1. Hukuk Dairesi 2021/1090 E. , 2021/2508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, sahtecilik ve vekaletnamenin hile ile alınıp kötüye kullanıldığı iddialarına dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ..., dava konusu 25 parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu meskeninin davalı vekil ...tarafından diğer davalı ..."e satıldığını, yapılan işlemin gerek vekaletnamenin sahteliği gerekse vekaletnamenin hile ile alınıp kötüye kullanılması nedenleriyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiş; ölümüyle, mirasçıları davayı sürdürmüştür.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece; “...vekaletnamenin sahteliği kanıtlanamadığından sahtecilik yönünden davanın reddinin doğru olduğu, ancak vekaletnamenin hile ile alınıp kötüye kullanıldığı iddiasının değerlendirilmediği, davalı ... adına kayıtlı çekişmeli taşınmazın cebri ihale suretiyle 31.12.2013 tarihinde ... (müdahale talep eden) adına tescilinin yapıldığı; ..."ın da taşınmazı 02.04.2014 tarihinde yarı yarıya olmak üzere dava dışı ... ve ..., ... isimli kişilere kayden sattığının anlaşıldığı, HMK"nın 125/1. maddesi gözetilerek gerekli usuli işlemlerin yerine getirilmesi gerektiği..” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu 25 sayılı parseldeki 18 numaralı meskenin davacılardan ... adına kayıtlı iken, 06.04.2009 tarih, 07077 yevmiye sayılı vekaletname ile vekil kıldığı davalı ... tarafından 07.05.2009 tarihli resmi akitte 39.000TL bedelle diğer davalı ..."e satış yoluyla devredilmiş, sonrasında cebri ihale suretiyle ... adına tescil edilmiş, ondan da ..."e satılmıştır. Davacılar davalarını bozma ilamı sonrası tazminata dönüştürmüşlerdir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazın temlikinde kullanılan vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmakla, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal- tescil isteminin reddi kararı doğrudur. Ne var ki, davacı diğer yandan vekaletin hile ile alındığı iddiasını ileri sürmekle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı hukuki sebebine de dayanmıştır.
Bilindiği gibi bozmaya uyan mahkemenin bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapmak ve orada gösterilen doğrultuda hareket etmek zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda bozmaya uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak olacağından artık mahkemece bozma gereklerini yerine getirme zorunluluğu doğar. Dairenin 18.6.2013 tarihli, uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıkça “...vekâletnamenin hile ile alındığı ve kötüye kullanıldığı iddiası bakımından yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, davada yolsuz tescil hukuksal nedenine dayanıldığı, bu iddianın ispatlanamadığı vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanılmadığı gerekçesiyle iddianın araştırma ve değerlendirme dışı bırakılması doğru görülmemiştir. Kabule göre de, davacı ..."in ölümüyle mirasçı sıfatını kazanan eşi ..., yönünden davanın husumetten reddedilmesi de isabetsizdir.” denilmekle artık mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince işlem yapma zorunluluğu doğmuştur. Hal böyle olunca, vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasının vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasını da kapsadığı gözetilerek bozma ilamı gereğince araştırma ve inceleme yapılması gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacıların bu yönlere değinen temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.