, beton kalitesi- demir donatı korozyonu- etriye aralığı vs. nedenlerinden oluştuğu, depremin doğrudan neden olduğu zararın davalıca ödenmiş olduğu gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine dair verilen karara davacı vekilinin itirazı da İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davacıya ait olup davalı nezdinde zorunlu deprem sigorta poliçesiyle sigortalı olan 5 nolu bağımsız bölümün deprem nedeniyle ağır hasar gördüğünü ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuş; davalı ise, depremin doğrudan sebep olduğu zarar bedelinin eksperce belirlenmesi üzerine gerekli ödemeyi yaptığını savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, 28.09.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu benimsenerek, depremin doğrudan etkisiyle oluşan zararın giderildiği ve binanın yapım eksiği ile zaman içinde oluşan yapısal kusurları nedeniyle oluşan zararların da ZDS teminatında olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıya ait konutun deprem nedeniyle ağır hasar gördüğü ve riskli yapı haline geldiğinin, AFAD ile Çevre Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilip ilan edildiği; anılan bu karar gereği de Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı"nın 12.03.2020 tarihli tebligatı ile binanın tahliyesine karar verildiği, ağır hasarlı ve riskli yapının yıkımının gerçekleştirileceği hususlarının bildirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Resmi kurumlar tarafından yapılan bu tespitler de dikkate alındığında, sigortalı konutun bulunduğu binanın yapımının gerçekleştirildiği 2000-2006 yılları arasındaki dönemden bu yana zaman içinde binada oluşan yapısal bozulma ve yapım eksiğinin mi yoksa depremin doğrudan etkisinin mi zarara neden olduğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasıdır. Açıklanan bu uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği her tür izahtan uzaktır. Teknik değerlendirme yapılırken de, depremin meydana geldiği yer (merkez üssü), depremin şiddeti, sigortalı konutun bulunduğu yer ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe vs. gibi birçok verinin detaylı irdelenmesiyle sonuca ulaşılması gerekli olup, anılan bu değerlendirmeler konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından yapılmalıdır.
Hakem Heyeti tarafından benimsenen 28.09.2020 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinin 2 sigorta eksperi ile 1 inşaat mühendisinden oluştuğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktası olan depremin doğrudan etkilerinin hasara neden olup olmadığı konusunda değerlendirme yapabilecek jeoloji mühendisi bilirkişinin heyette bulunmadığı görülmektedir. Bu itibarla; her şeyden önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinin eksik teşekkül ettirildiği açıktır. Diğer yandan, rapor düzenleyen bilirkişi heyetine 09.09.2019 tarihli ara karar ile yerinde inceleme yetkisi de verilmiş olmasına rağmen, bu inceleme yapılmadan, sadece dosyadaki belgeler (özellikle davalı eksperinin düzenlediği rapor) üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Karara esas alınan rapor yeterli bir rapor olmadığından, bu rapora dayalı olarak karar verilmesi eksik inceleme niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu sigortalı konutun bulunduğu 8 katlı binada yer alan tüm konutlar için aynı gerekçelerle davacının tazminat talep ettiği ve her bir konuta ilişkin istemin farklı tahkim dosyasında incelendiği gözetilerek, dosyaların birbiri ile irtibatı da sağlanıp diğer dosyalarda alınmış raporların dosyaya kazandırılması ve binaya ait yapı ruhsatı- proje vs. belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra; konusunda uzman 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden (bina yıkım işleminin gerçekleştirilmemiş olması halinde yerinde inceleme de yapılarak), sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti, depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun saptanması halinde ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.