Abaküs Yazılım
13. Daire
Esas No: 2014/5151
Karar No: 2017/2768
Karar Tarihi: 01.11.2017

Danıştay 13. Daire 2014/5151 Esas 2017/2768 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2014/5151
Karar No : 2017/2768

Davacı: ...
Vekili: ...
Davalı: ...
Vekili: ...

Davanın Özeti: 08.05.2014 tarih ve 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine'ye ait bazı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 02.05.2014 tarih ve 2014/40 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının; kapsam ve programa alınan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde "arkeolojik sergileme-park, turizm+kültür alanı ve park" imar durumlu 12 adet taşınmazın bulunduğu, alanın tarihi yarımada içinde yer aldığı, bu taşınmazların özelleştirilmesinde ne koruma yasasına ne de özelleştirme amacına uygunluktan söz edilemeyeceği, ... ili, ... ilçesi, ...'de bulunan taşınmazın ... İl Tarım Müdürlüğü arazisi olduğu, tarımsal amaçla kullanılmak üzere vakfedilmiş bir arazi olduğuna ilişkin tapuda şerh bulunduğu, taşınmazın imar planında "yönetim merkezi alanı, ilköğretim tesisi alanı ve yol" olarak ayrıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinde yol gibi alanların başka amaçlarla kullanılmasının yasaklandığı, ... ili, ... ilçesi, ... köyünün tek tarım arazisi olan ... nolu parseldeki taşınmazın bir bölümünün, İl Toprak Koruma Kurulu kararı ile daha önce biyolojik arıtma tesisi yapılmak üzere ... Genel Müdürlüğü'ne tahsis edildiği, ancak tarım arazisi olduğundan bahisle yapılan itiraz üzerine söz konusu alanın sulu özel ürün arazisi olduğunun saptandığı, ... ili, ... ilçesi, ... sınırları içerisindeki parsellerin askeri alan olduğu, hatıra ormanı yapılması için Milli Savunma Bakanlığı'na tahsisli olduğu hâlde neden kapsama alındığı, bu nedenle dahi kararın iptal edilmesi gerektiği, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan taşınmazın imar durumunun "konut, yeşil, yol, ağaçlandırılacak ve üniversite alanı ve fay hattı" olarak belirtildiği, fay hattı olan bir taşınmazın satışında hangi ekonomik verimlilik ve kamu giderini azaltma amacının gözetildiği, ... ilinde kapsam ve programa alınan 71 adet taşınmazdan imar durumu, tarım alanı, tarımsal üretim teknoloji geliştirme parkı alanı, dere koruma alanı, park ve yeşil alanlar, arkeolojik alanlar, askeri alanlar, yol, refüj, enerji nakil hattı, koruma kuşağı olan alanların da yer aldığı, askeri alan, park ve yeşil alan, dere yatağı, refüj, arkeolojik sit alanında kalan taşınmazların ne amaçla satışa çıkarıldığı ve bu alanların kimler tarafından alınacağının anlaşılamadığı, imar planı değiştirilemeyecek yerlerin düşük bedelle satılıp daha yüksek bedelle geri alınarak bazı kişilere rant sağlanacağı, 1. ve 2. derece doğal sit koruma alanlarının hangi kamu yararı ilkesi doğrultusunda özelleştirilerek satışa çıkarıldığı, kapsam ve programa alınan bazı alanların sonradan kapsamdan çıkarılmasının dava konusu kararın inceleme ve araştırma yapılmaksızın alındığının bir göstergesi olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Usule ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'da Hazine'ye ait varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu Kurul kararıyla kapsam ve programa alınan 85 adet taşınmaza yönelik yapılan incelemede, taşınmazların büyük bir bölümünün imar fonksiyonuna uygun olarak kullanılmayan atıl durumda araziler olduğu, taşınmazlar üzerinde işgallerin mevcut olduğu, atıl arazilerin değerlendirilmesi ve gerekli olanlarda imar planı değişikliği yapılarak özelleştirilmesinin hedeflendiği, bu alanların doğal ve çevresel özellikleri, hassas koruma alanları, sit alanları ve dereceleri dikkate alınarak değerlendirildiği, ... ili, ... Mahallesinde bulunan parselin fonksiyonlarına göre imar uygulaması yapıldığı, yapılaşmaya uygun alanların değerlendirileceği, düzenleme ortaklık payı dâhilinde olan donatı alanlarının ise terkedileceği (4.124,00 m2 yerleşime uygun olmayan alan (fay hattı) – geriye kalan kısımları ise yerleşime uygun alan olarak belirlendiği), fay hattı olarak belirlenmiş alanın imar planı değişikliği yapılarak yapılaşmaya açılmasının söz konusu olmadığı, yine ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan taşınmazların 465.000 m2'lik kısmının 199 adet işgalci tarafından sera ve meyve sebze bahçesi olarak işgalli olduğu, kıyı bölümünün ise 75.000 m2'lik kısmının plaj ve restoran olarak işletilmek üzere işgalli olduğu, parselin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, tarımsal niteliği korunacak alan ile plaj ve kumsal olarak planlı olduğu, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında ise sera alanı ve günübirlik turizm alanı, park ve dinlenme alanları, açık otopark alanı, rekreasyon alanı, korunacak kumsal ve kumullu alanlar ve dere koruma alanı olarak planlı olduğu, bölgede 1., 2. ve 3. derece sit alanları olduğu, 1. derece sit alanı ve sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünün özelleştirmeye konu olmayacağı, turizm yatırımı ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında yapılaşmaya gidilmeyeceğinin mevzuatta belirtildiği, dava konusu parsellerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması ile oluşmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi: Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararının, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 27.10.2014 tarih ve ... sayılı ve 21.11.2016 tarih ve ... sayılı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programından çıkarılan taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...'un Düşüncesi: Dava, 08.05.2014 tarih ve 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maliye Hazinesine ait bazı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 02.05.2014 tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmekle birlikte, davacı ...'nın faaliyet alanı ve davadaki menfaati dikkate alındığında, tarım arazileri yönünden bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyle özelleştirilebilir nitelikte olmayanların malî ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, (b) bendinde, özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek, (c) bendinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri aynî hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
Bir kuruluşun özelleştirme kapsamına alınması, ilgili kuruluşun malî ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlık işlemlerinin yapılmasına ve sonuçlandırılmasına olanak sağlayan bir süreçtir.
Kanun'un belirlediği esas yöntemin, kuruluşların öncelikle "özelleştirme kapsamına" alınması ve kuruluşun özelleştirmeye hazırlanmasından sonra "özelleştirme programına" alınması olduğu anlaşılmakla birlikte, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin doğrudan "özelleştirme programına" alınması, programa alınmış bir kuruluşun gerekli görülmesi hâlinde özelleştirmeye hazırlanması da yasal olarak mümkün bulunmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Kanun'un 1. maddesinde belirtilen tanım gereği "kuruluş" olarak sayılan Hazine taşınmazının özelleştirme kapsam ve programına alınarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi söz konusu olduğundan, Kanun'a uygun olan amacın "en yüksek gelirin" elde edilmesi olduğu açıktır.
Hazine arazilerinin satışı amacıyla özelleştirme kapsamına alınmasında 4046 sayılı Kanun'a aykırı bir yön bulunmamakla birlikte, bu satıştan en yüksek gelirin elde edilmesi için, öncelikle bu amaca uygun olan hazırlık işlemlerinin yapılması, İdare'ye bu amacı gerçekleştirmek üzere 4046 sayılı Kanun'la verilen yetkilerin kullanılması, bu kapsamda 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilebilecek hukukî işlemlerden olan imar planlarının hazırlanması, mevzuat uyarınca izin ya da görüş alınması gerekiyor ise gerekli izinlerin alınması, taşınmazın tapu kaydından kaynaklanan varsa sınırlamaların kaldırılması suretiyle satışa konu edilmesinin Kanun'un amacına uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararıyla; toplam 85 adet Maliye Hazinesi'ne ait taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı ve söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesine karar verildiği, 85 adet taşınmazla ilgili olarak İdarelerince herhangi bir imar planı çalışmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca imar planı yapma yetkisinin İdare'ye geçmesinden sonra, taşınmazların değerinin artırılması konusunda İdare tarafından herhangi bir hazırlayıcı bir işleme tabi tutulmadan ve bu konuda bir değerlendirme yapılmadan doğrudan satışa konu edildiği, ayrıca 3194 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca taşınmazın bir kısmının yola ayrılması nedeniyle bu hâliyle satışa konu olamayacağı anlaşılmaktadır.
4046 sayılı Kanun'un amacına uygun bir biçimde Hazine arazilerinin satışından en yüksek gelirin elde edilmesine yönelik olarak taşınmazın değerinin artırılması konusunda, yukarıda belirtilen hazırlık işlemlerinin yapılmadığının, taşınmazların bu hâliyle satışa konu edilmesi durumunda, rekabetin de oluşmayacağının anlaşılması karşısında, davaya konu edilen Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında tarım arazileri yönünden hukuka uygunluk görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, 02.05.2014 tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının tarım arazileri yönünden iptali gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'ın, "davacının hukukî statüsü dikkate alındığında; Hazine'ye ait bazı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 02.05.2014 tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptaline ilişkin somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15-1/b bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği" yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşılık oyçokluğuyla davacının bu davayı açma konusunda subjektif ehliyetinin bulunduğuna karar verildikten sonra esasın incelenmesine geçilerek gereği görüşüldü;
Dava, 08.05.2014 tarih ve 28994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine'ye ait bazı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 02.05.2014 tarih ve 2014/40 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule yönelik iddiası geçerli görülmemiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... ilinde 71, ... ve ... illerinde toplam 4 ve ... ilinde 10 adet olmak üzere toplam 85 adet taşınmazın Hazine'ye ait hisselerinin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı ve söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesine karar verildiği, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 27.10.2014 tarih ve ... sayılı ve 21.11.2016 tarih ve ... sayılı kararları ile de bir kısım taşınmazların özelleştirme kapsam ve programından çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 27.10.2014 tarih ve ... sayılı kararıyla, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... ve ... nolu parselerdeki, ... ada, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerdeki taşınmazların; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 21.11.2016 tarih ve ... sayılı kararıyla da, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... nolu parsellerdeki, ... ili, ... ilçesi, ..., ... ada, ...nolu parseldeki, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... nolu parsellerdeki, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... nolu parseldeki, ... ili, ... ilçesi, ..., ... ada, ... nolu parseldeki, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... nolu parseldeki, ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...ve ... nolu parsellerdeki, ... ada, ... ve ... nolu parsellerdeki, ... ada, ..., ... ve ... nolu parsellerdeki taşınmazların özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararının, özelleştirme kapsam ve programından çıkarılan taşınmazlara ilişkin kısmına yönelik olarak davanın konusunun kalmadığı dikkate alındığında, bu kısımların iptali istemi hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Dava, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan diğer taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1/(A) maddesinde, bu Kanunun amacının, Kanun'un uygulamasında "kuruluş" adı ile anılacak olan genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleriyle doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, son fıkrasında, Kanundaki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinde ise, 1. maddede sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına ve programına alınmasına karar vermenin ve kuruluşların, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayrî ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurul'un görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesinde, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dâhil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık 'nca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca onaylanmak suretiyle kesinleşeceği ve yürürlüğe gireceği belirtilmiş, ayrıca özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planlarının tarafından yapılabileceğine, planların da 'nca onaylanacağına ve planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinlerin, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.
Aktarılan mevzuat hükümlerine göre, Kanun'da "kuruluş" olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, Kurul'ca, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, genel bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının mülkiyet devri suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olduğu, öte yandan, özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte imar planının 'nca yapılabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Özelleştirme kapsam ve programına alınan Hazine'ye ait hisselerin, boş ve âtıl veya işgalli durumda olduğu, herhangi bir kamu hizmeti ile ilgisinin bulunmadığı, konumu ve değeri ile özelleştirme amacı birlikte değerlendirildiğinde özelleştirme kapsam ve programına alınması işleminin, 4046 sayılı Kanun'un öngördüğü ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amacına ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu ve Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan, imar durumları tarımsal nitelikli olan taşınmazlarda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulanacağı, planlarda sit alanı içerisinde bulunduğu belirtilen taşınmazlarda ise sit alanlarına yönelik kurul ilke kararlarının dikkate alınacağı, imar planları, imar uygulamaları ve devir işlemlerinden önce ilgili kurullardan izin alınarak işlemlerin gerçekleştirileceği tabiidir. Kaldı ki, tarımsal faaliyetlerin doğrudan Devlet tarafından yapılması gereken bir kamu hizmeti niteliğinde olmadığı ve tarım arazilerinin de usulüne uygun olarak özelleştirilebileceği açıktır.
4046 sayılı Kanun'da dava konusu Kurul kararında belirtilen taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına engel bir düzenleme bulunmayıp, kapsam ve programa alma kararından sonra taşınmazların kullanım amacı, satış modeli ve gerekli görülmesi hâlinde satışa konu taşınmazların imar planlarının yapılarak ya da yaptırılarak satışa konu edileceği açık olduğundan, Hazine'ye ait hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ve satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.05.2014 tarih ve ... sayılı kararının, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 27.10.2014 tarih ve ... sayılı ve 21.11.2016 tarih ve ... sayılı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programından çıkarılan taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliğiyle; diğer taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden ise DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 01.11.2017 tarihinde karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi