Abaküs Yazılım
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/12224
Karar No: 2018/7322
Karar Tarihi: 26.09.2018

Kamu kurum ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık - özel belgede sahtecilikdeğişen suç vasfına göre Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2016/12224 Esas 2018/7322 Karar Sayılı İlamı

11. Ceza Dairesi         2016/12224 E.  ,  2018/7322 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik(değişen suç vasfına göre Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği)
    HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ... (...) ... ve ... haklarında: Beraat
    Sanık ... ... (...) hakkında:Mahkumiyet

    A)Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi:
    Sanıkların yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
    B)Sanık ... Doğdu hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi:
    Sanık ... Doğdu"nun katılanın muhasebe işlemlerini yaptığı sırada kendi iş yerinde çalışan diğer sanıkları katılana ait dershanede çalışıyormuş gibi gösterip sigorta primlerini katılana ödettirmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK"nin 158/1-i fıkrasında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturması; hizmet nedeniyle bir tevdi ve teslim edilmiş bir eşya bulunmaması karşısında; TCK"nin 155/2. maddesinde düzenlenen suçun oluştuğuna ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. TCK"nin 61. maddesinin 5. fıkrasına aykırı olarak aynı Kanun"un 43. maddesinin 168. maddeden sonra uygulanması, sonucu etkilemediğinden bozma nedeni sayılmamıştır.
    5237 sayılı TCK"nin 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    Yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
    C)Sanık ... Doğdu hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi:
    Serbest muhasebeci ve mali müşavir olan sanık ... Doğdu tarafından diğer sanıklar ..., ..., ... ve ..."nın kendi yanında çalışmasına rağmen katılana ait dershanede çalışmış gibi gerçeğe aykırı olarak “Sosyal Sigortalar Kurumu İşe Giriş Bildirgesi” tanzim edilerek katılan kuruma vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın suçlamaları kabul etmemesi, suça konu edilen işe giriş bildirgelerinin tümünün dosya kapsamında bulunmaması ve suça konu işe giriş bildirgesi üzerindeki imzaların aidiyetine ilişkin herhangi bir inceleme yaptırılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından;
    1- Suça konu işe giriş bildirgelerinin kim tarafından verildiğinin, e-bildirge veya ıslak imzalı olarak verilip verilmediğinin Sosyal Güvenlik Kurumu"ndan sorulması, fiziki olarak verildiğinin, tespiti durumunda; suça konu belge asılları dosya arasına alınıp, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belge asılları incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının değerlendirilmesi,
    2- Suça konu edilen işe giriş bildirgelerinin fiziki olarak verilmiş olduğunun tespiti halinde, belge üzerindeki sanıklara atfen atılan imzaların ve yazıların sanığa ait olup olmadığı hususunun sanıktan sorulması, kabul etmemesi durumunda, konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    3- Kabule göre;
    a) İşe giriş bildirgesi verme yükümlülüğünün suç tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu"nun 9. maddesi uyarınca işverene ait olması, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu"nun 2-A maddesinde belirtilen "muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olmaması nedeniyle, aynı Kanunun 47. maddesine göre, sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suç kapsamında sayılamayacağı; belgelerin e-bildirge şeklinde verilmesi halinde, sahte oluşturulmuş maddi varlığı haiz, somut bir belge olmadığından eylemin bu hali ile TCK"nin 244/2-3. maddelerinde düzenlenen sisteme veri yerleştirme suçunu oluşturacağı; fiziki olarak ıslak imzalı olarak verilmiş ise TCK"nin 207. maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunun oluşacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nin 204/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine hükmolunması,
    b)5237 sayılı TCK"nin 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi