1. Hukuk Dairesi 2021/993 E. , 2021/2513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babası ...’un 6 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını davalı oğlu ...’a, ...’ın da kayınbiraderi olan davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, ...’in, ..’ı vekil tayin ederek 132/301 payı davalı ...’e devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, 12.05.2015 tarihli dilekçesi ile davalılar ... ve ... yönünden davaya devam ettiğini ve miras payı oranında iptal tescil isteğinde bulunduğunu bildirmiştir.
Davalı ... taşınmazı mirasbırakandan bedeli karşılığı satın aldığını belirtip, davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalı ..., taşınmazı ...’dan satın aldığını ve ihtiyaçları nedeniyle de ...’a sattığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., taşınmazın 132/301 payını ...’den tapu kaydına güvenerek iyi niyetle satın aldığını, taşınmazda kat mülkiyeti tesisi için yüklü miktarda masraf yaptığını ve kendine düşen daireleri sahiplendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... yönünden iyi niyetli malik olduğu gerekçesiyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; ‘‘... Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle temlikin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı saptanarak davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
A-Davacı vekili tarafından 15.05.2015 tarihli celsede “davaya davalılar ... ve ... adına devam etmek istiyoruz” şeklinde beyanda bulunulduğu, bu beyanın davalı ... hakkındaki davada, vazgeçme, feragat veya takipsiz bırakma işlemlerinden hangisi olduğu anlaşılmamakla beraber, mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi gereğince bu husus aytınlatılmadan hükümde ... mirasçıları hakkında herhangi bir karar verilmediği gibi, yine 6100 sayılı HMK’nin 304. vd maddeleri gereğince hükmün tashihine ilişkin bir talep bulunmadığı halde, ...’a karşı dava takip edilmediğinden, ... mirasçılarının taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle ... mirasçılarının karar başlığından çıkarılmasına ilişkin tutanak düzenlenmesi de doğru değildir.
B-Davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilirken, ... adına kayıtlı 131/301 pay üzerinden davacının miras payı oranında iptal tescile karar verilmesi gerekirken, ... tarafından davalı ..."e devredilen 132/301 payın da iptal tescil kapsamına alınarak, sonuçta toplam 263/301 pay üzerinden iptal ve tescile karar verilmesi isabetsizdir.
C-Taşınmazın aynına ilişkin davalarda dava değeri, davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazdaki davacının 3/8 oranındaki miras payının dava tarihindeki değeri olup, bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.Davalı ... aleyhine, adına kayıtlı 131/301 paydan, davacının miras payı oranında hesaplanacak dava değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 263/301 payın tamamı üzerinden fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
D-Davalı ... yönünden açılan davanın tamamı reddedildiğinden, davalı ... lehine, adına kayıtlı 132/301 paydan, davacının miras payı oranında hesaplanacak dava tarihindeki değer üzerinden nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
E-6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonuç kısmında; davadaki taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Eldeki davada, mahkemece "... dışındaki davalılar yönünden, davanın kısmen kabulüne ve yargılama harç ve giderlerinin ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması" şeklinde kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Hâl böyle olunca; mahkemece davacının davalılardan ... hakkındaki talebinin ne olduğunun 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca açıklattırılması ve ... mirasçıları hakkında buna göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen diğer hususlar da göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...’’ gerekçesi ile bozulmuş,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... Aksoy mirasçıları yönünden davanın HMK150 /5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde ve katılma yolu ile davacı tarafından süresinden sonra temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 07.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı vekili yasada öngörülen (HUMK 433/2 mad) 10 günlük süre geçtikten sonra 19.02.2021 tarihinde hükmü katılma yoluyla temyiz ettiği, bu durumda, 6100 sayılı HMK"nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nın 433/2. maddesinde belirlenen 10 günlük yasal temyiz süresinin geçirildiği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz isteğinin SÜREDEN REDDİNE,
Davalı ...’ün temyiz itirazlarına gelince;
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, davacıdan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı 5.563,24. TL bakiye onama harcının ise temyiz eden davalı ..."den alınmasına, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.