23. Hukuk Dairesi 2015/7540 E. , 2016/2291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davadışı kooperatif üyesi....tan kooperatif hissesini devraldığını, bu devir olgusunun Kooperatifin Yönetim Kurulunun 21.09.2009 tarih ve 15 sayılı kararı ile kayıt altına alındığını, anılan kararda kooperatifin yaptırdığı binanın C Blok 2. Katta bulunan dairenin satışının müvekkiline yapıldığını, eski kooperatif ortağı ...."ın kooperatife borcu olmadığını, peşin ödemeli ortak olduğu belirtilerek yeni üye olan müvekkilinin de borcunun olmadığının belirtildiğini, ilerleyen süreçte davalı kooperatif tarafından binanın bitirildiğini ve müvekkiline C Blok 2. Kat 8 no"lu konutun teslim edildiğini, müvekkili tarafından da bağımsız bölümün gerekli elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin yaptırılarak kullanılmaya başlandığını, davalı kooperatifin ..... Noterliği"nin 20.04.2011 tarih ve 4903 yevmiye numaralı ihtarı ile kooperatife 32.067,13 TL borcu olduğunu ve ödenmemesi halinde kanuni yollara başvurulacağı ihtarı yapıldığını, müvekkili tarafından 22.04.2011 tarih ve 5350 yevmiye no"lu cevabi ihtarname ile ..."tan kooperatif hissesini devraldığını, karar defterinde belirtildiği üzere herhangi bir borcunun olmadığını belirttiğini, daha sonra dairenin tapuda davalı S.. K.. ve H.. B.. adına tescil edildiğini, davalı S.. K.. ve H.. B.."ün kooperatif başkan ve yöneticileri olduğunu ve muvazaalı olarak taşınmazı üzerine tescil ettirdiklerini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun gerek davalı kooperatifin gönderdiği ihtardan, gerekse karar defterinden açık ve net bir şekilde anlaşılacağını, müvekkilinin peşin ödemeli üye olduğunu, davalı kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığını, kooperatif tarafından tahsis edilen konutu teslim alan ve konuttaki eksiklikleri de tamamlayan müvekkilinin tapu almayı beklerken, kooperatif yönetiminin tahsis dışı işlem yaparak söz konusu konutu üçüncü kişiye devrettiğini, üçüncü kişinin iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, davalılar S.. K.. ve H.. B.."ün hem kooperatif yöneticisi hem de müvekkiline verilmesi gereken konutun tapuda kaydı yapılan kişiler olduğunu, davalıların iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak kooperatif ile arasında muvazaalı işlem yaparak kendisinin olmayan bağımsız bölümü kendi adına tapuda tescilini sağladıklarını, ayrıca karar defterinden
anlaşılacağı üzere bu kişilerin kooperatif üyeliğinin devrine onay veren konutu satan kişiler olduğunu ileri sürerek, C Blok 2. Kat 8 no"lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu bağımsız bölümünde içerisinde bulunduğu 2. katta bulunan taşınmazlarla ilgili olarak..... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin .... E., .... K. sayılı mülkiyetin tesbiti ve tescil istemli dava sonucu taraflar arasında .... Noterliği"nin 29.07.1997 tarih ve 6746 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı kooperatife ait 2. katta bulunan üç adet dairenin tamamının davacı arsa sahiplerine ait olduğunun tespitine ve teslimine, ileride kat mülkiyetine veya kat irtifakına geçildiğinde bu dairenin adlarına tescilini talep haklarının bulunduğuna" dair karar verildiğini, 06.01.2011 tarihli yönetim planı doğrultusunda kat irtifakına geçilmesi üzerine 2. Kat, 8 nolu bağımsız bölüm üzerinde söz konusu mahkeme kararı doğrultusunda ..., ...., ... ...., ...., .... ve..... adına hisseleri oranınca 18.01.2011 tarihli kat irtifakı tapusu senedi düzenlendiğini,..., .., ...., ....,...., ...., ...., ve... tarafından söz konusu 8 no"lu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin S.. K.."a, 1/2 hissesinin ise H.. B.."e bedel karşılığında satış işlemi ile devredildiğini, söz konusu duruma ilişkin olarak düzenlenen 28.01.2011 tarihli kat irtifakı tapu senedini dilekçelerinin ekinde sunduklarını, ayrıca 29.05.2010 tarihli Kooperatifi"nin olağanüstü genel kurul toplantısının beş numaralı gündem maddesinde her üyenin 2.000,00 TL tapu masrafı, 30.500,00 TL"de kooperatifin toplam borcundan üyelere düşen miktarın ödenmesine ilişkin kararı oy çokluğu ile almış olduklarını bu karar doğrultusunda düzenlenmiş olan davacı M.. S.."nun toplam 32.067,13 TL borcu olduğuna dair 20.04.2011 tarih ve 4993 yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya bildirilmiş olmasına rağmen davacı tarafından ödeme yapılmadığını, Kooperatifler Kanunu"nun 52. maddesinde "ortakların şahsi sorumluluklarının araştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4"ünün rızası gereklidir." hükmünün yerine getirilmiş olduğunu, yukarıda bahsi geçen olağanüstü genel kurul toplantısında bu çoğunluğun sağlandığını, ayrıca anılan Kanun"un 53. maddesinde belirtilen 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde olağanüstü genel kurulun iptaline ilişkin dava açılmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatif genel kurul kararlarının ortakların daha önce kazanılmış olan haklarını bertaraf edecek niteliğinde olması halinin mutlak butlana tabii olacağını, kooperatifin usulüne uygun şekilde taahhüt edilen konut teslim yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğunu, davacının kooperatif yönetim kurulunun 21.10.2009 tarih 15 sayılı kararı ile üye olduğu ve kooperatife hiçbir borcu bulunmadığı da anlaşılmakla olağanüstü genel kurul kararının davacı yönünden bağlayıcı olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüyle C Blok 2. Kat, 8 no"lu bağımsız bölümün davalılar S.. K.. ve H.. B.. adlarına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun"un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava, 01.07.2012 tarihinden sonra açılmış olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 99. maddesi uyarınca ticari dava niteliğini haiz ise de, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmamakta ise, 6102 sayılı TTK"nın 5/4. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemesi"nce davaya devam edilmesi ve görevsizlik kararı verilmemesi gerektiği açıkça öngörüldüğünden, dava ve karar tarihi itibariyle bu davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılmasında bir usulsüzlük bulunmamakta ise de, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu"nun 23.07.2015 tarih ve 1157 sayılı kararı ile Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 03.08.2015 tarihinde faaliyete geçirilmesine, Başkan ve Üyelerinin atanmasına karar verilmiş olup, 6100 sayılı HMK"nın 1. maddesi gereğince, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden mahkemece, HMK"nın 114/1-c maddesi hükmü uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın anılan 115/2. madde hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası incelenerek sonuçlandırılması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re"sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.