
Esas No: 2013/12662
Karar No: 2017/6215
Karar Tarihi: 01.11.2017
Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2013/12662 Esas 2017/6215 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ON BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2013/12662
Karar No : 2017/6215
Davacı :
Vekili :
Davalı :
Vekili :
Davanın Özeti : 18.09.2013 tarih ve 2013/KDGM-13/YOLCU sayılı Genelge'nin (a) bendinin; 02.05.2013 tarihinde 2013 model sürücüsü dahil 9 kişilik (8+1) minibüs aldığı, bu araçları D2 taşıt belgesine kaydettirdiği, dava konusu değişiklik ile Genelge'nin yayımından önce usulüne uygun kazandığı hakkının ihlal edildiği, yetki belgesinin kullanımının sınırlandığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda otomobil, minibüs ve otobüs tanımlarında değişiklik yapıldığı, yapılan değişikliğe yetki belgesi sahiplerinin uyumunu kolaylaştırmak ve mağduriyetleri engellemek amacıyla dava konusu Genelge'nin yayımlandığı, dava konusu Genelge'de D2 yetki belgesi sahiplerine araçlarını mevzuata uygun hale getirmeleri için 30.06.2015 tarihine dek süre verilmişken 10.10.2013 tarihli Genelge ile sürenin 31.12.2016 tarihine dek uzatıldığı ve dava konusu Genelge'nin yürülükten kaldırıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Düşüncesi : İptal davalarında; her ne kadar husumet kural olarak işlemi tesis eden makama yöneltiliyor olsa da esasen yargılanan idare değil işlemin bizatihi kendisi olduğundan objektif bir uyuşmazlık söz konusudur ve re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde yargı yeri işleme ilişkin gerekli incelemeleri yapmaktadır.
Dava konusu Genelge gibi düzenleyici işlemler; genel ve soyut nitelikte olup belli kişiler için değil düzenleme içinde yer alan herkes için geçerli olduğundan bu işlemlerin hukuka aykırılığı iddiası ile açılan iptal davası da objektif niteliği haizdir.
Bu nedenle 10.10.2013 tarih ve 2013/KDGM-14/YOLCU sayılı Genelge ile dava konusu Genelge yürürlükten kaldırılmış ise de idari yargı yerlerince dava konusu düzenlemenin hukuka uygunluğu denetlenerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı :
Düşüncesi : Dava, Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün 18.09.2013 tarih ve 2013/KDGM-13/YOLCU sayılı Genelgesinin (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu düzenleme, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün 10.10.2013 tarih ve 2013/KDGM-14/YOLCU sayılı Genelgesi ile yürürlükten kaldırıldığından dava konusuz kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
Dava, 18.09.2013 tarih ve 2013/KDGM-13/YOLCU sayılı Genelge'nin (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu Genelge'nin dava açıldıktan sonra, 10.10.2013 tarih ve 2013/KDGM-14/YOLCU sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı, dava konusu Genelge'nin (a) bendinde B2, D2 ve D4 yetki belgesi sahiplerine Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı araçlarını yeni düzenlemeye uygun hale getirmeleri için 30.06.2015 tarihine kadar süre verilmişken, 2013/KDGM-14/YOLCU sayılı Genelge ile bu sürenin 31.12.2016 tarihine kadar uzatıldığı ve yetki belgesi sahipleri lehine düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
İptal davasına konu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki durumları itibariyle hukuksal değerlendirmeye tabi tutulacakları, İdare Hukukunun ve İdari Yargılama Usulünün bilinen ilkelerinden olmakla birlikte, dava aşamasında iken idari işlemin usulüne uygun olarak geri alındığı veya yürürlükten kaldırıldığı durumlarda, iptal hükmüne konu olabilecek idari işlemin varlığından söz etmek olanaklı değilse de özellikle belli süreyle de olsa uygulama işlemlerine dayanak alınan düzenleyici işlemler yönünden hukuka uygunluk denetiminin yapılması, iptal davasının “Hukuk Düzeni”nin korunması yolundaki gerçek amacına uygun olandır.
Ancak, dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılması ve bu karara bağlı olarak tesis edilen herhangi bir bireysel işlemin dava konusu edilmemesi karşısında, dava konusu idari işlemin yürürlükte bulunduğu süre içinde davacı yönünden gerçekleşmiş bir menfaat ihlalinden söz edilemeyeceği, davacının bu maddeler uyarınca menfaatinin ihlaline yol açan bir bireysel işlemin tesisi halinde, ilgilinin bireysel işlemi ile birlikte iş bu dava konusunu oluşturan düzenlemelerin iptalini isteyebileceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, aşağıda dökümü gösterilen ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 01/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava, 18.09.2013 tarih ve 2013/KDGM-13/YOLCU sayılı Genelge'nin (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlerce iptal davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
İptal davalarında; her ne kadar husumet kural olarak işlemi tesis eden makama yöneltiliyor olsa da esasen yargılanan idare değil, işlemin bizatihi kendisi olduğundan, objektif bir uyuşmazlık söz konusudur ve re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde yargı yeri işleme ilişkin gerekli incelemeleri yapmaktadır.
Dava konusu Genelge gibi düzenleyici işlemler; genel ve soyut nitelikte olup belli kişiler için değil, düzenleme içinde yer alan herkes için geçerli olduğundan bu işlemlerin hukuka aykırılığı iddiası ile açılan iptal davası da objektif niteliği haizdir.
Bu durumda 10.10.2013 tarih ve 2013/KDGM-14/YOLCU sayılı Genelge ile dava konusu düzenlemenin de yer aldığı Genelge yürürlükten kaldırılmış ise de idari yargı yerlerince hukuka uygunluk denetiminin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata, genel düzenleyici işlemlere ve mevcut koşullara göre yapılması gerektiğinden davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle dava konusu Genelge'nin (a) bendi hakkında işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.