16. Hukuk Dairesi 2015/20536 E. , 2018/2530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve ... sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında 6360 sayılı Yasa gereğince ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, ...Mahallesinde bulunan fen bilirkişilerin ... ve ... tarafından düzenlenen 10.11.2013 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 8.629,00 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 4.546,00 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 1.349,00 metrekare ve (D) harfi ile gösterilen 4.552,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların eşit paylarla (1/4"er oranında) davacılar Bayram ... kızları ..., ..., ... ve ... adlarına, bulunduğu adanın son parsel numarası verilerek, tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ile taraf tanık beyanları ile taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı ile edinme koşulları oluştuğu anlaşılmış ise de; taşlık, kayalık, çalılık gibi yerlerin zilyetlikle kazanımı için öncelikle imar-ihyasının tamamlanması, başka bir ifade ile emek ve para harcanmak suretiyle tarım yapılabilir hale dönüştürülmesi ve bundan sonra en az 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun tarımsal faliyette bulunması zorunlu ise de, bu nitelikte olmayan hali ya da ham toprak niteliğindeki yerlerde imar-ihya gerekli olmayıp, hak kazandırıcı süre ile malik sıfatı ile zilyetlik kazanım için yeterlidir. Hal böyle olunca, öncelikle taşınmazın niteliği önem kazanmaktadır. Ne var ki, somut olayda mahkemece taşınmazın niteliği ve imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiş, dava konusu taşınmaz bölümleri hakkında Mera Tespit Komisyonu tarafından "mera olarak değerlendirildiği" belirtilmesine rağmen bu konuda araştırma yapılmamış, belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek taşınmaz miktarı üzerinde durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle Mera Komisyon kararları, ekleri ve haritaları getirtilmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları fen bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak, kışlak veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve komşu taşınmazlardan nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine mera komisyon haritası ve çekişmeli taşınmazı gösterir keşfi izlemeye elverişli çakıştırmalı harita düzenlettirilmeli; davacılar adına aynı çalışma alanı içerisinde ... sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, ... ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait ... tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örneklerinin getirtilmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Diğer yandan tescil davalarında TMK"nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yasal ilanların keşif yapılmadan ve raporlar alınmadan yapılması dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden Belediyeye iadesine, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.