
Esas No: 2015/961
Karar No: 2017/6226
Karar Tarihi: 01.11.2017
Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/961 Esas 2017/6226 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ON BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2015/961
Karar No : 2017/6226
Davacı :
Davalılar : 1-
Vekili :
2-
Vekili :
Davanın Özeti : 26.09.2006 gün ve 26301 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile bu bentlerde öngörülen sağlık koşulunu taşımadığından bahisle davacıya ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından verilen, "hiç bir sınıf sürücü belgesi alamayacağı" yolundaki 04.02.2015 gün ve 181 sayılı raporun; Yönetmeliğin kişilerin hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı mahiyette olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88. maddesi uyarınca yabancıların veya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsa da yurt dışından sürücü belgesi alan, kendisiyle aynı fiziksel özelliklere sahip kişilerin yeni bir sağlık raporu almaları gerekmeden belli süre sürücü belgelerini Türkiye'de kullanabildikleri, dava konusu uygulama ile sağlıklı kişi engelli kişi ayrımı yapıldığı, Anayasa'nın 5,10 ve 61. maddelerinde düzenlenen hakları, Avrupa Sosyal Şartı'nın 14 ve 15. maddelerini ihlal ettiği, bazı ülkelerde uzmanlar tarafından araç üzerinde veya model test araçları ile yapılan tespitlere göre fiilen ve trafik güvenliği içinde kişinin araç kullanıp kullanmadığının kriter olarak alındığı, idarece doktorun vereceği rapora göre bir kısıtlama yapılmadığı, doktorun kanaatinin neye göre oluşacağı hususunun belli olmadığı, bir doktor, bir makine mihendisi ve bir trafik uzmanından oluşan kurul tarafından kişinin sürücü olup olamayacağına fiili uygulama ile karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek iptali istenmektedir.
Davalı 'nın Savunmasının Özeti : Davacının PolNet kayıtlarına göre "H" sınıfı sürücü belgesi bulunmasına rağmen mevcut raporun engelliler için sağlık kurulu raporu olmadığı ve raporda kullanabileceği araçla ilgili herhangi bir ibare bulunmadığının tespit edildiği, bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 2918 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca davacının İl Sağlık Müdürlüğü'ne sevk yazısının yazıldığı ve adresine çağrı yapıldığı, ayrıca aranarak kendisine konu hakkında bizzat bilgi verildiği ancak rapor için henüz başvurmadığı, sürücü belgesi kayıtlarına gerekli şerhin konulduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı 'nın Savunmasının Özeti: Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca tek üst ekstremite noksanlığında Ortopedi uzmanı kanaatiyle "H" sınıfı sürücü belgesi verileceğinin düzenlendiği, davacının muayenesinde bir elinin bilek seviyesinden diğer elinin ise tarak kemikleri (metakarpal) seviyesinden ampute olduğunun tespit edildiği, her iki üst ekstremitede de kavrama- tutma fonksiyonu bulunmadığı, bu nedenle Yönetmeliğin ilgili maddesi uyarınca hiçbir sınıf sürücü belgesi alamayacağına karar verildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi : Sürücü adayları ve sürücülerde yapılacak muayenelerde kişinin, sürücü belgesine hak kazanabilmesi için belirlenen kriterlere ilişkin dava konusu düzenleyici işlemde ve bu düzenlemelere dayanılarak uzman tabiplerden oluşan sağlık kurulu tarafından davacının "H" sınıfı sürücü belgesi alamayacağına ilişkin raporda hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı :
Düşüncesi : Dava; 26.9.2006 gün ve 26301 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile, bu bentlerde öngörülen sağlık koşulunu taşımadığından bahisle ... Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından verilen, "hiç bir sınıf sürücü belgesi alamayacağı" yolundaki 4.2.2015 gün ve 181 sayılı raporun iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, "Yönetmelikler", başlıklı 124. maddesinde; "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "sürücü adaylarında aranacak şartlar" başlıklı 41. maddesinin (c) bendinde de; sağlık şartları bakımından kimlere hangi tür sürücü belgesi verilebileceği hususunun yönetmelikle düzenleneceği, sürücü belgesi alacakların ilgili yönetmelikte belirtilen hekimden sürücü olur raporu almalarının zorunlu olduğu, bu maddede sözü edilen Yönetmeliğin İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken hazırlanarak yürürlüğe konulacağı hüküm altına alınmıştır.
Alıntısı yapılan Kanun hükmüne dayanılarak Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik 26.9.2006 tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulmuştur.
Anılan Yönetmeliğin, dava konusu 8. maddesinin "Extremite noksanlığında" başlıklı 2. fıkrasının (a) bendinde, bir elin başparmak veya başparmak dışında iki parmak noksanlığı veya noksan sayılacak şekilde fonksiyon kaybı olanlarda, ortopedi uzmanının ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının görüşleri doğrultusunda A, B ve H sınıfı, her iki el başparmak noksanlığı ve ileri derecede fonksiyon kaybı olanlara F Sınıfı Sürücü Belgesi verileceği; (b) bendinde, üst extremitenin dışında extremite noksanlığı (doğuştan veya sonradan) halinde ortopedi ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu uyarınca H Sınıfı Sürücü Belgesi verileceği, üst extremitenin tek taraflı noksanlığında da ortopedi uzmanının kanaatiyle, H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebileceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 30 yıl önce kimyasal madde yaralanması sonucu sol eli bilek seviyesinden, sağ eli de metakarpal seviyede ampute olan davacının o tarihte yaşadığı İngiltere'de sürücü belgesi aldığı; 1975 yılında döndüğü Türkiye'de özel tertibatlı araç kullanabileceği yolundaki sağlık raporu uyarınca kendisine sürücü belgesi verildiği; 1986 yılında belgesinin vize edildiği; 2013 yılında satın almak istediği özel tertibatlı aracın tescil işlemleri sırasında ibraz ettiği 2001 tarihli raporun "sürücü olur raporu" olmadığı ve kullanabileceği araçla ilgili herhangi bir ibare bulunmadığı belirtilerek, talebinin reddi üzerine, H sınıfı ve özel tertibatlı araç kullanabileceğine dair sağlık raporu alabilmek için başvurduğu ... Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından, "hiç bir sınıf sürücü belgesi alamayacağı" yolunda rapor verilmesi nedeniyle, anılan rapor ile raporun dayanağı Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Mevzuat belirleme tekniği açısından, idarenin Yasayla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Yasanın uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında takdir hakkına sahip olduğu, ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 . maddesinde sayma suretiyle belirlenen görevleri uyarınca gerek tek tek bireylerin gerekse bir bütün olarak toplumun sağlığını korumak, bu amaçla plan program yapmak ve gerekli teşkilatı kurmaktan sorumlu olan ile Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini sağlamakla yükümlü olan nın; sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken nitelikler konusunda müştereken hazırlayacakları bir Yönetmelik konusunda sahip oldukları takdir hakkını; ağır fiziksel engel nedeniyle trafikte yaşanması olası sorunların önlenmesi amacıyla, verilecek sürücü belgelerinde, fiziksel engel derecelerine göre kısıtlama yapılması yönünde kullanmasında, üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Davanın,...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından verilen, "hiç bir sınıf sürücü belgesi alamayacağı" yolundaki 4.2.2015 gün ve 181 sayılı rapora ilişkin kısmında da davacının sağlık durumunun, Yönetmelikle belirlenen kıstaslara göre değerlendirilmesi sonucunda düzenlendiği anlaşıldığından, söz konusu raporda da mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
Dava, 26.09.2006 gün ve 26301 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile bu bentlerde öngörülen sağlık koşulunu taşımadığından bahisle davacıya... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından verilen, "hiç bir sınıf sürücü belgesi alamayacağı" yolundaki 04.02.2015 gün ve 181 sayılı raporun iptali istemiyle açılmıştır.
Öncelikle dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentleri incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücü adaylarında aranacak şartlar" başlıklı 6495 sayılı Kanunla değişik 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; sürücü belgesi alacakların İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımalarının zorunlu olduğu hükmü yer almaktadır.
26/09/2006 tarih ve 26301sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmeliğin "Sürücü adaylarının ve sürücülerin sahip olmaları gereken sağlık şartlarına ve muayenelerine ilişin genel esaslar" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte bulunan 4. maddesinde özetle; sürücü adaylarının genel sağlık muayenelerinin pratisyen tabip veya uzman tabip tarafından bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacağı, tabip tarafından, sürücü adayında; ekstremite noksanlığı da dahil olmak üzere genel olarak değerlendirme yapılacağı, tabip tarafından, bu Yönetmelikte belirtilen kriterlere göre sürücülüğe engel hali olmayanlara muayeneyi yapan tabip tarafından uygun rapor verileceği, sürücülüğe engel hali tespit edilen veya hakkında karar verilemeyen sürücü adayının ise ilgili uzman tabip/ tabiplere gönderilerek ilgili uzman muayenesi isteneceği ve verilecek rapor doğrultusunda işlem yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin "Ortopedi muayeneye ilişkin esaslar" başlıklı dava konusu 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde ise;
"(2) Extremite noksanlığında;
a) Bir elin başparmak veya başparmak dışında iki parmak noksanlığı veya noksan sayılacak şekilde fonksiyon kaybı olanlarda, Ortopedi uzmanının ve/veya Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının görüşleri doğrultusunda A, B ve H sınıfı, her iki el başparmak noksanlığı ve ileri derecede fonksiyon kaybı olanlara F Sınıfı Sürücü Belgesi verilir.
b) Üst extremitenin dışında extremite noksanlığı (doğuştan veya sonradan) halinde Ortopedi ve/veya Fizk tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu uyarınca H Sınıfı Sürücü Belgesi verilir. Üst extremitenin tek taraflı noksanlığında da Ortopedi uzmanının kanaatiyle, H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir."
düzenlemesi yer almaktadır.
Dava konusu Yönetmelik, 02.08.2013 tarih ve 28726 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17. maddesi ile değiştirilen 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine dayanılarak, İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesini gerektirmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları da açıktır.
Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistem de bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda dava konusu Yönetmelikte, sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken nitelikler konusunda düzenlemeler yapılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin ortopedik muayeneye ilişkin esasları düzenleyen 8. maddesinde uzman tabipler tarafından yapılacak muayene sonrasında hangi sınıf sürücü belgesinin verilebileceği, bu belgeler için verilecek raporlarda dikkate alınacak kriterler (Bir elin başparmak veya başparmak dışında iki parmak noksanlığı veya noksan sayılacak şekilde fonksiyon kaybı gibi) düzenlenmiştir.
Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden olan sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sağlık şartları yönünden sürücü adaylarının ve sürücülerin iyi bir kontrolden geçmesine yönelik olarak mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Bu nedenlerle gerçekte sağlık şartları yönünden sürücü olamayacak bir kimseye sürücü olabilir şeklinde rapor verilmesinin önüne geçmek amacıyla yürürlüğe konulan ve tabip tarafından yapılacak muayenede esas alınacak kriterlerin belirlenmesine ilişkin Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde sayma suretiyle belirlenen görevleri uyarınca gerek tek tek bireylerin gerekse bir bütün olarak toplumun sağlığını korumak, bu amaçla plan program yapmak ve gerekli teşkilatı kurmaktan sorumlu olan ile Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini sağlamakla yükümlü olan 'nın; müştereken hazırlayacakları bir Yönetmelik konusunda sahip oldukları takdir hakkını; belli ekstremite (kollar ve bacaklar) noksanlıklarını sürücü belgesi almaya ve kullanmaya hak kazanmaya engel olan sağlık sorunları arasında düzenlemek yönünde kullanması yönünden de kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Davacıya ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından verilen 04.02.2015 gün ve 181 sayılı raporun iptali istemi incelendiğinde;
2918 sayılı Kanunun "Sürücülerin sağlık şartlarında sonradan meydana gelen değişiklikler" başlıklı 45. maddesinde; sürücü belgesi sahibi kişide sağlığı bakımından sürücülüğe engel aşikar bir değişikliğin görülmesi ve tespiti hâlinde, trafik görevlilerince sürücü belgesi geri alınarak, kişinin sağlık kuruluşlarında muayenesinin isteneceği, sağlık şartları bakımından sürücülüğe engel bir hâlinin olmadığı veya mevcut olan bu hâlin daha sonra ortadan kalktığı sağlık raporuyla tespit edildiği takdirde, sürücü belgesinin kişiye iade edileceği hükmü yer almaktadır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanılması ve bu belgelerin ülkemiz sürücü belgesiyle değiştirilmesi" başlıklı 88. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; Türk vatandaşlarının dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmalarına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş, 1. bendinde dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 1 yıl süreyle araç kullanılabileceği, 3. bendinde bir yılın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 2. fıkrasında ise ilgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin, ülkemiz sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirtilerek (c) bendinde; sürücü belgesi alacaklarda, 2918 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirtilen eğitim ve sınav şartı hariç, aynı maddedeki hükümlü olmama, yaş, öğrenim ve sağlık şartlarının aynen aranacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde ise "Bu Yönetmelik hükümleri, sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartları ve muayeneleri ile ilgili hususları kapsar." kuralı getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, sol eli bilek seviyesinden, sağ eli de metakarpal seviyede ampute olan davacının yurt dışından aldığı sürücü belgesinin ülkemize döndükten sonra değiştirildiği, sağlık durumunun belirlenebilmesi amacıyla 02.07.1975 tarihinde Acil Yardım ve Trafik Dispanseri tarafından kendisine "Her iki el bilekten ampute, protezle kavrama iyi, özel tertibatlı araba kullanabilir" yönünde sağlık kurulu raporu verildiği ve davacı adına üzerinde "Özel tertibatlı araç kullanır" ibaresi bulunan "H" sınıfı sürücü belgesi düzenlendiği, davacının yeni bir araç edinmek üzere yaptığı işlemler esnasında 07.12.2001 tarihli çalışma gücü kaybının %69 olduğunu belirten ve "Sakatlık durumunu bildirir rapordur" ibaresi yer alan sağlık kurulu raporunu sunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü görevlilerince raporun engelliler için sağlık kurulu raporu olduğu ancak araç kullanımına ilişkin bir tespite yer verilmemesi nedeniyle 2918 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca davacının İl Sağlık Müdürlüğü'ne sevk yazısının yazıldığı ve 10.01.2014 tarihinde adresine çağrı yapıldığı, ayrıca numarasından aranarak kendisine konu hakkında bizzat bilgi verildiği, sürücü belgesi kayıtlarına gerekli şerhin konulduğu, davacı tarafından 16.01.2015 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurularak "H" sınıfı sürücü belgesi ve özel tertibatlı araç kullanımı konusunda sağlık kurulu raporu talep edildiği, 04.02.2015 tarihinde "Engel oranı: %80" - "Hiçbir sınıf sürücü belgesi alamaz." yönünde verilen rapor üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dış ülkeden aldığı sürücü belgesini değiştirerek ülkemiz sürücü belgesini kullanan davacının 1975 yılında verilen rapor ile araç kullanması uygun görülmüş ise de aradan geçen uzun yıllar sonra düzenlenen 04.02.2015 tarihli dava konusu rapor ile ortopedi uzmanı ve fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tabiplerin de bulunduğu sağlık kurulu tarafından davacı hakkında "sol el bileği seviyesinden ampute, sağ el metakarpal seviyede ampute" klinik bulgularına yer verilerek engel oranının tespit edildiği ve bu ekstremite noksanlıkları ile hiçbir sınıf sürücü belgesi kullanmaması kanaatine varıldığı görülmektedir.
Bu durumda yukarıda aktarılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar 1975 yılında sürücü belgesi almış ise bu belgenin davacıya ilanihaye bir hak vermediği, nitekim ülkemizdeki sürücülerden kaynaklanan trafik kazaları gözetildiğinde kamu yararı gereği sürücü belgesi sahiplerinin sağlık şartlarında değişiklikler olması halinde 2918 sayılı Kanunun 45. maddesinde muayenelerinin yapılması gerektiğinin düzenlendiği, emniyet görevlilerince davacının engel durumunun tespit edilmesi amacıyla mevzuatta öngörülen usul izlenerek rapor talep edildiği, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından alanında uzman tabiplerce oluşturulan sağlık kurulunca Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik kapsamındaki davacı hakkında bu Yönetmeliğin 8. maddesinde yer alan muayeneye ilişkin esaslar dikkate alınarak düzenlenen dava konusu rapor ile de davacının hiçbir sınıf sürücü belgesi alamayacağı kanaatine varıldığı, bu haliyle dava konusu raporda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Kaldı ki 15.04.2015 tarihinde dosyaya sunulan, dava konusu raporu düzenleyen sağlık kurulunda görevli kurul başkanı ve ortopedi uzmanı tabipler tarafından 01.04.2015 tarihinde düzenlenen yazıda da davacının her iki üst ekstremitesinde kavrama tutma fonksiyonu olmadığı, bu nedenle Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca davacıya hiçbir sınıf sürücü belgesi verilemeyeceğine karar verildiği belirtilmiştir.
Ayrıca davacı tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88. maddesinde kendisiyle aynı fiziksel durumda olan kişilerin yeni bir sağlık kurulu raporu alması gerekmeksizin mevcut sürücü belgeleri ile araç kullanabildiği ileri sürülmüş ise de yukarıda da belirtildiği üzere yeni bir rapor gerekmeksizin araç kullanımının belli bir süre ile sınırlı tutulduğu, bu süreden sonra araç kullanmak isteyen kişilerin ise anılan maddede yer alan usul ve esaslara göre sürücü belgesini değiştirmesi gerektiğinin öngörüldüğü, bu kişiler için 2918 sayılı Kanunun 41. maddesinde yer alan sağlık şartlarına ilişkin esasların da aynen aranacağının açıkça belirtildiği görüldüğünden davacının kişiler arasında ayrım yapıldığına ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz isteminde bulunulabileceğinin taraflara duyurulmasına, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.