19. Hukuk Dairesi 2016/2276 E. , 2016/12973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
ASIL VE BİR.DAVA DAVACISI : ...Trans Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.vek. Av. ...
DAVALILAR :1-... Uluslararası Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti.
2-... Factoring A.Ş. (Asıl ve Birleşen Dosya Davalısı)
vek. Av. ...
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dava davalıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketten 6 adet araç kiralandığını, araçlardan 5 tanesinin teslimatını yaptığını, ancak 6. aracın teslimatını yapmadığını,bu iş için araç başına 3.000 Euro olmak üzere 18.000 Euro bedelli, 13/12/2012 keşide tarihli çekin keşide edilip verildiğini, ancak teslimatı yapılmayan araç nedeniyle alıcı firmanın uğradığı zararı kendilerinden talep ettiğini, ayrıca eksik ifa nedeniyle taşımasını yapamayan araç bakımından davalı şirkete 3.000 Euroluk iade faturası düzenlendiğini, eksik taşımadan dolayı ödenen 3.000 Euro, taşıt aktarma masrafı ve taşıma sözleşmesinin 8. maddesine göre günlük 200 Euro üzerinden geç kalınan 33 gün için kesilen ceza toplamı 8.519,60 Euro ve eksik taşımadan dolayı bir çok zararlarının olduğunu, bu miktarların davalı lehine keşide edilen çek bedelinin oldukça üzerinde olacağını belirterek, davalı yana borçlu olmadıklarının tespitini ve davalıya verilen 18.000 Euro çek için ödeme yasağı kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... şirketi vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacının şahsi defilerini müvekkili kötüniyetli bile olsa ona karşı ileri süremeyeceğini, ayrıca müvekkilinin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının zararının kendi kusurundan meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de her hangi bir savunmada bulunmamıştır.
Birleşen davada davacı vekili, dava dışı şirket ile aralarında ticari ilişki nedeniyle bu şirkete verilen 18.000 Euro bedelli çek hakkında tedbir kararı alınmış olmasına rağmen davalı factoring şirketi tarafından bu çek ile ilgili icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin tüm itiraz ve defileri temlik alan bu davalıya karşı ileri sürme hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, takibe konu alacaktan dolayı davalı factoring şirketine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkinin müvekkilini ilgilendirmeyeceğini,davacı ile dava dışı şirket arasındaki var olan ilişkiye dayanan def"ilerin müvekkili kötü niyetli olsa dahi müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, çekin arkasına tedbir kararının işlenmesinin icra takibine engel bir durum arz etmediğini, factoring işleminde bir eksiklik olmadığını ve davacının zararının kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, taraflar arasındaki her iki dava dosyasındaki hukuki uyuşmazlığın aynı taşıma işleminden ve bu işlem kapsamında verilen çekten kaynaklandığı, taraf defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda, asıl ve birleşen davanın konusu olan ve sözleşme kapsamındaki işin bedeli olarak verilmiş olan 18.000 Euro bedelli çekten dolayı yapılan işin bedeli düşülüp ayrıca gümrükteki malın aktarma ve gecikmeden dolayı oluşan cezai şart navlun borcundan mahsup edildiğinde, davacının davalılara 10.800 Euro borçlu olmadığı, bu durum itibariyle davacı ile davalı ... Uluslararası Taşımacılık arasındaki temel ilişkiye dayalı bu savunmanın alacağın temliki hükümlerine göre alacağı devralan davalı ... şirketine karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu nedenle her dava için ayrı ayrı hüküm kurulması harç, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece bu ilkeler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl ve birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.