23. Hukuk Dairesi 2014/7917 E. , 2016/2317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, katılma yoluyla davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği işin süresinde bitmediğini, yüklenici temerrüdünün oluştuğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile fesih tarihine kadar bakiye gecikme cezasının, ... doları cezai şartın ve müvekkilinin davalı yerine yaptığı masrafların tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, geriye etkili fesih talebini bütün hukuki sonuçlarıyla birlikte kabul ettiklerini beyan etmiş, ancak gecikme cezası ve cezai şart istemlerinin reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre inşaatın teslimi için öngörülen sürenin 27.07.2007 tarihinde sona erdiği, 06.05.2013 keşif tarihi itibariyle inşaatın fiziki oranının, 60713 ada 1 parselde % 24,42 , 60718 ada 1 parselde % 13,32 olduğu, yüklenicinin temerrüde düştüğü ve geriye etkili fesih şartlarının bulunduğu, cezai şart talebinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizi yönünden;
Gecikme tazminatı ve ifaya ekli cezai şart, olumlu zararlardan olup, sözleşmenin ifasını bekleyen bir arsa sahibinin, gecikme tazminatını ya da cezai şartı, davadan önce tarafların fesih iradeleri birleşmediği ya da sözleşmenin feshi isteminde haklı olmadığı mahkemece kabul edildiği taktirde isteyebileceği ilke olarak kabul edilmelidir. Fakat taraflar sözleşme ile bunun aksini kararlaştırabilirler.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 30.05.2005 tarihli sözleşmenin 14/b maddesinde "müteahhit, 12. maddede yazılı haller dışında her ne sebeple olursa olsun arsa sahibine düşecek olan konutların inşa edildiği parselde, Aralık ayı başından Mart ayı sonuna kadar olan dönem dışında, inşaatı tamamlamadan iki ay boyunca işe devam etmez ve arsa
sahibinin yazılı ihtarını müteakip 15 gün içerisinde işe başlamaz ise iş yarım bırakılarak terkedilmiş sayılır ve arsa sahibi, akdi fesih ile masrafları müteahhitten talep edilmek üzere veya sözleşme gereğince müteahhide isabet edecek olan konutları satmak suretiyle elde edeceği paradan karşılanmak üzere işi kendisi yapmaya ya da üçüncü şahıslara yaptırmaya yetkili olup, bununla birlikte akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararları ve inşaat süresi aşılmış ise fesih tarihine kadar 13. maddede yazılı gecikme cezasını da talebe yetkilidir. Bu halde müteahhit, arsa sahibinden işbu sözleşme uyarınca hiçbir hak talep edemeyeceği gibi ...şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder. " denilmiştir. Buna göre taraflar sözleşme ile, fesih halinde dahi gecikme tazminatı ile cezai şartın ödeneceği hususunu hüküm altına almışlardır.
Mahkemece, yukarıda anılan sözleşme hükmü dikkate alınmaksızın yazılı şekilde, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, ...L duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.