Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1554
Karar No: 2018/8399
Karar Tarihi: 29.11.2018

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/1554 Esas 2018/8399 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalıların murisi ile murisleri arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde taraflar vefat ettiği için davalılar tarafından yerine getirilmeyen hükümlerin iptali ve taşınmazların kayıtlarının davacılara ait olarak tescil edilmesi talep edilmiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir ancak davacılar vekili temyiz etmiştir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu’nun 29. maddesinden kaynaklanmakta olup, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken ve tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme türleridir. Bu sözleşmelerden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemektedir ancak tenkis davaları bakımından zamanaşımı savunması dürüst davranma kuralı ile bağdaşmamaktadır. Elbirliği ile mülkiyette, davada bütün ortakların yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin ölümü halinde, mirasçıların davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekmektedir. Mahkemece, mirasçıların davada yer almalarının sağlanmasının ardından işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulmuştur. Kararda etkili olan kanun maddeleri Türk Borçlar Kanunu’nun 29, 125, Türk Medeni Kanunu’nun 706,
14. Hukuk Dairesi         2016/1554 E.  ,  2018/8399 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2013 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan ... iptali tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan ve ... iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
    Davacılar vekili, davalıların murisi ... ile murisleri ... arasında, 58 ada 3 parsel ve 286 ada 21 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 08.03.1988 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, tarafların vefat ettiğini, sözleşme hükümlerinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini, bahsi geçen taşınmazların ... kayıtların iptali ile kendi adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
    Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı ... iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
    Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
    Elbirliği ile mülkiyette, HMK"nin 27. maddesi uyarınca davada bütün ortakların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir.
    Somut olaya gelince; davalıların murisi ve satış vaadi borçlusu ...’ın Kdz. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2015/240 Esas, 2015/201 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre, mirasçıları olan ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ...isimli kişilerin davada yer almadıkları dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, adı geçen mirasçıların davada yer almalarının sağlanması amacıyla, davaya dahil edilmeleri için davacı tarafa süre verilmesi, davada yer almaları sağlandıktan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz adı edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, hükmün bozulması gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi