9. Hukuk Dairesi 2014/34706 E. , 2016/5953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
...
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı ile davalılardan ..., ... ... avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ... bünyesinde ... ürünlerinin satıldığı işyerinde Aralık 2004-21.01.2010 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin ortalama 1.500,00 TL civarında olup, bu ücretin prim sistemine göre değişebildiğini, Pazar günleri hariç 12:00-02:00 saatleri arasında ve resmi bayram ve tatillerde de çalışan müvekkiline fazla mesai ücreti ödenmediğini, 12 gün dışında yıllık izinlerinin kullandırılmadiğini, müvekkilinin sigorta kaydının 2005 yılında ..., 2007 yılı Haziran ayından itibaren davalılardan ...., 2008 yılı Mayıs ayından itibaren de davalılardan ... "de gösterildiğini, ...nin tüm aktif ve pasifi ile birlikte ..."ye bu şirketin de son olarak davalılardan ..."ye devredildiğini, şirketlerin ticaret sicil adreslerinin ve yetkililerinin aynı olduğunu, işyerinde İhlas markasının ürünlerinin satıldığını, bu nedenle taraflar arasında asıl - alt işveren ilişkisi olması sebebiyle davalılardan ..."nin de müvekkilinin işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan ... vekili; davacının müvekkili bünyesinde hiç çalışmadığını, müvekkili ile diğer davalı şirketler arasında hiçbir hukuki bağ bulunmadığı gibi, asıl-alt işveren ilişkisi de olmadığını, müvekkili ile davalılar ....ve .. arasında bayilik sözleşmesi olduğunu savunarak, davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.
Davalılardan .... vekili; 01.10.2005 tarihinde müvekkili şirkette pazarlamacı olarak işe başlayan davacının haklı bir nedeni olmadan işten kendi isteğiyle ayrıldığını, müdürü ... ile aralarında anlaşmazlık çıkınca işyerini terk ederek 01.02.2010 tarihinden 12.02.2010 tarihine kadar devamsızlık yaptığını, yetkililerin çağrısı üzerine 12.02.2010 tarihinde işyerine gelerek şirket yetkilisi .... ile görüşen davacının şube müdürü ... ile anlaşamadığını ve işten ayrılmak istediğini beyan ettiğini, şirket yetkilisinin davacıya çalışmasından memnun olduklarını, işten ayrılmasına gerek olmadığını, isterse istediği bir şubede çalışabileceğini söylediğini, düşünmek üzere 2 gün izin isteyen davacının 15.02.2010 tarihinde yetkili ... telefonla yaptığı görüşmede çalışmak istemediğini, işe dönmeyeceğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesini, yoksa şirketi dava edeceğini söylediğini, haklı bir neden olmadan kendi isteğiyle işten ayrılan davacının tazminat taleplerinin kabul edilmediğini, davacının 1.500,00 TL ücret aldığı iddiasının doğru olmadığını, pazarlama elemanı olarak çalışanların ücret olarak sattıkları ürünlerden belli bir oranda prim aldıklarını, dolayısıyla ücretin tamamen performansa bağlı olduğunu, davacının ise hiçbir zaman 1.500,00 TL ücret alabilecek satış performansına ulaşamadığını, ayrıca kapıdan kapıya pazarlama yoluyla çalışan davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, işin niteliği gereği davacının fazla mesai yapmış olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ..... vekili; davacının ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkillerin kıdem ve ihbar tazminatı sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalılardan ...yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil alacaklarının ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalılardan ... ... ile ... temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Dava dosyasında iki farklı hizmet süresi ve üç farklı ücret içeren 3 adet bilirkişi raporu bulunmakta olup, mahkemece 2. ve 3. raporlardan hangisine göre hüküm kurulduğu anlaşılamamaktadır. Mahkemece hangi bilirkişi raporunun hangi ücret seviyesine ve hangi hizmet süresine hüküm kurulduğu gerekçelendirilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır. Diğer yandan kıdem ve ihbar tazminatı istemi yönünden Anayasa’nın 141. maddesi ve HMK.nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe oluşturularak sonuca gidilmesi gerekirken, istemin gerekçe koyulmadan kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Ayrıca gerekçe içinde belirtilen fesih tarihi ile hüküm kısmında belirtilen fesih tarihinin farklı olması da hatalıdır.
2-Mahkemece kısa kararda hükmedilmeyen 2.900,81 TL ihbar tazminatının "maddi hatanın düzeltilmesi" adı altındaki ek karar ile sonradan gerekçeli kararın hüküm kısmına ilave edilmesi HMK. nun 305/2. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....