19. Hukuk Dairesi 2017/5123 E. , 2019/1441 K.
"İçtihat Metni"19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki finansal kira konusu malın iadesi talepli asıl dava ile itirazın iptali talepli birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında ... 36. Noterliği’nin 12.08.2010 tarihli ve 34226 yevmiye nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince 1 adet hidromek marka 2008 hmk 220-lc-2 model hidrolik paletli ekskavatör ile 2 adet hidromek marka 2008, hmk 300 lc model hidrolik paletli ekskavatörün davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin kira bedellerini ödememesi üzerine ... 36. Noterliği’nin 30.06.2011 tarihli ve 27654 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek, davalının birikmiş kira bedellerini 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini aksi halde akdin fesih edileceğinin bildirildiğini ve iş makinalarının 3 gün içerisinde davacıya teslim edilmesinin istendiğini, ihtarname tebliğine rağmen verilen süre içerinde gereğinin yapılmadığını, iş makinalarının davacıya teslimi için ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/367 D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati tedbir kararı gereğince malların davacıya yediemin olarak teslim edildiğini ileri sürerek, iş makineleri"nin davacıya iadesini talep etmiştir.
Birleşen davada ise davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesini diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, sözleşme gereği davalı şirkete teslim edilen iş makinalara ait kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ... 9. İcra Müdürlüğü’nün 2014/10255 Es. sayılı dosyası ile başaltılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, ortada belli bir borç bulunmadığını, davalının uzunca bir süre ödemelerini yaptığını, taraflar arasında faiz konusunda anlaşmazlık çıktığını, borç yapılandırması ile 13 aylık taksit’le borcun 57.200 Euro’ya sabitlendiğini, ancak bu anlaşmaya davalı şirket tarafından uyulmadığından takibe geçildiğini, makinelerin çalıştıkları sırada muhafaza altına alındığını, davalının gayrimenkullerine haciz konulduğunu, bu gayrimenkullerden bir tanesinin dahi borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla istenen miktarı ödemeye yeterli olduğunu belirterek makinaların davalıya iadesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 30.06.2011 ihtar tarihinde davalının 21.209,69 Euro borçlunun tespit edildiği, 60 günlük yasal süre içerisinde temerrüt hariç olmak üzere 13.07.2011 tarihinde 4.000 Euro ve 29.07.2011 tarihinde 10.000 Euro olmak üzere toplam 14.000 Euro ödemede bulunmasına karşın ihtarnamede belirtilen muaccel hale gelen kira bedellerinin tamamının ödenmemesi sözleşmenin feshi şartının gerçekleşmiş olduğu, ancak davacının 60 günlük yasal sürenin sonu olan 30.08.2011 tarihinden takip 03.06.2013 tarihine kadar davalı tarafından ödenen kira bedellerini kabul ederek, bunları kayıtlarına işlediği ve böylece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini devam ettirdiği gerekçesiyle asıl davanın reddi ile ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/367 D.İş sayılı dosyasında verilen 15.08.2013 tarihli tedbir kararına itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına, birleşen dava yönünden ise; yine davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalının takip tarihi itibariyle ödenmeyen kira bedeli olarak toplam 142.694,28 TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve asıl borçlu davalı şirket ile Finansal Kiralama Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ... ve ..."un da bu borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/136 Es. sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 142.694,28-TL asıl alacak 300 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 142.994,28 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte tahsili için devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş verilmiş; hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların iadesi, birleşen dava kiralamaya konu makinelere ait kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında muaccel olan kira bedellerinin 60 gün içinde ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının noter aracılığıyla ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak davalının verilen yasal süre içerisinde kira borcunun tamamını ödemediği mahkemenin de kabulündedir. Davalının ihtarnamenin tebliğinden sonra kısmi ödemede bulunmuş olması ve bu ödemenin davacı yanca kabul edilmesinin sözleşme’yi fesh etme iradesinden vazgeçildiği anlamına gelmez. Hal böyle iken sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 23/1 maddesi uyarınca sözleşmenin kiralayan tarafından haklı nedenle feshedildiği gözetilmeksizin yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyizine gelince;
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna davacı vekilince gerekçeleri de gösterilerek itiraz edilmiş, ancak itirazlar nazara alınmadığı gibi yine davacının icra takip talebi ekindeki kira alacağı dışındaki diğer fer’ileri konusunda da sözleşme hükümleri ve dosya içerisindeki deliller değerlendirilmemiş olup bu şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak icra takip dosyasındaki alacakla ilgili tüm kalemlerin irdelenerek önceki bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından yapılan itirazlar da değerlendirilmek suretiyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde bir karar vermek olmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 06/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.