1. Hukuk Dairesi 2015/1070 E. , 2015/2066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : POLATLI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2010/403-2014/12
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.11.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat A. K.. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı asil gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki bulunduğu 306 sayılı parselin bir kısmını davalının taşkın bina yapmak ve tel örgü ile çevirmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı, kendi taşınmazı üzerine 1977 yılında gerekli dikkat ve özeni göstererek, iyiniyetle yapılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 306 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, komşu 304 sayılı parselin ise davalı adına kayıtlı bulunduğu, her iki taşınmazın da 1951 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarafların bayiileri adına tespit gördüğü ve çapa bağlandığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi davalarında teknik bilirkişilerin raporları, verilecek kararların en önemli dayanağını oluşturur.Bu itibarla teknik bilirkişilerin pafta ve çap uygulaması sağlıklı olmalı, ölçüm hatasız yapılmalıdır.Öte yandan, ölçümün ve harita- kroki uygulamasının kadastro sırasında konan nirengi-poligon noktalarından yararlanılarak yapılması zorunludur. Zira, çap ve krokinin de içinde yer aldığı, harita bu nirengi noktalarına göre yapılan ölçüm sonucu hazırlanmıştır, ancak, poligon ve nirengi noktaları bulunamıyorsa kadastro sırasında var olan sabit sınır ve tesisler uygulamada dikkate alınmak ve bunlara poligon noktası niteliği verilerek ölçüm yapılması gerekmektedir.
Somut olaya gelince; yukarıda açıklanan ilkeleri kapsar biçimde bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyleki, mahkemece, 23.10.2013 tarihli müzekkere ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü"nden dava konusu taşınmazın yer aldığı köye ait nirengi ve poligon yerlerini gösteren cetveller istendiği hâlde sonucu beklenmeden ve Kadastro Müdürlüğünden alınan nirengi ve poligon noktaları gösterilmeyen paftalar baz alınarak yapılan bilirkişi raporu gözetilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek, yerinde üç kişilik harita mühendisi sıfatını taşıyan bilirkişi heyeti aracılığıyla uygulama yapılmak suretiyle, takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılması, bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli kroki ve rapor alınması, davalı tarafın yaptığı bina ve çektiği tel örgünün davacı taşınmazına taşıp taşmadığının kuşkuya yer bırakmayacak ve denetime elverişli olacak biçimde saptanması, önceki bilirkişi raporunun da irdelenmesi ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.