21. Hukuk Dairesi 2016/8381 E. , 2017/10698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı...davalılardan işverene ait yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 05.04.1984 ile 05.07.1984 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 05.04.1984 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan işin hizmet akdi kapsamında değerlendirilemeyeceği, hizmet akdi olduğu kabul edilse dahi hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; uyuşmazlık konusu dönemde davacı adına Kuruma bildirilen çalışma bulunmadığı,..."nün 08.07.2013 tarihli yazısında,davacıya ait sicil dosyası,ücret bordrosu ve puantaj kayıtlarının yapılan arşiv araştırmasında bulunamadığının bildirildiği,Ağaçlandırma Sahasında Yapılan Teraslara Fidan Dikimine ait 05.04.1984 tarihli şartnamede, 19.sırada davacının adı soyadı ve imzası bulunduğu,şartnamenin 6.maddesinde işyerinde çalışan iş sahipleri, çalışırken işten doğan ve 506 sayılı Yasa ile 1475 sayılı Yasadan doğacak her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerinden kendilerinin sorumlu olacağı,orman idaesinin bu konuda sorumlu olmayacağının belirtildiği,Orman Genel Müdürlüğünün 18.03.2014 tarihli yazısı ve ekindeki belgelerden,davacının 25.04.1984-05.04.1984 arası 21 gün süreyle fidan dikimi,ot alma ve tamamlama işinde çalıştığının anlaşıldığı görülmektedir.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Davacının, çalışmasının hizmet akdi kapsamında olduğu açık olup, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Davacının ücretsiz çalışması hayatın olağan akışına aykırı, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmi kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğuna göre davacının işyeri özlük dosyası ve ücret ödeme belgelerinin tamamı getirtilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kurum"a vermesi gerektiği Kanun"un 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nde, işverence Kurum"a verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu, vd. şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kurum"a verilmiş olması veya Kurum"ca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti veya işverence ibraz edilen bordroda ücret kesintisi yapılmış olması halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Yapılacak iş, ağaçlandırma işinde geçen çalışmaların hizmet akdine dayalı olduğu kabul edilerek, işe giriş bildirgesi veya ücret bordrosu düzenlenip düzenlenmediği, ücret bordrosu düzenlenmiş ise ücret bordrolarında prim kesintisinin bulunup bulunmadığını araştırmak, davalı Kurumdan, dönem bordrolarının onaylı bir örneği istenerek primlerin yatırılıp yatırılmadığını sormak, bu döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamını getirtmek, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek,ücret bordroları ve puantaj kayıtlarının gönderilmemesi durumunda hangi nedenle bulunamadığını araştırmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek hak düşürücü süreyi değerlendirmek ve karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.