1. Hukuk Dairesi 2015/10877 E. , 2018/10137 K.
"İçtihat Metni"....
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan .... 605 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümü 15/12/2010 tarihinde davalı ..."e muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini, aynı hususta mirasbırakanın diğer mirasçıları tarafından açılan ...... Mahkemesi"nin 2012/78 E, 2013/228 K sayılı dosyasında tapu kaydının iptali ile talepte bulunan diğer mirasçıların payları oranında tapuya tesciline karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı kısıtlı adına miras payı oranında tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde saklı payı oranında tenkisine, mümkün olmadığı takdirde saklı payın nakden belirlenerek işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar ... ve ..... 12/05/2015 tarihli dilekçelerinde özetle kısıtlı davac..... öldüğünü, mirasçıları olarak davaya devam etmek istediklerini belirtmişlerdir.
Davalı, ölen anne ve babasının birlikte çalışarak mülkler aldıklarını, annesinin vasiyetname yoluyla iki taşınmazını davacı kardeşlerine bıraktığını, dava konusu taşınmazın ise paylaşımda kendisine düştüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
./..
Mahkemece, temlik işleminin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, mirasbırakanın sağlığında tüm mirasçılarına fiilen mal taksimi yaptığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, Dairece onanarak kesinleşen ..... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/78 Esas ve 2013/228 Karar sayılı kararının temlikin muvazaalı olduğu yönünde güçlü delil teşkil etmesi karşısında yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının esasa yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddine.
Ancak, 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde, (1086 sayılı HUMK’nun 388/son md.) hüküm sonucu kısmında; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Ne var ki, mahkemece kurulan hükmün yukarıdaki özelliği taşıdığını söylemek mümkün değildir. Şöyle ki; davacı ..... miras payı 1/4 iken ölümünden sonra davaya devam eden mirasçılarına ilişkin hüküm kurulurken, paylarının "1/4 ün 1/3"ü" olacak şekilde yazılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile taşınmazın 3 pay kabul edilerek 1/3"er payının davacılar ve davalı adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru değildir.
Davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğinden dava konusu taşınmazın tamamının keşfen belirlenen değerinin 71.550,00 TL olduğu, harç ve vekalet ücretinin bu değer üzerinden hesaplandığı, oysa ki davacı kısıtlının miras payının 1/4, yargılama sırasında ölümü ile davaya devam eden mirasçıların paylarının ise söz konusu 1/4 payın 1/3 er payları olduğu, dolayısıyla harç ve vekalet ücretinin 11.925,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiği açıktır.
Hâl böyle olunca, harç ve vekalet ücretine esas alınması gereken dava değerinin, miras payları nazara alınarak hesaplanması gerekirken, taşınmazın tüm değeri üzerinden davalının harç ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da isabetli olmamıştır.
Davalının bu yönlere ilişkin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.