Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/27930
Karar No: 2020/1082
Karar Tarihi: 22.01.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/27930 Esas 2020/1082 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2016/27930 E.  ,  2020/1082 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ: ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin güvenlik görevlisi olarak çalışırken iradesi fesada uğratılarak kendisinden istifa dilekçesi alındığını beyan ederek ödenmeyen kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin ile hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, ücret alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
    2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekip gerekmediği konusundadır.Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
    Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir.Somut olayda, Mahkemece, davalının ıslaha karşı zamanaşımı savunması dikkate alınmadan hüküm kurulmuş ise de davalı şirket, davacının ıslah dilekçesine karşı kanuni süre içerisinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Bu durumda, davacının talep ettiği ve hüküm altına alınan hafta tatili alacağı yönünden, yöntemine uygun biçimde ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı itirazı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    3- İş sözleşmesinin, kimin tarafından feshedildiği ve feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.Somut olayda, davacı iradesinin fesada uğratıldığını, kendisinden zorla istifa dilekçesi alındığını beyan etmiş, davalı ise davacının istifa ettiğini savunmuştur. Dosya içerisinde bulunan davacı tarafından el yazısı ile yazılmış 30.09.2011 tarihli ve davacı tarafından imzalı dilekçede, “..özel nedenler ( uygulanan psikolojik baskılar) sebebi ile istifa ediyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar Mahkemece, davacının bekçi olarak çalıştığı, üniversite mezunu olması nedeniyle farklı bir pozisyonda çalışmak istediği konusunda işverenle görüştüğü, bunun üzerine davacıdan istifa dilekçesi alındığı, istifa dilekçesi alındıktan sonra davacının çalışmaya devam ettiği, 22.10.2011 tarihinde ikale ile iş sözleşmesinin feshedildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazanadığı kabul edilerek kıdem tazminatı hüküm altına alınmış ise de, davacının iş sözleşmesini istifa ile sona erdirdiği, iradesinin fesada uğratıldığına ya da kendisine psikolojik baskı yapıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı da anlaşılmakla, iş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi nedeniyle kıdem tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine, 22.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi