20. Hukuk Dairesi 2019/4522 E. , 2020/787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli ...mevkiinde bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 2.969.508,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile aynı köy ... mevkiinde bulunan 102 ada 1 parsel sayılı 9.090.085 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı vekili 09/12/2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği taşınmazların orman vasfında olmadığını ve bu taşınmazlarda davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 102 ada 1 sayılı parselin fen bilirkişisinin 26/05/2015 tarihli ek raporunda belirtilen 5.303,44 m2"lik kısmın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 06/05/2015 tarihli ve 26/05/2015 tarihli raporlarında belirtilen D (5.827,91 M2 ), F (1.620,98 M2) ve H (6.228,76 M2) olarak bildirilen kısımların tapularının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, bilirkişi raporunda, incelendiği bildirilen 1987 tarihli hava fotoğraflarında, temyize konu 102 ada 1 sayılı parselin fen bilirkişisinin 26/05/2015 tarihli ek raporunda belirtilen 5.303,44 m2"lik kısmı ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 06/05/2015 tarihli ve 26/05/2015 tarihli raporlarında belirtilen (D), (F) ve (H) harfleriyle gösterilen bölümlerinin orman niteliğinde olup olmadığı, kullanılan yerlerden olup olmadığı, kullanılan yerlerden ise zilyetliğin türü yöntemine uygun şekilde belirlenmemiş, hava fotoğrafları üzerindeki gösterim yetersiz olduğundan denetlenememiştir. Bu nedenlerle temyize konu taşınmazların öncesinin hukuki niteliği ile zilyetlikle mal edinme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında tereddüt oluşmuştur.
O halde mahkemece, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için en eski tarihli hava fotoğraflarıyla bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve kadastro tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarıyla bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve varsa bu tarihlere ilişkin ortofoto haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra daha önceki keşiflerde görev almamış, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerde görev yapmayan bu konularda uzman bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri elemanı veya
harita mühendisi ve dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve tarafların tanıkları hazır olduğu hâlde taşınmaz başında yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazların öncesinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi hâlinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; çekişmeli 102 ada 1 parselin fen bilirkişisinin 26/05/2015 tarihli ek raporunda belirtilen 5.303,44 m2"lik kısmı ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 06/05/2015 tarihli ve 26/05/2015 tarihli raporlarında belirtilen (D), (F) ve (H) harfleriyle gösterilen taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadıkları ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadıkları yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli raporlarla belirlenmeli, fen bilirkişiden keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz bölümlerini komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor alınmalı; orman veya orman içi açıklık olmadığı belirlenen bölümlerle ilgili olarak; ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü, imar ve ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir, önceki bilirkişinin esas ve ek bilirkişi raporlarını irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, orman mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı (bulunmadığı takdirde harita mühendisi) bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının (özellikle iktisaba elverişli en yakın tarih olan daha önce incelendiği bildirilen 1984-1987 tarihli hava fotoğrafları ve varsa 1988 yılı hava fotoğrafı) stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, kullanılan yerlerden olup olmadıkları, kullanılan yerlerden ise ne olarak, nasıl kullanıldıklarını, mümkün olduğu takdirde (1988 yılı öncesine ilişkin) taşınmazda imar ve ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını belirtir şekilde rapor alınmalı, böylece tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olup olmadığına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.”
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 17/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.