21. Hukuk Dairesi 2017/4777 E. , 2017/10210 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
KARAR
A) Davacı İstemi:
Davacı; 5510 sayılı Yasa"nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının 17/03/2013 tarihinde kesildiğini, ödenen aylıklarla ilgili aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığını, davacının bu davadan haberdar olmadığını, yargılamanın yokluğunda yapılarak karar verildiğini ve temyiz edilmeden kesinleştiğini, tebligatların eline geçmediğini belirterek, 17/12/2015 tarihli aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline, babasından dolayı almakta olduğu yetim aylığının tekrar bağlanmasına, 17/03/2013 tarihinden beri ödenmeyen tüm aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabı:
Davalı SGK vekili özetle; davalı Kurumun 5510 sayılı Yasanın 56. maddesi gereği işlem yaptığını, dava dilekçesinde öne sürülen iddiaları kabul etmediklerini, Kurum işleminin yürürlükteki mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk derece Mahkemesince; “Apartman yöneticisi ... tekrar tanık sıfatıyla dinlenmiş; eşi ile birlikte yaşadıklarını ve eşinin ... adında biri olduğunu, ilk zamanlar adına gelen posta evrakının Uslu soyadına geldiğini, son dönem gelen evraklarda Çağıl olarak geçtiğini, davacının babasının öldüğünü bildiğini ancak babasından dolayı yetim aylığı alıp almadığını bilmediğini, davacının almakta olduğu maaşlarla ilgili olarak şikayeti kendisinin yaptığını düşünerek kendisini birkaç kez rahatsız ettiğini ifade etmiştir. Davacının ... Meram adresinde oturup oturmadığına dair kolluk araştırması yapılmış, davacıyı kimsenin tanımadığı belirlenmiştir.
Toplanan delillere göre; davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı, fiili birlikteliği devam ettiği, yetim aylığı bağlanma şartlarının oluşmadığı, davalı kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış olmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ;
Davacı vekili 01/03/2017 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;”Davacının 2015 yılındaki talebinin Kurumca inceleme yapılmaksızın redolunduğu, Kurum Denetmenlerinin raporunda şikâyet ettiği bildirilen ...’ın şikâyette bulunmadığını beyan ettiği, buna göre denetmen raporunun usulsüz olduğu, birlikte yaşam olgusunun tüm açıklığı ile ortaya konulamadığı, seçim araştırma adreslerinden anlaşıldığı gibi eski eşin farklı yerlerde oy kullandığı, bu nedenle birlikte yaşamalarının mümkün olmadığı, adına bulunan aboneliklerin eski eşinin ki ile farklı adreslerde bulunduğu, ...’da yaşadığının sabit olduğu,tanık beyanlarından eşi ile birlikte yaşamadığı, hatta ekonomik durumunun hala kötü olduğu,” gerekçeleriyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye mahkemesince “Dava konusu olayda; davacı ile boşandığı eşinin 26/11/2013 tarihine kadar ki mernis adresinin aynı olduğu, bu tarihten sonra davacının bu adresten taşındığı ve 4 tane daha adres edindiği, boşandığı eşinin adresinin ise aynı kaldığı, davacının 09/12/2015 tarihli tahsis talebi ile ilgili olarak Kurumca araştırma yapılmaksızın, Kurum kontrol memurlarınca tutulan ve davacının aylığını kesen 09/07/2012 tarihli Kurum Kontrol Memurlarının raporu uyarınca red kararı verildiği, ilk derece mahkemesince elde edilen delillerden davacının, 09/12/2015 tarihli tahsis talep tarihinden sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşadığına dair delilin olmadığı, her ne kadar davacı 17/03/2013 tarihinden itibaren ödenmeyen tüm aylıkların bağlanmasını talep etmişse de davacının 26/11/2013 tarihine kadarki mernis adresinin boşandığı eşinin mernis adresi ile aynı olduğu, bu tarihten 09/12/2015 tarihli tahsis talep tarihine kadar ayrı yaşadığına dair şüpheden uzak, kesin yeterli ve inandırıcı delili bulunmadığı, buna göre 09/12/2015 tarihli tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığına dair kabulün mevcut delil durumu karşısında usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacının istinaf talebin kısmen kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. “ gerekçesiyle
“ 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince KABULÜNE,
... 3. İş Mahkemesinin 2016/28 E., 2017/37 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
a-Davacının 09/12/2015 tarihli tahsis talebini reddeden 17/12/2015 tarihli Kurum işleminin iptaline, Davacıya 09/12/2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01/01/2016 tarihinden itibaren babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasına,
Davacının 01/01/2016 tarihinden itibaren hak kazandığı aylıkların davalından tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, “ karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Davacı vekili; 17/03/2013 tarihinden beri ödenmeyen tüm aylıkların ödenmesi talebinin reddedilmesi yönüyle kararı temyiz etmiştir.
Davalı SGK vekili; “Her ne kadar davacı vekili davacının oğlu iyileşinceye kadar kısa bir süre birlikte yaşadıklarını beyan etmiş ise de bu beyanı tamamen gerçeklikten uzaktır. Zira; denetmen raporu içerisinde tanık ifadeleri barındırmaktadır. Yer alan ifadelere göre davacı eski eşi birlikte yaşamış, hukuka ve yasaya aykırı olarak aylık almaya devam etmiştir. Denetmen raporunda yer alan; Apartman Yöneticisi ... adresinde tarafların birlikte yaşadıklarını beyan etmiş, yine ... adresinde yapılan çevre soruşturmasında tarafların birlikte yaşadıklarının tespit edilmiştir. ..."nun resmi adresinin... de olmasına karşı... adresinde KARAR DEFTERİNDE APARTMAN SAKİNİ OLARAK İSMİNİN VE İMZASININ YERALDIĞI tespit edilmiştir. “ gerekçeleriyle Bölge adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının temyiz itirazlarına gelince;
2- Dava; 5510 sayılı Yasa"nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile 17/12/2015 tarihli aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline, babasından dolayı almakta olduğu yetim aylığının tekrar bağlanmasına, 17/03/2013 tarihinden beri ödenmeyen tüm aylıkların ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Hüküm, davalı Kurum ve davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56"ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu nedenle Anayasanın 20"nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olayda ; davacı ...’ın 17/01/2008 tarihinde eşi ..."dan boşandığı, 21/11/2005 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlandığı, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 09/07/2012 tarihli ve 2012/94 sayılı rapora göre davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, bu rapora dayanılarak Kurumca 17/10/2008-17/03/2013 dönemi ödenen 33.505,08 TL aylık tutarı ve işleyen faizinin borç çıkarıldığı, bu borca ilişkin açılan takibe itiraz edildiği, ..."a ... 4. İş mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığı, dava dilekçesinin son mernis adresi olan ... Meram adresine tebliğe çıkartıldığı, ihbar kağıdının kapıya yapıştırıldığı, evrakın muhtara teslim edildiği, mahkemece sosyal güvenlik kurumunca açılan davanın kabulüne ve davalının ... 1.icra müdürlüğünün 2014/263 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline karar verildiği, kararın davalının
... adresine tebliğ edildiği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı, tebliğ evrakının muhtarlığa teslim edildiği, adresin mernis adresi olduğunun belirlendiği, davacının tarihsiz dilekçe ile yeniden kuruma müracaat ederek aylık bağlanma talebinde bulunduğu ve kurumun 17/12/2015 tarihli yazısı ile talebin reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; Kurumca açılan itirazın iptali davası 2014 yılında kesinleşmiştir. Denetmen raporuna dayanılarak yapılan Kurum işleminin kapsadığı tarih aralığında davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıkları sabittir. Davacının yeniden aylık bağlanma talebine ilişkin 2015 yılında yaptığı başvuruda, birlikte yaşamadığının ispatı artık kendisine aittir. Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra davacı ve boşandığı eşinin adreslerini başka yerlere taşımaları tek başına birlikte yaşamadıklarının ispatı olamaz. Yukarıda izah edilen açıklamalar doğrultusunda; davacının yeni talebine ilişkin olarak adres değişikliğininin savunmanın geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirdiği hususu üzerinde özenle durularak araştırma yapılması, tüm adresler üzerinde abonelik, kolluk ve Medula kayıtlarında inceleme yapılması, ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilerek tahkikatın genişletilmesi, tüm delillerin eksiksiz toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sırf adres beyanlarına göre kısmen kabule karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.