21. Hukuk Dairesi 2016/8532 E. , 2017/10653 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...İş Mahkemesi
Davacı, eşinden dul aylığı almakta iken babasından dolayı da yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava; davacının ... ... sigortalısı iken vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığının yanısıra yine ... ... sigortalısı olan babasından dolayı da ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ... ... sigortalısı olan eşinin 14.02.1996 tarihinde vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı 01.03.1996 tarihi itibari ile ölüm aylığı bağlandığı, davacının ... ... sigortalısı olan babasının 02.05.2000 tarihinde vefat ettiği, davacının babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması için 18.01.2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak davalı Kurum tarafından; aynı statüden iki ölüm aylığı bağlanamayacağı gerekçesi ile davacının talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın “ ... ... ... Sigortasına İlişkin Bazı Geçiş Hükümleri ” başlıklı Geçici 1. maddesindeki; “ 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun"un 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemesi uyarınca, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 45 ve 46. maddeleridir.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanun"un “ ... ... ... tahsis yapılması ” başlığını taşıyan 45. maddesinin 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun"la değişik 2. fıkrasının (c) bendinde, sigortalının; 18 yaşını ( veya ortaöğretim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğretim yapması halinde 25 yaşını ) doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan çocukları ile geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarına aylık bağlanacağı belirtilmiş, daha sonra 04.10.2000 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bentteki “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” koşulu, “ ...bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama ” olarak değiştirilip 1479 sayılı Kanun"un “ Ölüm aylığının kesilmesi ” başlıklı 46. maddesinin 2. fıkrasına, “ Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” cümlesi eklenmiş, ancak, söz konusu ..., Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 gün 61/34 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
İptale konu düzenleme daha sonra bu kez kanun koyucu tarafından 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve anılan ( c ) bendini değiştiren 4956 sayılı Kanun"un 23. maddesiyle benimsenerek, sigortalının evli olmayan/boşanan/dul kalan kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için “ geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak ” şartı, “ ...bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilmiş, aynı zamanda 46. maddenin 2. fıkrasına da “ Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir. ” cümlesi yeniden eklenmiştir.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece, davacının babasının vefat tarihinde eşinden almakta olduğu ölüm aylığı bulunduğundan “ geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak ” koşulunun gerçekleşmediği ve 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın 46/2. maddesi gereğince çift aylık bağlanamayacağı gerekçeleri ile sonuca gidilmişse de; hem aylık bağlanmasına ilişkin 1479 sayılı Yasa"nın 45. maddesi hem de aylığın kesilmesi koşullarını düzenleyen 1479 sayılı Yasa"nın 3165 sayılı Yasa ile değişik 46. maddesi bakımından davacının eşinin ve babasının 02.08.2003 tarihinden önce vefat etmiş olmaları nedeni ile 02.08.2003 tarihinden önceki mevzuatın uygulanacağı, davacının eşinden dolayı almakta olduğu ölüm aylığının “ geçimini sağlayacak gelir ” kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacının babasının vefatı tarihinde eşinden aldığı aylık dışında başkaca geliri bulunup bulunmadığı araştırılarak ve yukarıda anılan Yasa maddeleri de değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiği göz ardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.