21. Hukuk Dairesi 2016/8279 E. , 2017/10333 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 2001 yılı Mayıs ayından askerlik yaptığı 2005 yılı Haziran ayı ile 2006 yılı Aralık ayı dışında 2009 yılı Nisan ayına kadar davalı işverene ait iş yerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirler.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinden 01.08.2007-11.12.2007 ve 03.05.2008-08.04.2009 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, dava dışı ... sicil numaralı işyerinde 12.04.2005-01.06.2005 tarihleri arasında çalışmasının olduğu, 21.08.2005-06.12.2006 tarihleri arasında askerlik yaptığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının davalı işyerinden hizmetinin bildirilmeye başlandığı 01.08.2007 tarihi öncesi talepler hak düşürücü süreye uğradığından davanın reddine karar verilmişse de hak düşürücü sürenin hatalı değerlendirildiği görülmektedir.
Somut olayda, davacının dava dışı işyerinden hizmetinin bildirildiği 12.04.2005 tarihi öncesindeki çalışmaları hak düşürücü süreye uğramıştır. Davacının davalı işyerinden 01.08.2007 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği ve işe giriş bildirgesinden önceki çalışmasının tespitini istediği anlaşılmaktadır. Davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihten önceki çalışmalarının bildirgenin verildiği tarihi de kapsar şekilde kesintisiz devam etmesi halinde, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihin öncesindeki çalışma bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Bunun yanı sıra bir sigortalının askere gitmeden
önce çalıştığı işyerine askerliğe müteakip girmesi durumunda, askerlik dönemi hariç kesintisiz çalışmanın varlığı halinde, hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan, hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemeyeceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla dava dışı işyerindeki çalışmanın sona erdiği tarihten sonra davacının davalı işyerinde işe giriş bildirgesinin verildiği tarihi de kapsar şekilde kesintisiz çalıştığının tespiti durumunda hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyecektir.
Yapılacak iş, işin esasına girilerek ve çalışmanın kesintisiz devam ettiğinin ortaya çıkması halinde hak düşürücü sürenin geçmeyeceği göz önünde bulundurularak; davacı yanın ibraz ettiği ağır ceza mahkemesindeki dosyanın onaylı bir örneğini getirtmek, davalı adına tescilli işyerlerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını davalı Kurumdan istemek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, beyanı alınan tanıkların hizmet cetvellerini getirtmek, davalı işyerinin iş merkezindeki adresinde ve taşındığı diğer adreste, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.