20. Hukuk Dairesi 2019/4823 E. , 2020/772 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile davalının 22/06/2009-08/04/2012 tarihleri arasında ... Apartmanında yöneticilik görevi yaptığını, davalının son dönemlerde genel kurul yapmaktan ve apartman defter ve kayıtlarını kat maliklerine açmaktan imtina ettiğini, bu durum üzerine kat maliklerinin toplantı gerçekleştirerek davalı yöneticiden apartman defter ve kayıtlarını incelemek üzere kat malikleri arasından mali müşavire teslim etmesi ve acil bir genel kurul düzenlemesi istendiği, ancak uzun süre geçmesine rağmen bu hususları yapmaktan kaçındığı, 08/04/2012 tarihinde yapılan kat malikleri kurulunda kendisinden usulüne uygun olarak defter kayıtlar ve hesaplarla ilgili ayrıntılı izahat istendiği halde bunları veremediği, davalının ibra edilmemesi üzerine apartman hesaplarının incelenmesi için komisyon oluşturulduğunu, davalının 161.936,00 TL hesap açığının tespit edildiği belirtilerek 161.936,00 TL"nin yöneticilik görevinin sona erdiği 08/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 5 gecikme tazminatının ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp ... Apartmanı yönetimine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davalının yöneticilik yaptığı dönem içerisindeki bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak hesaplanıp açıklandığı üzere gelir ve giderler arasında açık bulunduğu, davalı tarafın bu açık miktarını herhangi bir belge ile veya başkaca bir delille açıklayamadığı anlaşıldığından kasa açığı olan 80.254,97 TL"nin bu açıktan sorumlu olduğu gerekçesi ile kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/12/2017 tarih 2017/920-10112 E.-K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “634 sayılı Kanunun 38. maddesine göre yöneticinin kat maliklerine karşı bir vekil gibi sorumlu olduğu dikkate alındığında, ... Apartmanına ilişkin yöneticinin görev ve sorumluluğunda olan aidat, avans gideri ve benzeri para hareketlerinin yatmış ise yatırılan bankadan, yönetici tarafından toplanmış ise buna ilişkin makbuz ve belgelerin incelenerek Yargıtayın kararlık kazanmış “Kat Mülkiyeti Kanununun 36. maddesi uyarınca yönetici, anataşınmazın yönetimiyle ilgili tüm gelir ve giderleri yöntemince tutulacak deftere işlemeye ve giderlerin belgelerini bir dosyada saklamaya mecbur ise de; yöneticinin gerek yasal yetkisi içerisinde kalan hususlarda ve gerekse kat malikleri kurulu kararları doğrultusunda yaptığı harcamaları gösteren belgelerin fatura olması esas olmakla birlikte bunların mutlaka fatura veya kasa fişi niteliğini taşıması zorunluluğu aranmamakta, gerçekleşmiş bir iş veya işlem için harcama yapıldığını gösteren yazılı ve imzalı belge yeterli sayılmakta ve hatta aciliyet ve zorunluluk nedeniyle yapılan ve belgesiz olarak deftere işlenen
gider konusu işin yapıldığının ve gösterilen miktarın uygunluğunun tespit edilmiş olması dahi yeterli kabul edilmektedir.” uygulaması da dikkate alınarak, belgeli ve belgesiz harcamaların yerinde incelenerek, yöneticinin görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin varsa ceza soruşturmasına ilişkin dosyadaki evrakların da celbedilerek dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki kasa açığı olarak belirtilen rakamlar arasındaki bariz fark dolayısıyla bu çelişkileri de gideren gerekçeli ve somut belge ve harcamalara dayalı, hüküm kurmaya elverişli rapor alınması doğrultusunda eski yöneticinin sorumlu olduğu miktar tespit edilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 348,43TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, yöneticinin sorumluluğu esasına dayanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de hükme esas alınan ve dosyada mevcut bulunan raporlar arasında aşırı derecede farklılıklar bulunmaktadır. Mahkeme raporlar arasındaki farklılığın nedenini Vergi Usul Kanununa göre harcama belgesi sayılanların dışındaki belgelerin harcama belgesi kabul edilip hesap yapıldığı gerekçesine dayandırmış ise de tarafların sunduğu harcama belgelerinin bozma ilamı doğrultusunda bir iş veya işlem için yapıldığının ve anataşınmaz için bu harcamaların gerçekleştirildiğinin somut olarak da tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda sadece dosyadaki belgeler üzerinde hesap bilirkişileri rapor düzenlemiş olmakla bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Kat Mülkiyeti Yasası"nın 36. maddesi uyarınca yönetici, anataşınmazın yönetimiyle ilgili tüm gelir ve giderleri yöntemince tutulacak deftere işlemeye ve giderlerin belgelerini bir dosyada saklamaya mecbur ise de; Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamalarında yöneticinin gerek yasal yetkisi içerisinde kalan hususlarda ve gerekse kat malikleri kurulu kararları doğrultusunda yaptığı harcamaları gösteren belgelerin fatura olması esas olmakla birlikte bunların mutlaka fatura veya kasa fişi niteliğini taşıması zorunluluğu aranmamakta, gerçekleşmiş bir iş veya işlem için harcama yapıldığını gösteren yazılı ve imzalı belge yeterli sayılmakta ve hatta aciliyet ve zorunluluk nedeniyle yapılan ve belgesiz olarak deftere işlenen gider konusu işin yapıldığının ve gösterilen miktarın uygunluğunun tespit edilmiş olması dahi yeterli kabul edilmektedir. O halde mahkemece yapılan harcamaların gerçekleşmiş bir iş veya işlem için yapıldığının yerinde denetlenmesi (örneğin musluk tamirinde musluğun değiştiği hususunun yerinde tespit edilmesi gibi) için hükme esas alınan bilirkişiler ve ayrıca bir inşaat bilirkişisi ile yerinde yeniden keşif yapılıp rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde iadesine 17/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.