Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1828
Karar No: 2018/10348
Karar Tarihi: 02.05.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/1828 Esas 2018/10348 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2018/1828 E.  ,  2018/10348 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin alt işverenler nezdinde .... Bölge Müdürlüğünde vagon temizlik elemanı olarak 24.09.2010-03.08.2016 tarihleri arasında çalıştığını, son alt işveren MNA şirketinin 83 personel ile hizmet verdiğini, davacıya yazılı fesih bildirimi yapılmadığını, neyle suçlandığını bilmediğini, savunmasının alınmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine davacının işe iadesine, boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağı ile işe başlatmama halinde işe başlatmama tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı ... vekili; müvekkili kurumun ihale makamı olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, Teftiş Kurulu Kontrolörlüğünün yaptığı denetim sonucunda davacının saatlik yada yarım günlük izin aldığı günlerde günlük devam formlarında gösterilmesi gereken yerlerde imzalarının bulunduğunu, mesai saatlerine uymamayı alışkanlık haline getirerek çalışanlar arasında iş barışını bozması nedeniyle iş ve çalışma ahlakına uymayan davranışlarda bulunduğunu, davacının diğer davalı şirkete para vererek işe girdiğini, 14.03.2016 tarihinde işe gelmediği halde devam formlarını gelmiş gibi imzalayarak idarenin fazla hak ediş ödemesine neden olarak zarara uğrattığını, bu nedenlerle idarenin diğer davalıdan davacının yerinin değiştirilmesini istediğini, diğer davalının kendi tasarrufu ile davacı ve aynı konumdaki kişileri işten çıkardığını sonradan öğrendiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı .... davaya cevap vermemiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    Mahkemece, davalı alt işveren şirketin davaya cevap vermediği, feshin haklı veya geçerli nedenle yapıldığı hususunda delil sunmadığı, asıl işveren ..."nin sunduğu Teftiş Kurulu Kontrolörlüğü tarafından düzenlenen raporun, işyerindeki çalışanların beyanlarından hareket edilerek düzenlendiği, günlük devam formlarını düzenleme ve denetleme görevinin işverene ait olduğu, kaldı ki davacının günlük veya saatlik izinli olduğu günlerde devam formlarına imza attıktan sonra izin almasının mümkün olduğu, davacının mesai saatlerine uymadığına ilişkin olarak işveren tarafından düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığı, dolayısıyla fesih işleminin geçersiz olduğu değerlendirilerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iade isteğinin kabulüne yönelik karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu:
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Davacıya yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığı, her ne kadar ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık sebebiyle ve mesaiye uymadığı sebebiyle iş akdinin feshedildiği iddia edilmiş ise de bu iddiaların davalılarca ispat edilemediği, davacı hakkında herhangi bir tutanak tutulmadığı , iş akdinin geçerli sebeple feshedildiğinin davalılarca ispat edilemediği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar yasal süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    Taraflar arasında, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
    4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun"un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun"un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
    4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
    İş sözleşmesinin devamı konusunda davacının fesih sebebi yapılan davranışı kesin şekilde kanıtlanamamış ise de tanık anlatımları ile ortaya çıkan olgulardan işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez derecede şüphe meydana gelmiş olup bu durumda iş sözleşmesinin feshinin yerinde olduğu kabul edilmelidir.
    Somut olayda, davacının davalı ... işyerinde temizlik işçisi olarak çalıştığı, davalı İdare bünyesinde Teftiş Kurulu Kontrolörlüğünün yapmış olduğu denetim neticesinde düzenlenen 12.07.2016 tarihli raporda ; davacının saatlik yada yarım günlük izin aldığı günlerde alt işveren işçisi günlük devam takip formlarında izinli gösterilmesi gereken yerlerde imzasının olduğu, mesai saatlerine uymamayı alışkanlık haline getirerek çalışanlar arasında iş barışını bozduğu nedenleriyle iş ve çalışma ahlakına uygun olmayan davranışlarda bulunduğu için yerine M.N.A. Tabldot Tem. İnş. Bil. Oto Tur. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. den yeni bir personel görevlendirilmesinin talep edilmesinin ve bundan sonra davacının ... tarafından yapılacak olan hizmet alımı işlerinde, çalıştırılmamasının uygun olacağının bildirildiği , bunun üzerine davacının iş akdinin 03.08.2016 tarihinde feshedildiği, yazılı bildirim yapılmadığı, işten ayrılış nedeninin kuruma ""kod: 29-işverenin haklı feshi"" olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Rapor ekinde bulunan kayıtların incelenmesinde,davacının 19-21 ve 22 mart 2016 günlerinde sabah mesaisine geç geldiği, söz konusu günler için izin belgesi düzenlenmediği ,31.03.2016 tarihinde saat 14.40"dan sonra izin aldığı halde alt işveren işçisi günlük devam takip formunda izninin gösterilmediği, imzalarının tam olduğu,18.04.2016 tarihinde 08.45 - 12.30 saatleri arasında izin aldığı halde alt işveren işçisi günlük devam takip formunda izninin gösterilmediği, imzalarının tam olduğu ,03.05.2016 tarihinde 14.00 - 17.00 saatleri arasında izin aldığı halde alt işveren işçisi günlük devam takip formunda izninin gösterilmediği, imzalarının tam olduğu görülmektedir. Her ne kadar mahkemece fesih işleminin geçersiz olduğu kabul edilmiş ise de davacının iş akdinin fesih sebebi olan işyeri çalışma disiplinine uymayan ve güven sarsıcı eylemi dikkate alındığında taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, davalı işverenin davacıyla çalışmasının devam etmesinin beklenemeyeceği, bu durumda feshin geçerli olduğu ve işe iade davasının reddi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun"un 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
    Hüküm: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
    1-...Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2017/2360 esas - 2017/1415 sayılı kararı ile ...15. İş Mahkemesi"nin 2016/445 Esas - 2017/249 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2-Davanın REDDİNE,
    3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 35,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
    4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ... yaptığı 359,50 TL yargılama giderinin ve Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara ödenmesine,
    5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 2.180,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
    6-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.05.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi