Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/13211
Karar No: 2018/6681
Karar Tarihi: 19.06.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/13211 Esas 2018/6681 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/13211 E.  ,  2018/6681 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalı kiraya veren ile aralarında sözlü kira sözleşmesi olduğunu, davalının sözlü kira sözleşmesine dayanarak 14.06.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 1.400 TL"den ödenmeyen kira bedelleri toplamı 25.200 TL asıl alacak ile 6.190 TL işlemiş faiz alacağının tahsili isteminde bulunduğunu, ancak, aylık kira bedelinin 700 TL olduğunu, taşınmaza faydalı masraflar yaptıklarını ve kira bedellerinin ödendiğini belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
    Davalı; aylık kira bedelinin 1.400 TL olduğunu ve talep edilen kira bedellerinin ödenmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı borçlu şirketin 7.848,07 TL borçlu olduğunun tespiti ile takipte fazladan takip edilen miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükmün davalı ve davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarih, 2015/6757 esas 2015/10824 karar sayılı ilamıyla “... Davacılar, kira bedellerinin aylık olarak ödendiğine itiraz etmeyerek, kira bedelinin aylık 700 TL olduğunu ve bu bedellerin ödendiğini savunmuşlardır. BK. 101/2 (TBK 117) maddesi uyarınca kesin vadeye bağlanmış olan bu edimin ifası yönünden borçlunun ayrıca ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığından ve kira parasının aylık ödendiğine davalıların da bir itirazı olmadığından, faiz başlangıç tarihinin her ay için ayrı ayrı hesaplanarak sonucuna göre hüküm tesisi yerine, davacının temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilemeyeceği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile "davacının Batman 1. İcra Müdürlüğünün 2010/7700 Esas sayılı dosyasında davalıya 7.848,07 TL borçlu olduğunun, bu miktar dışındaki kısım için borçlu olmadığının tespitine ve asıl alacağın 700 TL"sinin 31.05.2010 tarihinden, 700 TL"sinin 30.04.2010 tarihinden, 700 TL"sinin 31.03.2010 tarihinden, 700 TL"sinin 28.02.2010 tarihinden, 700 TL"sinin 31.01.2010 tarihinden, 700 TL"sinin 31.12.2009 tarihinden, 700 TL"sinin 30.11.2009 tarihinden, 700 TL"sinin 31.10.2009 tarihinden, 700 TL"sinin 30.09.2009 tarihinden, 700 TL"sinin 31.08.2009 tarihinden, 700 TL"sinin 31.07.2009 tarihinden, 700 TL"sinin 30.06.2009 tarihinden, 148,07 TL"sinin 31.05.2009 tarihinden itibaren faiz işletilerek tahsiline," karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
    a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
    b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
    c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
    ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
    d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
    e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
    Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denilebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 E.-604 K.sayılı kararında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
    Somut olayda, Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile davacının icra dosyasındaki asıl alacaktan dolayı 7.848,07 TL borçlu olduğunun tespitine ve bu miktara vade tarihlerinden itibaren faiz uygulanarak tahsiline karar verilmiştir. Dava, İİK"nun 72. maddesi hükmü gereğince açılan menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece kurulacak hükmün olumsuz, bir başka deyişle borçlu olunmayan kısmın tespiti şeklinde olması gerekirken olumlu tespit şeklinde hüküm oluşturulup, kabul edilen miktarın açık bir şekilde belirtilmeyerek infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
    Ayrıca menfi tespite konu icra dosyasına davacı tarafından 18.08.2010 tarihinde 36.725 TL ve 14.09.2010 tarihinde 1.534,45 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
    Bu durumda; mahkemece; menfi tespite konu icra dosyasında talep konusu borcun ödenip ödenmediği ve davanın istirdat davasına dönüşüp dönüşmediği üzerinde durularak, davalının kira alacaklarının vade tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar işletilecek faizi yukarıda açıklanan olgular dikkate alınarak bilirkişi raporu ile hesaplanarak bu miktardan kalan kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine (istirdatına) karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi