Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/19420
Karar No: 2018/3226
Karar Tarihi: 15.05.2018

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/19420 Esas 2018/3226 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2015/19420 E.  ,  2018/3226 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    ... sonucu ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan ... ada ..., ...; ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı sırasıyla 1.440.37, 1.604.97, 270.77, 190,51 ve 2.677,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ada ..., ... parseller ..., ... ada ..., ... parseller ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ise eşit paylarla ..., ..., ..., ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiası ile çekişmeli ... ada ..., ..., ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tüm mirasçıları adına miras payı oranında tescili; çekişmeli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise mirasçılar arasında taksim edildiğini ileri sürerek 1/2 payının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli ... ada ..., ...; ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaline, ... ada ..., ..., ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların muris ... mirasçıları adına, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davacı, 1/2 payının davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Çekişmeli ... ada ... ve .... parseller yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Davacı ..., dava konusu taşınmazların kök muris ..."den intikal ettiğini, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek miras payının adına tescilini istemiştir. Taşınmazın kayıt maliki davalı ..., kök muris ...’ün mirasçısı davalı ..."ün oğlu olup, ... halen sağ olması nedeni ile mirasçı sıfatı bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile muris "..." terekesine göre 3. kişi konumundadır. Kural olarak; TMK"nın 640/2 ve 702/2. maddelerine göre; miras bırakanın terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabiidir. TMK"nın 701 ve 702. maddelerine göre bu mülkiyet şeklinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, terekeye elbirliği ile sahip olurlar her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. Ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Dava da bir tasarrufi işlem olduğundan tüm mirasçıların üçüncü kişi durumunda bulunan davalılara karşı birlikte dava açmaları zorunludur. Somut olayda davacı, ... terekesinin elbirliği şeklinde olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın payı oranında adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Bu haliyle davacının tek başına 3. kişi durumunda olan davalıya karşı dava açma sıfatı ve yetkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; davanın, dava koşulu yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
    2- Çekişmeli ... ada ..., ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların temyiz incelemesine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazların muristen kaldığı, mirasçılar arasında taksimin yapılmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacı, çekişmeli taşınmazların kök muristen kaldığı ve taksim yapılmadığı gerekçesiyle dava açmış, davalı ... ise taşınmazın muristen kaldığını ve tüm mirasçılar arasında usulünce taksim yapıldığını ileri sürmüş, davacıya taksimen intikal eden taşınmazlardan birini davacının üçüncü şahsa sattığı, diğerini ise davalının Mevenk mevkiindeki tarlasındaki hissesine karşı kendisine verdiğini, terekeye ait diğer taşınmazların ise taksimen hangi mirasçılara intikal ettiğini açıklamıştır. Mahkemece davalının taksim yapıldığına ilişkin anılan beyanlarının doğru olup olmadığı yönünden yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına başvurulmayarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 184. maddesine göre; “Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder”. Mahkemece davalının taksim iddialarına yönelik araştırma yapılmaksızın, anılan usul hükmüne de aykırı düşecek şekilde keşif tutanağı ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hal böyle olunca, Mahkemece yeniden keşif ara kararı verilerek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları HMK"nın 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağrılmalı, taşınmazların yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise her bir mirasçıya miras payına karşılık taşınır ya da taşınmaz mal verilip verilmediği, ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı iddia ve savunma doğrultusunda maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, hakimin davayı aydınlatma görevi çerçevesinde HMK"nın 31. maddesi uyarınca gerektiğinde ... tespit bilirkişileri dinlenilmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK"nın 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, çekişmeli ... ada ... parsel yönünden davalı ... tarafından usulünce açılmış bir dava olmamasına rağmen, taşınmazın 1/2 payının davalı adına tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi