4. Ceza Dairesi 2016/13873 E. , 2020/10320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların aşamalarda suçlamaları kabul etmemeleri, katılanlar ile aralarında husumet bulunması, katılan ..."ın eski eşi olan tanık Merve"nin hazırlık aşamasında sadece sanık ..."in tehdit sözleri söylediğini beyan etmesine rağmen mahkemede diğer iki sanığın da duruşma sırasında tehdit ettiklerini beyan etmesi, hazırlık aşamasında bundan bahsetmemesinin nedeninin kendisine sadece duruşma salonundaki olayı anlatmasının istenmesi olduğunu belirttiği, oysa ki katılan ..."ın aşamalardaki beyanında; sanıklar ..., ... ve ..."ın duruşma çıkışında sadece kendisini tehdit ettiğini ve bu sırada yanında diğer katılanın bulunmadığını beyan ettiği ve bu hususun diğer katılan ... tarafından da doğrulandığı, yine tanığın mahkemedeki beyanında sanık ..."in de dışarıda diğer sanıklar ile birlikte katılanları tehdit ettiğini ve sanık ..."in duruşmada alçak sesle tehdit sözlerini söylediğini belirtmesine rağmen katılan ..."ın duruşma dışındaki olayda sanık ..."in bulunmadığını ve duruşmada sanık ..."in kendisini tehdit ettiğini ve mahkeme başkanının kendisini uyardığını beyan etmesi karşısında; sanıkların savunmasına neden itibar edilmediği, katılanın ve tanığın aşamalardaki ve birbiri ile çelişen beyanlarına neden üstünlük tanındığı yeterince açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık ... hakkında tehdit suçunun oluştuğunun kabulü halinde ise ;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK"nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-(2-a) nolu bozma uyarınca uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise:
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Yasa"nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 251. maddesinde "Basit Yargılama Usulü"ne ilişkin düzenleme getirilmiş ve 252. maddesinde de verilecek kararla ilgili özel yasa yolu (itiraz) getirilmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Yasa"nın 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK"na geçici madde 5"in (d) bendinde; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarla seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" düzenlemesi getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen AYM, (25.06.2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici madde 5/d" deki düzenlemedeki, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa"nın 38 nci maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
AYM kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresi kesinleşmeye kadar devam ettiği için (5271, m.2/1-f), temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından da lehe düzenleme getirilmesi ve mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi nedeniyle (5271, m.251/3), yeniden değerlendirme yapılması gerekir.
AYM"nin bu iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, geçici maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK"nın 251/1 maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa"nın 38. Maddesi ile 5237 sayılı TCK"nın 7 ve 5271 sayılı CMK"nın 251 vd. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan hüküm kurulurken sevk maddesinin TCK"nın 106/2-c yerine CMK"nın 223/2-c maddesi şeklinde hatalı gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ..."ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bozmaya uyulması halinde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ..."a hükmün açıklanması halinde CMUK"nın 325. maddesi gereğince sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 16/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.