3. Hukuk Dairesi 2016/17214 E. , 2018/6752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davası ile birleşen itirazın iptali davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava yönünden davanın kabulüne ve birleşen dava yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl davalı/birleşen davacı ... Elektrik Dağıtım AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Asıl davada davacı; tarımsal sulama abonesi olup sulu tarım yaptığından dolayı davalı şirketten elektrik enerjisi satın aldığını, 2012 yılında sulanan tarım alanı aynı olmasına rağmen geçmiş yıllara göre çok fahiş elektrik tüketim faturaları geldiğini ileri sürerek, sulama tesisinde kullandığı elektrik tüketim miktarının tespitinin yapılarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davalı/birleşen davacı ... Elektrik Dağıtım AŞ; yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle davanın yetki yönünden reddedilmesi gerektiğini, aboneye tahakkuk ettirilen borç ve düzenlenen faturaların mevzuata uygun olduğunu, davanın hiçbir yasal dayanağının olmadığını, yapılan kontrolde endeks tespitlerinde fatura tahakkukunun yanlış olmasını gerektirici bir hataya rastlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İtirazın iptaline ilişkin birleşen davada ise davacı ... Elektrik Dağıtım A,Ş. davalıya tahakkuk ettirilen 28.08.2012, 12.09.2012, 08.10.2012 ve 23.10.2012 tarihli elektrik faturalarının ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2013/194 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcun ödenmesini geciktirmek amacıyla takibe haksız itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, davalının haksız itirazının iptali ile takip miktarının % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde mahkemece; asıl dava yönünden davanın kabulüne, asıl dosya davacısı ..."ın asıl dosya davalısı ... Elektrik Dağıtım A.Ş"ye asıl dosya dava tarihi itibarıyle 28.714,04 TL ana para, 1.657,64 TL işlemiş akdi faiz, 1.004,88 TL işlemiş temerrüt faizi, 298,38 TL KDV ve 180,88 TL KDV borçlu olduğunun ve bunun dışında kalan bedelden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen itirazın iptaline ilişkin dava yönünden ise davanın kısmen kabulü ile; birleşen dosya davalısı ..."ın ... İcra Müdürlüğü"nün 2013/194 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 28.714,04 TL asıl alacak, 2.238,69 TL işlemiş akdi faiz, 189,59 TL işlemiş temerrüt faizi, 402,96 TL KDV ve 34,13 TL KDV üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı olan 28.714,04 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının birleşen dosya davalısı ..."dan alınarak birleşen dosya davacısı ... Elektrik Dağıtım A.Ş"ye verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı/birleşen davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda mahkemece; birleşen dosya davacısı ... Elektrik Dağıtım AŞ."nin asıl dosya davacısı ve birleşen dosya davalısına yansıttığı faturalar içinde bulunan kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, parekende satış hizmeti bedeli, dağıtım bedeli ve iletim bedelinin elektrik kullanım hesabına dahil edilmeksizin düzenlenen ek bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edildiği görülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK"na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne kadar ücret ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada 17.06.2016 tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş olup, eldeki davada dava konusu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu"na eklenen;
Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,
Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu"nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince asıl davalı/birleşen davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu davacı yönünden açık davalı yönünden kapalı olmak üzere, 19.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.