(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/17852 E. , 2015/3445 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak ... Mahallesi 3687 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekilleri tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekili Av... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu 3687 ada 1 parsel sayılı 13.948,65 m² yüzölçümündeki taşınmazın fen bilirkişi raporuna göre ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı sorumluluğunda olduğu kabul edilen (A) ile gösterilen 4,75 m²’lik kısmı ile ... sorumluluğunda kabul edilen (H) ile gösterilen 547,14 m²’lik kısımlarına yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, geriye kalan kısımlarına el atılmadığı anlaşılmıştır.
1-Dava konusu taşınmaza fiilen el atılan kısım ile geriye kalan bölümlerin proje bütünlüğü teşkil etmediği dikkate alınarak el atılmayan kısımlar açısından; uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu"nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak nitelendirildiği kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.– 2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10. fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Bu nedenlerle; taşınmaza fiilen el atılmayan kısımlar açısından davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın Uyuşmazlık Mahkemesi kararı ve sonradan yapılan yasal düzenleme dikkate alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak fiilen el atılan taşınmaz kısmının bilirkişi kurulu tarafından değerinin belirlenmesinde somut emsal alınarak incelendiği belirtilen ... Mahallesi 779 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Dairemizce daha önce incelenerek karara bağlanan ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2011/576 E- 2012/869 K sayılı (Dairenin 2014/933E- 2014/2616 K.) dosyasında emsal taşınmaz üzerinde ev bulunduğu belirtilerek ev bedelinin düşülmesinden sonra taşınmazın m² bedeli belirlenmiştir. Bu durumda emsal taşınmazın 28.08.2006 olan satış tarihi itibariyle üzerinde ev bulunup bulunmadığı araştırılarak bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken emsal taşınmazın arsa olarak satıldığını kabul eden rapora göre hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.