Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7560
Karar No: 2017/9923
Karar Tarihi: 30.11.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/7560 Esas 2017/9923 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/7560 E.  ,  2017/9923 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi




    Davacı, 28.03.2004-31.12.2010 tarihleri arasında primi ödenmemiş ... hizmetlerinin birleştirilmesine zorlanamayacağına ve bu dönemde ... sigortalısı olmadığının tespitine, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 506 ve 5510 sayılı Yasaların 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    Dava, davacının 28/03/2004-31/12/2010 tarihleri arasında primi ödenmemiş ...hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine zorlanamayacağının tespiti ile bu dönemdeki... kapsamında geçen çalışmaları dikkate alınarak...sigortalısı olmadığının tespiti ve talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 5510 sayıl Yasanın 4/1-(a) bendi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının davasının kabulü ile davacının 28/03/2004-31/12/2010 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olmadığının tespiti ile davacının 28/03/2004-31/12/2010 tarihleri arası tarım bağkur hizmetini birleştirmeye zorlanmaksızın 01/12/2014 tarihi itibariyle 506 sayılı kanun ve 5510 sayılı yasanın 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksine tesis edilen kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 15/04/1975-22/05/1975 ve 05/07/1989-28/08/1989 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu, 01/01/1995-31/03/1995 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa kapsamında prim ödediği, 18/12/2009-08/07/2014 ve 13/04/2014-17/11/2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı olduğu, 01/04/1995-31/12/2010 tarihleri arasında ... sigortalılığının bulunduğu, 28/03/2004-29/03/2009 tarihleri arasında belediye başkanlığı yaptığı, belediye başkanlığında geçen söz konusu sürenin... ile ilişkilendirilmesine yönelik Kuruma talepte bulunduğu, ancak bu sürede ... sigortalısı olması sebebiyle işlem yapılamadığı, 21/11/2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
    .../...
    5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın somut olaydaki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık yapılan, tesis edilen işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise ...’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem- niteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği açıktır…”
    Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.
    Bu durumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ... tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceğinden bunların iptali için açılan davaların çözüm yerinin İdari yargı yeri olduğu açıktır.
    .../...

    Zira Uyuşmazlık Mahkemesi"nin 05.12.2012 gün 2012/251E, 263K sayılı; 24.12.2012 gün 2012/536E, 433K sayılı kararları da bu yöndedir.
    Bununla birlikte, 04/04/2015 tarih ve 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna geçici 63. madde eklenmiş olup “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur.” hükmü getirilmiştir.
    Somut olayda, davacının belediye başkanlığında geçen 28/03/2004-29/03/2009 tarihleri arasındaki süresinin ... ile ilişkilendirilmesine yönelik işlemin yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda idari işlem niteliğinde bulunduğu ve bu işleme ilişkin uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, 5510 sayılı Yasanın geçici 63. maddesi kapsamında davacının ... sigortalılığına ilişkin prim borcunun bulunup bulunmadığının ve sigortalığının durdurulması imkanının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Yapılacak iş, davacının belediye başkanlığında geçen 28/03/2004-29/03/2009 tarihleri arasındaki süresinin... ile ilişkilendirilmesine yönelik işlem bakımından idari yargıda dava açması gerektiğinden bu husuta davacıya süre vermek, dava açılması halinde bu davanın sonucunu beklemek, davacının ... sigortalılığına ilişkin prim borcu olup olmadığını belirleyip prim borcunun bulunduğunun anlaşılması halinde 5510 sayılı Yasanın geçici 63. maddesi kapsamında sigortalılığının hangi tarihte durdurulması gerektiğini tespit etmek ve sonucuna göre tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirip bir karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




    ...



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi