1. Hukuk Dairesi 2014/18908 E. , 2015/2460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : MALKARA SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2011/158-2013/254
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Davalı M.. E.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR
Dava, ecrimisil isteğine ilişkin olup, davacılar, kayden paydaş oldukları dava konusu 13 parça taşınmazın uzun yıllardır davalılar tarafından kullanıldığını ve taşınmazları kullanmalarına izin verilmediğini, uyarılara ve açılan davalara rağmen davalıların kullanıma devam ettiklerini ileri sürerek ecrimisil istemişlerdir.
Mahkemece, davacıların belirlenen dönemde 2.958,25-TL ecrimisil talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden tarafların murisi A. E.."in 2002 yılında ölümü ile davacı Eda"nın 160/640, Hafize"nin 60/640 ve davalı Mehmet 60/640 payla mirasçı oldukları, dava konusu onüç parça taşınmazın tamamının verasette iştiraken mirasçılar adına kayıtlı olduğu, Malkara Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2007/592 E. 2009/636 K. sayılı dosyasında dava konusu 774 ve 795 parseller dışındaki taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar verildiği ve anılan taşınmazların satıldığı, davacı Hafize"nin vesayet makamından aldığı yetkiyle Eda adına vesayeten dava açtığı bilahare davada Eda"yı temsil etmek üzere Av. A.. Ş.."nin kayyım olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu 56, 69, 101, 110, 112, 261, 376, 482, 649, 656 ve 700 parsel sayılı taşınmazların 2009-2010 ve 2010-2011 sezonunda davalılar tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanıldığı, Malkara Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2007/592 E. sayılı ortaklığın giderilmesi davasında davalı Mehmet"e yapılan tebligatla intifadan men olgusunun gerçekleştiği saptanmak suretiyle davacıların payı oranında hesaplanan ecrimisile hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Mehmet"in bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının dava konusu 774 ve 795 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan
yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olayda, hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılan taşınmazlar bakımından davalıya yapılan tebligatla intifadan men olgusu gerçekleşmişse de, dava konusu 774 ve 795 parseller yönünden ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı gibi dosya kapsamından davacıların daha önce intifadan men olgusunun gerçekleştiğini de kanıtlayamadıkları da anlaşılmaktadır. Ne varki, davacı taraf, davalı Mehmet aleyhine Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2011/65 E. sayılı dosyasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtığına göre bu davaya ilişkin dilekçenin davalıya tebliğ edildiği tarihte anılan parseller yönünden de intifadan men olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; davalı Mehmet yönünden, dava konusu 774 ve 795 parsel sayılı taşınmazlar için, Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2011/65 E. sayılı dosyasında, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden eldeki dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken 2009-2010 ve 2010-2011 sezonu için hesaplama yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Mehmet"in bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.