Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1375
Karar No: 2018/8374
Karar Tarihi: 29.11.2018

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/1375 Esas 2018/8374 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak davalıların hisselerinin iptalini ve kendilerine tescil edilmesini talep etmişlerdir. Mahkeme, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesine karar vermiştir. Ancak, davacılar temyiz etmişler ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddedilmesinin yanlış olduğunu iddia etmişlerdir. Yargıtay ise, HMK madde 303’te kesin hüküm sayılabilme için aranan koşulun gerçekleşmediği için kararın bozulması gerektiğine karar vermiştir. Kararda geçen kanun maddeleri ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. maddesi olarak belirtilmiştir.
14. Hukuk Dairesi         2016/1375 E.  ,  2018/8374 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.04.2009 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptal tescil isteğine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkillerinin mirasbırakanı ...’ün alıcısı olduğu ... Noterliğince düzenlenen 22.07.1988 tarih ve 4994 sayılı satış vaadi sözleşmesine dayanarak ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain eski 180 ada 23 parsel, imar sonucunda yeni 527 ada 1, 6, 7, 8 parsel, 969 ada 5 parsel, 970 ada 2, 3, 4 ve 7 parseldeki her bir davalı adına kayıtlı hisseden 32/576 hissenin iptali ile eşit paylarda davacılar adına tescilini istemiştir.
    Davacı vekili birleştirilen 2011/231 Esas sayılı dava dosyasında; asıl davadaki iddia ve taleplerini tekrarla asıl davada ölü olduğu anlaşılan ... ve ... mirasçılarını davaya dahil edilmesini ve bu dosyanın asıl davanın görüldüğü dosya ile birleştirilmesini istemiştir.
    Davacı vekili birleştirilen 2013/179 Esas sayılı dava dosyasında; asıl davadaki iddia ve taleplerini tekrarla asıl davada ölü olduğu anlaşılan ...ve ... mirasçılarının davaya dahil edilmesini ve bu dosyanın asıl dava ile birleştirilmesini istemiştir.
    Bir kısım davalılar, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeni ile reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

    Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
    Davacıların, ... ve Kadastro Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığının 29.05.2008 tarihli ve 1712/1354-2274 sayılı yazısı ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/255 Esas, 1999/158 Karar sayılı ilamının infazı edilemeyeceği gerekçesiyle eldeki davayı açtıkları açıktır.
    Her ne kadar mahkemece dava, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/255 Esas, 1999/158 Karar sayılı kesinleşmiş dosyasından dolayı kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan reddedilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 303. maddesine göre, bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
    ... Noterliğince düzenlenen 22.07.1988 tarih ve 4994 sayılı satış vaadi sözleşmesinde almayı vaat eden Sadık Küçük, satmayı vaat edenler ..., ..., ..., ... olup “muris ve muris evvellerimizden irsen ve teselsülen silsileyi veraset yollarıyla da intikali lazım gelen Isparta İli, ... İlçesi 180 ada 23 parselde kayıtlı 16/48 nispetli olarak...adına kayıtlı bulunan hisseden adımıza düşecek olan hisselerimizi bu kerre alıcısı bulunan Sadık Küçük’e 100.000TL bedelle satmayı vaad ediyoruz. Bedelini tamamen aldık” ifadeleri yer almaktadır.
    ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/255 Esas, 1999/158 Karar sayılı hükmünün 1. fıkrasında ise, “... ... Mahallesinde kain 180 ada 23 parsel, 527 ada 1, 6, 7 ve 8 numaralı parsellerde ... mirasçıları , ..., ... ... ve ..."e ait hisselerin tamamının ... kayıtlarının iptali ile bu hisselerin veraset senetlerindeki paylar nispetinde davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
    Görüldüğü üzere, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/255 Esas, 1999/158 Karar sayılı dosyasında davalılara ait hisselerin tamamının ... kayıtları iptal edilmiştir. Oysa ki; ikinci davaya ait talep sonucu, ... Noterliğince düzenlenen 22.07.1988 tarih ve 4994 sayılı satış vaadi sözleşmesine dayandığı için davalıların mirasbırakanları Hanife Küçük’ten gelen hisseleri ile sınırlıdır. HMK madde 303’te kesin hüküm sayılabilme için aranan “ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması” koşulunun somut olay bakımından gerçekleşmediği anlaşılmış olmasına karşın işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.


    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi