
Esas No: 2021/7917
Karar No: 2021/10185
Karar Tarihi: 29.11.2021
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7917 Esas 2021/10185 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
I-TALEP:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarih ve... sayılı yazısı ile; "Terör örgütü propagandası yapmak suçundan suça sürüklenen çocuk ..."ın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu"nun 7/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair ...Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarihli ve 2012/179 esas, 2013/134 sayılı kararının 25/03/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 07/04/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına, 3713 sayılı Kanun"un 7/2, 5237 sayılı Kanun"un 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/721 esas, 2018/1308 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1-Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 11/09/1996 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/01/2012 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun"un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5271 sayılı Kanun"un 193/2. maddesindeki "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun"un 195/1. maddesindeki "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemelerde belirtilen istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında, ...Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine Mahkemesince yapılan yargılama sırasında suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınmadığı hükmün açıklandığı son oturumda da beyanının alınmadığı ve söz konusu düzenlemelerde yer alan durumlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi, duruşma gününü bildirir tebligatta "duruşmaya gelinmemesi halinde yoklukta karar verileceği tebliğ ve ihtar edilir" şeklinde açıklamaya yer verilmiş ise de, anılan tebligatta muhatabın askerde olduğu, açık adresinin bilinmediği gerekçesiyle evrakın annesine tebliğ edildiği anlaşılmakla, muhatabın askerde olduğunun tespiti halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Askeri şahıslara tebligat” başlıklı 14. maddesinde yer alan “Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17/03/2021 gün ve 94660652-105-21-1665-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden gönderilen ihbar ile mevcut evrak, 23.06.2021 tarih ve 31520 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararının II/1-a maddesi gereğince Yargıtay 16. Ceza Dairesi numarasının 3. Ceza Dairesi olarak değiştirilmesine müteakip, Dairemizce devralınmıştır.
II-OLAY;
Tahkikat evrakları içeriklerine göre, 06.02.2012 tarihinde... Anadolu İmam Hatip Lisesi giriş kapısında şüpheli bir paketin bulunduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine giden güvenlik görevlilerince, okulun giriş bahçesinde asılı üzerine kırmızı renkli “15 ŞUBAT KOMPLOSUNU LANETLİYORUZ HPG PKK” ibaresi bulunan beyaz renkli bez ile buna ince bezle sarkıtılmış bomba imha ekibince imha edilen boş paket bulunmuştur. 15.02.2012 günü saat 17.05 sıralarında Polis İmdat hattını aradığı ve ismini vermek istemediği fakat sesinden erkek şahıs olduğunun anlaşıldığı ve parti faaliyetlerine katıldığını fakat şiddetten yana olmadığını beyan ettiği belirtilen şahsın, bu tarihten birkaç gün önce ...İmam Hatip Lisesine pankart asma ve şüpheli paket bırakma eyleminin BDP ilçe teşkilatında görevli ... isimli bayanın oğlu ... ve BDP ilçe teşkilatında görevli soyadını bilmediği ...ın oğlu... tarafindan gerçekleştirildiğini, bu şahıslara eylem talimatını molotof atmaktan cezaevine giren ve şu anda serbest olan ... tarafından verildiğini, ..."ın cezaevinden çıktıktan sonra bu tip eylemlerde aktif rol almaya başladığını, gençleri yönlendirildiğini ayrıca yurtsever tabir edilen kişilerden olduğunu hatta şahsın en son ilçede yapılan yürüyüş olayında BDP İlçe Başkanı...isimli şahısla tartıştığını ve polisten mi emir alacağız istediğimizi yaparız gibi sözler sarf ettiğini, ..."ın ise talimat ları eski bir belediye çalışanı olan..."dan aldığını belirterek ihbarda bulunulması üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında soruşturma başlatılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun ve iki kolluk görevlisinin imzasının bulunduğu 14.02.2012 tarihli üst arama, muhafaza altına alma ve sosyal paylaşım sitesi inceleme tutanağında özetle, Cumhuriyet Başsavcılığının arama ve el koyma kararına istinaden 14.02.2012 günü yapılan aramada suça sürüklenen çocuk ..."ın ayrıca... ...ve... isimli şahısların belirtilen adreslerde yakalanarak gözaltına alındıkları, suça sürüklenen çocuk ..."ın üst aramasında cüzdan içerisinde bir adet katlanmış vaziyette, üzerine el yazısı ile "özgürlük" başlığı altında “hepimiz tek yürek olduk dağda bir kol olduk" dizeleriyle başlayıp "ölene kadar bekleyeceğim" şeklinde biten şiir ile ön yüzünde silahlı terör örgütünü temsil eden renklerden oluştuğu ve ortasında beyaz renkli yıldız görüldüğü, sorulduğunda tarafınca "kürdistan devletini temsil ediyor, bizim devletimizin bayrağıdır” şeklinde beyanda bulunduğu, istenilmesi üzerine rızası ile teslim ettiği belirtilen resmin ve yazının bulunduğu A5 kağıdının ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, üst aramasında başkaca bir suç unsuruna rastlanmadığı ayrıca suça sürüklenen çocuğa konu ile ilgili olarak sosyal paylaşım sitesinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine kullanıcısı olduğunu belirttiği mail hesabına tanımlı sosyal paylaşım sitesi hesabının bulunduğunu belirttiği ve açmasının istenilmesi üzerine rızası ile açtığı sayfada yapılan incelemede 22.01.2012 günü www.hakkarinews.com adlı kullanıcı tarafından paylaşılan ... 15 Şubat Olayları-3 isimli terör örgütünü övücü nitelikte bulunan videoyu beğenerek yayımladığının, 01.09.2011 günü "...- Şerhildan 2011 (halk ayaklanması-2011) isimli videoyu beğenerek yayımladığının, 01.09.2011 günü www.p2xplus.eu isimli sitede yayınlanan terör örgütü PKK"yı övücü nitelikte bulunan "koma nergiz emın apoci" isimli video hakkında "yurt sever gençlik ölümüne kadar apoçidir hevaler" yorumunu yaparak profilinde yayımladığının tespit edildiği belirtilmiştir.
14.02.2012 tarihli Cumhuriyet savcısı talimat formuna göre terör örgütü propagandası yaptığından kimlik tespitinin yapılması, parmak izinin alınması, fotoğraflarının çekilmesi ile hazırlanan tahkikat evraklarıyla birlikte mevcutlu getirilmesi istenen suça sürüklenen çocuk hakkında hazırlanan ve suç tarihi 06.12.2012 olarak belirtilen kolluk fezlekesinde, pankart asma olayı ile ilgili olarak tahkikatin devam ettiği belirtilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2012 tarihli müzekkeresi ile kolluktan, videolarda yer alan parça ve Kürtçe kelimelerin Türkçe karşılıklarının tutanağa dökülerek gönderilmesi istenmiştir.
Dosya içeriğinde bulunan suça sürüklenen çocuğa ait olduğu belirtilen sosyal medya hesabının kullanıcı hareketlerini içerir kısmının ekran görüntülerinde, hesap hareketlerinde 22 Ocakta bir başka kullanıcının ... 15 Şubat olayları-3 adlı video paylaşımını beğendiği, 01 Eylül 2011 tarihinde ...- serhildan 2011 adlı bağlantıyı beğendiği, 01 Eylül 2011 tarihinde "yurt sever gençlik ölümüne kadar apoçidır hevaler" bağlantısına yorum yaptığı, beğeni ve yorumun hesabından herkese açık paylaşıldığına veya paylaşıldığına dair veriye görüntülerde rastlanılmadığı, tutanakta da bu hususta bir açıklamanın bulunmadığı görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuğun rızası ile teslim ettiği A5 kağıdında, "Özgürlük", "Hepimiz tek yürek olduk, Dağda bir kol olduk, Hepimiz tek amaç olduk, Geleceğimizi yüreğimize koyduk, Geçmişimizi alnımıza yazdık, Pek kol tek yürek tek bedende can verdik, Bu yolda can verenlere can kattık, Ömür diye bir şey tanımadık", "Özgür bir yaşam olda dünyada canımı vermezdim bu dağda yazısı altında belirtilen resmin ve yıldız sembolünün bulunduğu, altında bulunan cümlenin okunaklı olmadığı", " Nasıl geçiyor sensiz zaman, İlham aldığım gözlerin nerede? Haykırıyor yüreğim sensiz bilinmez, Aklımı başımdan alan gülüşün nerde?, Yarmı oldun yabancı mı ellere, Eski mutlu günlerimiz nerede, Terk ediyorum bende seni herşeyi, Gidiyorum ellere" , "Günün sözü İnancınız kadar genç şüpheleriniz kadar ihtiyarsın", "Güneş geçer gece gelir. Yaşam biter ölüm gelir. Geçsede zaman unutulduğunu sansada insan, Her önemli günde yürekten sevilenler gelir ilk akla" , "Seni menfaatlerin ötesinde, Çıkarsız ve umarsız bir şekilde, Kulübe... Önünde, Salkmış söğüdünün önünde bekliyorum, Ölene kadar bekleyeceğim" dizelerinin yazılı olduğu görülmüştür.
Kolluk görevlilerince tanzim olunan CD inceleme tutanaklarında;
Koma Nergiz Emin Apoci/Grup Nergiz biz apocuyuz parçasının; "Kim söylüyor söylesin, Biz ne çaresiz, ne de dört çapulcuyuz, Milyonlara yürüyoruz, Biz Kürd"üz Apocuyuz, Yaşa Kürdistan,...ve ... Çok yaşa Amed, Kürtlerin Başkenti, ... ... Biz üstadların öğrencileriyiz, Üstad Anterin, Biz öcalancı gençliğiz, Önder ve Kılavuz olanın, Onları biliyorum sonuna kadar, Yaşa Kürdistan,...ve ... Çok yaşa Amed, Kürtlerin Başkenti, ... ... Yaşa Kürdistan, Yaşa Gerilla, Kavganın gençleri, Hep birlikte söyleyin, Önder öcalan sayın öcalan, Tekrar söyleyin, sayın öcalan, Yeniden tekrar edin, sayın öcalan, Yaşa Kürdistan,...ve ... Çok yaşa amed, Kürtlerin başkenti, ... Botan"
... -Serhildan Grup Meyaser başkaldırış parçasının ise;
"Başkaldırış, başkaldırış, ... ... Mücadele mücadele, Kürdistan için, Şimşek/yıldırım ... Botana düşüyor, Kürdistan ismi dünyayı sallıyor, Dünyanın kararan yüzü, Kavga başı baş yerleri mezar etti, Allahım onlara söyle, Yehyaya genci değerli, Panzerle saldırıyorlar (yürüyorlar), Hepimiz ayağa kalktık, ... ... Bir taraf dağ bir taraf ova, Bazen aydınlık bazen karanlık, Hem akıllı hem aklı başında değil, ... ... Colemerga selam verdi, ... her zaman öyle, Dört yandan ses verdi, ... Botan"
Şeklinde Türkçe çevirisi yapılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk ..."ın 14.02.2012 tarihinde ...Cumhuriyet Başsavcılığında, müdafii eşliğinde alınan ifadesinde özetle; facebook sayfasının kendisine ait olduğunu, sayfadaki "yurtsever gençlik ölümüne kadar apoçidır hewaler" yazısını kendisinin yazdığını ancak apocu yazmanın suç olduğunu bilmediğini, ... 15 Şubat olayları-3 videosunu youtube"dan izlediğini ve sayfasına indirmek istediğini ancak paylaşma niyetinin olmadığını, ..."in şarkıcı olduğunu ve Serhildan 2011 videosunun ise onun şarkılarının bir tanesi olduğunu, sevdiği için paylaştığını, suç işlemek kastının olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini, müdafii ise özetle beyanında suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastının olmadığını, hakkında takipsizlik kararı verilerek serbest bırakılmasını talep etmiştir.
03.04.2012 tarihli ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/201 soruşturma, 2012/117 iddianame nolu, Çocuk Mahkemesi sıfatı ile ...Asliye Ceza Mahkemesine hitaben tanzim olunan 22.01.2012 suç tarihli iddianamesi ile özetle, suça sürüklenen çocuk ..."ın, 06.02.2012 günü İmam Hatip Lisesi giriş kapısı önüne şüpheli paket konulması nedeniyle yapılan soruşturmada 13.02.2012 günlü ihbar tutanağı ile tespit edildiği gibi 155 polis imdat telefonunu arayan erkek bir şahsın lisede pankart asma ve şüpheli paket bırakma eyleminin BDP İlçe teşkilatında görevli ... isimli bayanın oğlu ... ve arkadaşlarınca gerçekleştirildiğinin ihbarı nedeniyle 14.02.2012 günlü üst arama, Muhafaza Altına Alma ve Sosyal Paylaşım Sitesi İnceleme tutanağı ve 3 adet internet çıktıları ile tespit edildiği üzere Cumhuriyet Başsavcılığının arama ve el koyma kararına istinaden olay tarihi olan 14.02.2012 günü olay yeri olan ...İlçesi Seyrantepe Mahallesindeki adreste rızası ile facebook hesabında yapılan incelemede; 22.01.2012 günü ... 15 Şubat Olayları-3 isimli videoyu beğenerek profilinde yayınlandığı, 01.09.2011 günü ...-Serhildan 2011(halk ayaklanması-2011) isimli Türkçe karşılığı 27.03.2012 günlü tutanakla tespit edildiği gibi "Başkaldırış, Başkaldırış, ... ... Mücadele, Mücadele, Kürdistan için, Şimşek(yıldırım) ... botana düşüyor, kürdistan ismi dünyayı sallıyor, Dünyanın kararan yüzü, kavga başı baş yerleri mezar etti, Allahım onlara söyle, Yehyaya genci değerli, Panzerlere saldırıyorlar, Hepimiz ayağa kalktık, ... ... Bir taraf dağ bir taraf ova, bazen aydınlık, bazen karanlık, hem akıllı hem aklı başında değil, ... ... Colemerga selam verdi, ... her zaman öyle, Dört yandan ses verdi ... Botan" içerikli videoyu beğenerek profilinde yayınladığı, 01.09.2011 günü "Koma nergiz emin apoci" isimli Türkçe karşılığı 27.03.2012 günlü inceleme tutanağı ile tespit edildiği gibi "Kim söylüyor, söylesin. Biz ne çaresiz, ne de dört çapulcuyuz, Milyonlara yürüyoruz, Biz Kürd"üz apocuyuz, Yaşa Kürdistan,...ve ... Çok yaşa Amed, Kürtlerin Başkenti, ... ... Biz üstadların öğrencileriyiz, Üstad Anterin, Biz Öcalancı gençliğiz, Önder ve Kılavuz olanın, Onları biliyorum sonuna kadar, Yaşa kürdistan,...ve ... Çok yaşa Amed, Kürtlerin Başkenti, ... ... Yaşa Kürdistan, Yaşa Gerilla, Kavganın gençleri, Hep birlikte söyleyin, Önder Öcalan, Sayın Öcalan, Tekrar söyleyin, Sayın Öcalan, Yeniden tekrar edin, sayın öcalan, Yaşa Kürdistan, Serhat ve ... Çok yaşa Amed, Kürtlerin Başkenti, ... Botan" içeriğindeki video hakkında "yurt sever gençlik ölümüne kadar apocidır hevaler" yorumunu yaparak profilinde yayımladığı, görüntülerini içerir CD"nin adli emanete alındığı ayrıca üzerinde yapılan aramada ele geçen ve adli emanete alınan bir adet siyah renkli cüzdan içerisinde bir adet katlanmış vaziyette A5 kağıdının üzerine el yazısı ile yazılmış "özgürlük" başlığı altında Hepimiz tek bir yürek olduk, Dağda bir kol olduk, Geleceğimizi yüreğimize koyduk, Geçmişimizi alnımıza yazdık, Tek kol, tek yürek, tek bedenle can verdik, Bu yolda can verenlere can kattık, ömür diye bir şey tanımadık, Özgür bir yaşam olsa dünyada canımı vermezdim bu dağda..." içeriğinde ve sayfanın "özgürlük" yazan ön yüzünde, silahlı terör örgütünü temsil eden yeşil, sarı ve kırmızı renklerden oluşan bir resim ve resmin ortasında beyaz renkli yıldız görüldüğü ve resmin ne olduğu sorulduğunda "kürdistan devletini temsil ediyor, bizim devletimizin bayrağıdır" şeklinde beyanda bulunduğu A5 kağıdını, talep edilmesi üzerine görevlilere kendi rızası ile verdiği ve ikrarda bulunduğu belirtilerek CMK"nın 185 maddesince kapalı yargılaması yapılarak, terör örgütü propagandası yapmak suçundan TMK"nın 7/2 maddesi 1 ve 2 cümle, TCK"nın 31/3 maddelerince cezalandırılması istenilmiştir.
...Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2012 tarihli kararı ile iddianamenin kabul edilmesine müteakip, 2012/179 esasa kayden suça sürüklenen çocuk hakkında kovuşturmaya başlanılmıştır.
Kapalı yapılan kovuşturma sürecinde özetle;
16.04.2012 tarihli tensiple suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması amacıyla iddianame ekli duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye çıkartılmasına, duruşma tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmadığından CMK"nın 150/2 maddesince müdafii tayini için BARO temsilciliğine müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Süreçte müdafii atanan ve temin edilememesi nedeni ile de yakalama kararı çıkartılan suça sürüklenen çocuk 28.09.2012 tarihinde müdafii ile hazır olmaları üzerine resen açılan duruşmada savunmasını yapmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında özetle, Facebook sayfasının kendisine ait olduğunu ancak yazıların kendisine ait olmadığını, yurtsever gençlik, ölümüne kadar apoçidir, hevaler yazısını kendisinin yazmadığını, şarkı ve yazıları izlemeden beğendiğini, ancak bunları yazmanın suç olduğunu bilmediğini, zaten kendisinin de yazmadığını, ... isimli kişinin şarkıcı olduğunu ve parçalarını dinlediğini, suç işleme kastının olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini, olay tarih ve saatinde de düğünde olduğunu, verilmesi muhtemel kararın açıklanmasının geri bırakılmasına rıza gösterdiğini, görevli kişilere bilgisayarını aramaları konusunda rıza göstermediğini, görevlilerin kendisini korkutup baskı kurduklarını; suça sürüklenen çocuk müdafii ise özetle, iddianame kapsamında anlatılan bomba ihbarı olayı ile suça sürüklenen çocuğun ilgisinin olmadığını, önyargı oluşturulmaya çalışıldığını, çocuğun izlediği video ve şarkıları beğenmesinden terör örgütü üyesi olduğu yönünde bir yargıya varılamayacağını, istediği video ve şarkıları dinlemekte herkesin özgür olduğunu, durumun başlı başlına suç içermediğini, meraktan da dinlemiş olabileceğini, ayrıca suça sürüklenen çocuğun bilgisayarı üzerinde yapılan aramanın hukuka uygun olmadığını, mahkeme kararının bulunmadığını, suça sürüklenen çocuğun rıza gösterdiği ifade edilse dahi, bu rızanın geçerli olmayacağını, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun beraatine, mahkemece aksi kanaat olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini beyan etmişlerdir. 29.01.2013 tarihli suça sürüklenen çocuğun müdafiinin hazır bulunduğu ancak kendisinin hazır bulunmadığı kapalı duruşmada tefhim olunan hükümle yargılamaya son verilmiştir. Tefhim olunan hükmün ilgili kısımları özetle şöyledir;
"1-SS Çocuk ..."ın olay tarihinde yasadışı terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği sübuta ermekle, eylemine uyan 5532 sayılı Kanunun 6. maddesiyle değişik 3713 sayılı Kanunun 7/2 maddesi gereği suçun işleniş biçimi ve özelliği, suça sürüklenen çocuğun kastı, suç sebep ve saikleri nazara alınarak 5237 sayılı TCK"nun 61. maddesi gereğince asgari hadden ceza tayin olunarak suça sürüklenen çocuğun takdiren 1 (bir) yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-SS Çocuğun suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu arasında olduğu anlaşılmakla cezasından 5237 Sayılı TCK"nun 31/3 maddesi gereği cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun 8 (sekiz) ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-SS Çocuğun yargılama aşamasındaki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 Sayılı TCK 62/1. maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun neticeten 6 (altı) ay 20 (yirmi) gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4-SS Çocuk hakkında tayin olunan cezasından başkaca kanuni artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
5-SS Çocuğun adli sicil kayıtlarına yansıyan ve sabıkasızlığından kaynaklanan geçmişteki iyi hali, saptanan kişiliği göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmiş olmakla ayrıca 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü gereğince suça sürüklenen çocuğun hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermiş olması da gözetilerek suça sürüklenen çocuğa verilen ceza açısından 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
5271 sayılı CMK"nın 231/8 ve 5395 sayılı yasanın 23/1 maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak takdiren bir denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüğü yüklenmeksizin 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresinde dava zamanaşımının durmasına,
CMK’nun 231/7 madde ve fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi uygulamasının yapılmasına şartları oluşmadığından yer olmadığına
5271 sayılı CMK"nın 231/10. maddesi gereğince 3 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak hakkındaki kamu davanın düşmesine karar verileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtarına (ihtarat yapılamadı),
5271 sayılı CMK.nın 231/11. maddesi gereğince 3 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği takdirde hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının suça sürüklenen çocuğa ihtarına (ihtarat yapılamadı)
...
Dair; suça sürüklenen çocuk müdafi... yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda, 5271 sayılı CMK.nın 231/12, 267 ve müteakip maddeleri gereğince kararın suça süreklenen çocuk müdafine tefhiminden, suça sürüklenen çocuğa tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süresi içinde, ... itiraz vuku bulduğu taktirde... ... Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde incelenmek üzere itiraz kanun yoluna başvurma hakları bulunmak üzere CMK "nun 185. maddesi gereğince KAPALI yargılama sonunda karar verildi."
...Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/179 esas, 2013/134 karar sayılı 29.01.2013 tarihli, suç tarihinin 22.01.2012 olarak belirtildiği gerekçeli kararında, sürece dair tespitler ve oluş belirtilerek atılı suçun işlediğinin kabul edildiği belirtilmiştir. Cumhuriyet savcılarınca karar görüldüsü 11.03.2013 ve 15.03.2013 tarihlerinde yapılmıştır. 18.03.2013 tarihinde ise ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde bulunan suça sürüklenen çocuğa gerekçeli karar tebliğ edilmiştir. 27.03.2013 tarihli kesinleşme şerhinde kararın temyiz edilmeden 25.03.2013 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.03.2013 tarihinde tali karar fişi tanzim edilmiştir.
...Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarih ve 2014/941 esas sayılı yazısı ile kesinleşen karar gereği dosyaya ihbarda bulunmuştur. Bu kapsamda hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına teşebbüsten suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümlerin... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarih, 2018/604 esas ve 2018/1095 karar sayılı karar ile değiştirilerek yeniden hüküm tesis edilmek sureti ile istinaf talebinin esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
İhbar üzerine 2018/721 esasa kayden yeniden ele alınan dosyaya dair kovuşturmada ise özetle; 22.06.2018 tarihli tensiple, suça sürüklenen çocuğa CMK"nın 195 maddesi gereğince ihbar yazısı ekli davetiye çıkarılmasına karar verilmiş fakat 04.07.2018 tarihinde "CMK 195 mad."ye göre tebliğine rağmen yapılacak duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği tebliğ ve ihtar olunur" şerhi yazılı ve gelen evrakı içeriğinde bulunduran davetiyenin "muhatabın adresine gidildi. muhatabın askerde olduğu, açık adresinin bilinmediği, dolayısıyla mahkemeye katılamayacağı annesi ... sözlü beyanından anlaşıldı. İADE" edildiğine dair şerhi içerir mazbata ile iade edildiği, tensipte ve dosya içeriğinde her ne kadar müdafiine duruşma gününün bildirildiğine dair bir karar veya tebligata rastlanılmamış ise de gerekçeli kararın 14.08.2018 tarihinde sanık müdafiine "tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde olması sebebiyle daimi işçisi/memuru/amiri ... İmzasına " tebliğ edildiğine dair mazbata ile tebliğ edildiği, 17.07.2018 tarihli açık yapılan gelenin olmadığı duruşmada, sanık adına çıkartılan davetiyenin tebliğ edildiği ancak yapılan yoklamada hazır olmadığı belirtilerek ihbar yazısının okunduğu ve hükmün tefhim olunduğu görülmüştür. Tefhim olunan hüküm şöyledir;
"
1-SS Çocuğun ..."ın olay tarihinde yasadışı terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği sübuta ermekle, eylemine uyan 5532 Sayılı Yasanın 6. maddesiyle değişik 3713 Sayılı Yasanın 7/2 maddesi gereği suçun işleniş biçimi ve özelliği, suça sürüklenen çocuğun kastı, suç sebep ve saikleri nazara alınarak 5237 Sayılı TCK.nun 61. maddesi gereğince asgari hadden ceza tayin olunarak suça sürüklenen çocuğun takdiren 1 (bir) yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-SS Çocuğun suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu arasında olduğu anlaşılmakla cezasından 5237 Sayılı TCK"nun 31/3 maddesi gereği cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun 8 (sekiz) ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-SS Çocuğun yargılama aşamasındaki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 Sayılı TCK 62/1. maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun neticeten 6 (altı) ay 20 (yirmi) gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4-SS Çocuk hakkında tayin olunan cezasından başkaca kanuni artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Dair ssç nin yokluğundan kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde... Bölge Adliyeleri Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi."
Çocuk Mahkemesi sıfatı ile verilen ...Asliye Ceza Mahkemesi"nin 17.07.2018 tarih, 2018/721 esas ve 2018/1308 karar sayılı gerekçeli kararının ilgili kısmında;
"...Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde ...Asliye Ceza Mahkemesi"nın 29/01/2013 tarih ve 2012/179 esas 2013/134 sayılı karar ile 22/01/2012 tarihinde işlediği iş örgüt propagandası yapmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
...Asliye Ceza Mahkemesi"nın 07.06.2018 tarih ve 2014/941 esas sayılı ihbar yazısı ile sanık Mesut Sarıtop hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2013 tarih ve 2012/179 esas 2013/134 karar sayılı kararı ile verilen denetim süresi içerisinde sanığın yeniden suç işlediği bildirildiğinden ...Asliye Ceza mahkemesinin 29.01.2013 tarih ve 2012/179 esas 2013/134 karar sayılı dosyası yeniden ele alınarak 2018/721 sırasına kaydı yapılmış yapılan yargılama neticesinde ssç hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
Denilmiştir.
Karar görüldüleri Cumhuriyet savcılarınca 25.07.2018 tarihinde yapılmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere gerekçeli karar suça sürüklenen çocuk müdafiine 14.08.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. 25.09.2018 tarihli kesinleşme şerhine göre istinaf edilmeyen karar 10.09.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
23.10.2019 tarih 2018/885 ilam dosyası ile suça sürüklenen çocuk hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkumlara mahsus yakalama emri düzenlenmiştir. 28.10.2019 tarihinde yakalanan suça sürüklenen çocuk hakkında, 04.11.2019 tarihli müddetname tanzim edilmiştir.
31.10.2019 tarihli kapalı ceza infaz kurumundan gönderdiği dilekçesi ile suça sürüklenen çocuk ..., Cumhuriyet Başsavcılığından, 27.10.2019 tarihinde ... Manavgat"ta gözaltına alınarak tutuklandığını, yeni yapılan yasal düzenlemeler kapsamında eyleminin suç teşkil etmediğini ve düzenlemelerden yararlanması gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini istemiştir. Bahse konu dilekçe, infaz kurumunun 01.11.2019 tarihli yazısı ile Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine müteakip,... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2019 tarihli müzekkeresi ile mahkemesine gönderilmiştir.
...1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2019 tarih, 2018/721 esas ve 2018/1308 karar sayılı ek kararı ile özetle, suça sürüklenen çocuk ... hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmeden 10.09.2018 tarihinde kesinleşerek infazına geçildiği, 06.11.2019 tarihli dilekçede geçen 24 Ekim 2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7188 sayılı Kanunun 29/3 ve 31. maddesiyle düzenlenen geçici madde 5/1-f bendi ile istinaf ilamına karşı temyiz yasa yoluna başvurma hakkı getirildiği, temyiz yolu açılan suçların tek tek sayıldığı ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde talep olması halinde istinaf incelemesinden geçmiş ancak Yargıtay yolu kapalı olan dosyalar açısından temyiz yolunun açılmış olduğu ve bu yasadan yararlanmak istediği anlaşılmakla, 29 ve 32. maddeler uyarınca her ne kadar sanık hakkında mahkumiyetine karar verilen suç değişiklik kapsamında ise de kararın istinaf incelemesinden geçmeden kesinleştiği, değişiklik kapsamındaki şartları taşımadığı anlaşıldığından talebinin reddine itiraz yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verilmiştir. Ek kararın Cumhuriyet savcısınca görüldüsü 25.11.2019 tarihinde yapılmış, suça sürüklenen çocuğa ise 25.11.2019 tarihinde cezaevinde tebliğ edilmiştir. Ek karara itirazda bulunulmadığından 06.12.2019 tarihinde kesinleştiğine dair 10.12.2019 tarihli kesinleşme şerhi görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk bu kez 09.11.2019 tarihli dilekçesi ile mahkemeden özetle, yeni çıkan yargı paketi kapsamında eyleminin suç olmadığını, bu düzenlemelerin tarafına uygulanarak tahliyesine karar verilmesini, açık ceza infaz kurumunda cezasını infaz etmesi gerekirken yüksek güvenlikli bir ceza evinde cezasını infaz etmesinin hukuk ihlali olduğunu, örgüt üyesi olmadığından denetimli serbestlik hakkından faydalandırılmasını, tahliyesine şayet kabul edilmez ise denetimli serbestliğe ya da açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
...1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarih, 2018/721 esas ve 2018/1308 karar sayılı 11.12.2019 tarihli ek kararı ile özetle; suça sürüklenen çocuk hakkında 29.01.2013 tarihli karar ile 22.01.2012 tarihli eylemi nedeniyle hapis cezasına ve hükmün 3 yıl süreyle açıklanmasına geri bırakılmasına karar verildiği, 25.03.2013 tarihinde kararın kesinleştiği, 05.06.2018 tarihinde denetim süresinde sanığın suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine dosyanın 2018/721 esasa kaydedildiği, suça sürüklenen çocuk adına ihtaratlı davetiye çıkarıldığı ancak davetiyenin askerde olduğundan ve açık adresi bilinmediğinden iade edilmesine karşılık, 17.07.2018 tarihinde hükmün açıklandığı ve kararın müdafiine tebliğ edildiği ancak istinaf edilmeden kesinleştiği, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine yeniden yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun çağrı kağıdı çıkartılıp, hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının duruşma açılarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, ihtaratlı davetiye tebliğ edilmeden ve duruşmada hazır bulunmadan yokluğunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının ihlal edildiği, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih ve 2013/3-752 esas 2014/200 karar sayılı kararında belirtildiği üzere hüküm açıklanırken suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyeti bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanunun 50/3 maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımına çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmediği anlaşıldığından 17.07.2018 tarih, 2018/721 Esas ve 2018/1308 karar sayılı kararı ile verilen hapis cezasının infazının durdurulmasına, ek karar kesinleştiğinde infazın durdurulması için ve 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulmasına itiraz yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verilmiştir. Ek kararın Cumhuriyet savcılarınca görüldüsü 11.12.2019 ve 13.12.2019 tarihlerinde yapılmış, 12.12.2019 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmiştir. 19.12.2019 tarihli kesinleşme şerhine göre ek karar, itiraz edilmediğinden 19.12.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Süreçte infaz evrakları bila infaz iade edilen dosya, 07.01.2020 tarihli müzekkere ile ...Cumhuriyet Başsavcılığına kanun yararına bozmaya başvurulması için gönderilmiştir. ...Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2020 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarih, 2018/721 Esas ve 2018/1308 Karar sayılı gerekçeli kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine yeniden yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun çağrı kağıdı çıkarılıp, hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların duruşma açılarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yöntemine uygun tebliğe rağmen gelmemesi halinde yokluğunda duruşmaya devam edileceğine ilişkin ihtaratlı davetiye tebliğ edilmeyen ve duruşmada hazır bulunmayan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının ihlal edilmesi ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih, 2013/3-752 esas ve 2014/200 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç tarihinde hapis cezasına mahkumiyeti bulunmadığından kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğu bulunduğu gözetilmediğinden verilen kararın kanun yararına bozulması hususunda ihbar ve görüşte bulunulmuştur.
III-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI:
Terör örgütünün propagandasını yapma suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeni ile usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmeksizin hükmün açıklanmasında ve suç tarihi itibari ile 15-18 yaş grubunda bulunduğundan verilen ceza ile ilgili olarak TCK"nın 50. maddesinin uygulanmamasında hukuki isabet bulunup bulunmadığına ilişkindir.
IV-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME;
Karar tarihinde yürürlükte olan mevzuat şöyledir;
5237 sayılı TCK"nın
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Madde 50-...
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
5271 sayılı CMK"nın
Müdafiin görevlendirilmesi
Madde 150 – (Değişik: 6.12.2006 – 5560/21 md.)
...
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı
Madde 175 – (1) İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.
(2) Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.
Sanığın duruşmada hazır bulunmaması
Madde 193 – (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
(2) (Ek: 25.5.2005 - 5353/28 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
Sanığın yokluğunda duruşma
Madde 195 – (1) Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.
Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Madde 231 –
(8) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18.6.2014- 6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez....
...
(10) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Madde 23- (Değişik: 6.12.2006-5560/40 md.)
(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.
7201 sayılı Tebligat Kanunun bilinen adreste tebligat:
Madde 10 – Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11.1.2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
Vekile ve kanuni mümesile tebligat:
Madde 11 – (Değişik birinci fıkra : 6.6.1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.
(Ek ikinci fıkra: 11.1.2011-6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.
Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icap etmedikçe bu mümessillere yapılır
Askeri şahıslara tebligat:
Madde 14 – Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.
Yukarıdaki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır.
Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında uyuşmazlıkla ilgili olarak,
Sanığa yönelik bilgilerin şu yönlerden belirtilmesinde fayda bulunmaktadır.
A-) Bir no"lu talep yönünden:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarih, 2015/1-330 esas ve 2019/8 karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkra ile büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı Kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tabi kılınmıştır.
Başlangıçta yetişkin sanıklar yönünden yalnızca şikayete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikle, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap Kanunlarında yer alan suçlar istisna olmak üzere, hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarına ilişkin suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, 6008 sayılı Kanunun 7. maddesiyle maddenin 6. fıkrasının sonuna "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez" cümlesi; 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle de maddenin 8. fıkrasına "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" cümlesi eklenmiştir.
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK"nın 223. maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.
Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi/getirememesi halinde hüküm açıklanacaktır.
CMK"nın 231/11. maddesine göre; mahkemenin, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması halinde hükmü aynen açıklamakla yükümlü olduğu, kendisine yüklenen yükümlülükleri elinde olmayan sebeplerle yerine getiremeyen sanığın ise durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebileceği anlaşılmaktadır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkana sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Diğer taraftan, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenleme ile, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanıkların, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak şartıyla, mahkum oldukları bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının, aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu kılınmış ve bu husus herhangi bir takdire bağlanmamıştır. Bu nedenle maddede yazılı şartların oluşması halinde başka herhangi bir değerlendirme yapılmadan özgürlüğü bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlardan birisine dönüştürülmesi gerekmektedir (Ceza Genel Kurulu 2019/243 E. , 2020/517 K.).
B-) İki no"lu talep yönünden:
Anayasa Mahkemesinin (Ali Adaçay, B. No: 2014/13081, 22.3.2018…) kararında belirtildiği üzere; "Anayasa"nın 36. maddesi uyarınca herkes ""savunma"" ve ""adil yargılanma"" hakkına sahiptir.
Savunma hakkının sağladığı “güvenceler”, esasen adil yargılanma hakkı içinde yer almaktadır. Savunma hakkı, hukuk devleti ilkesinin gereklerinden ve adil yargılanma hakkının önemli güvencelerinden biri olması nedeniyle Anayasanın 36. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Anılan hükümde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Savunma hakkı tanınmadan kişilerin cezalandırılması, Anayasanın 38. maddesinde güvence altına alınan masumiyet karinesine de uygun değildir. Bu nedenle savunma hakkının sağlanmadığı bir yargılamanın adil olduğundan söz edilemez (Yusuf Karakuş ve diğerleri, B. No: 2014/12002, 8.12.2016, § 70).
Şüpheli ve sanığa salt savunma hakkının tanınması yeterli değildir. Şüpheli ve sanığın savunma için Anayasanın 36. maddesinde belirtilen “meşru vasıta ve yollardan" yararlandırılması da gerekir. Savunmada başvurulacak meşru vasıta ve yollar arasında avukatların teknik bilgilerinden ve tecrübelerinden yararlanma olanağı da bulunmaktadır (Yusuf Karakuş ve diğerleri, § 72).
Savunma, Anayasamızın 36. maddesiyle Anayasal güvence altına alınan meşru bir yol, müdafii de savunmanın meşru bir aracıdır. Dolayısıyla söz konusu hüküm, müdafii aracılığı ile savunulmayı da Anayasal güvence altına almaktadır.
Savunma hakkı, uluslararası belgelerde de değerine uygun yerini almıştır. Bunlardan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 121/I., Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Milletlerarası Antlaşmanın 14/3-b-d, Avrupa İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesinin 6/3-b-c maddeleri sanığın müdafiinden yararlanması konusunda açık düzenlemeler getirmiştir.
CMK, savunma hakkı konusunda oldukça hassas davranmış, bunun bir sonucu olarak da isteğe bağlı müdafiliğin yanında, bazı hallerde zorunlu müdafiliği benimsemiştir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ise CMK’nın 151. maddesinde “150 nci madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hakim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Bu durumda mahkeme oturuma ara verebileceği gibi oturumun ertelenmesine de karar verebilir” şeklinde belirtilmiştir.
Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık-vasıtasızlıktır. ”Bu nedenle CMK"nın 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına yer verildikten sonra istisnalar CMK"nın 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1, 204. 251, 252 ve 282 maddelerinde gösterilmiştir. Sanığın kabulüne bağlı olarak alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlar hariç olarak istinabe yoluyla sorguya çekilebilecektir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma imkanı CMK"nın 196/4. madde hükmüne göre mümkün kılınmıştır.
Duruşmada hazır bulunmak isteyen sanığın, duruşmada hazır bulundurulması sadece ödev değil aynı zamanda bir haktır. (YCGK 10.06.2008, 9-148/169 s.k.)
CMK’nın 195. maddesinde, suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi halinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımın adli para cezası veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
193. maddenin 2. fıkrasında ise, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmüne yer verilmiştir.
CMK"nın, “Sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlığını taşıyan 193. maddesi gerekçesinde "Üçüncü fıkra, birinci fıkrada yer alan kanunun ayrık tuttuğu hâller bakımından belirli bir hali düzenlemektedir: Yargılandığı suçtan dolayı verilmiş tutuklama kararından sonra firar eden sanık, duruşmada sorguya çekilmiş ve artık duruşmada hazır bulunması mahkemece gerekli görülmemiş ise, dava yokluğunda görülüp bitirilebilecektir. Ancak bunun için sanığın mutlaka bir avukatının bulunması, avukatı yoksa bir avukat atanmasına karar verilmesi ve avukatın tarafından seçilmesi; adı geçenlerin özellikle duruşmada bulunmaları şarttır." denilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında "Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır." 2. fıkrasında "Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir." 4. fıkrasında "Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir." 11. fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” hükümleri yer almaktadır.
Deneme süresi içerisinde suç işlenmiş olması nedeniyle yeniden duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesini ve bu şekilde savunma hakkının kısıtlanmasını önlemektir. Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak sanığa bildirilmesine karşın duruşmaya katılmaması halinde, önceki savunması ile yetinilerek, hüküm kurulabilecektir. Ayrıca maddedeki yaptırımların yalnızca adli para cezası veya müsadereyi içermemesi nedeniyle CMK’nın 195. maddesinin uygulanma koşulu da bulunmamaktadır.
Belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç nedeni ile açıklanması amacıyla verilen duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen suça sürüklenen çocuk ve zorunlu müdafiin yokluğunda yargılamaya devamla, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve hakkında kesinleşmiş hapis cezasından mahkumiyet kaydı bulunmadığı halde belirlenen sonuç cezanın 5237 sayılı TCK"nın 50/3 maddesi delaleti ile 50/1 maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı olduğundan talebin kabulüne karar verilmiştir.
V-SONUÇ; Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının15.04.2021 tarih... sayılı Kanun Yararına Bozma talebi yerinde görüldüğünden ...Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/721 esas, 2018/1308 sayılı kararının, suça sürüklenen çocuğun aleyhine sonuç doğurmamak ve mahkemesine hüküm kurulmak üzere CMK"nın 309/4-b maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.