21. Hukuk Dairesi 2015/4962 E. , 2016/68 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( İŞ) Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 27/09/2005 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı ... (...) "ya ait ... ve ... sicil numaralı işyerlerinde 27.09.2005 ile 03.11.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne,davacının ..."ya ait işyerinde 27.09.2005-05.12.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının ve bu işyerinde sigorta başlangıç tarihinin 27.09.2005 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27.01.2006-10.11.2012 tarihleri arasında ... adına tescilli ...,..., ...,...,..., ... sicil numaralı değişik işyerlerinden kesintili olarak hizmet bildirimlerinin yapıldığı, dosyada ... ve ... sicil numaralı işyerlerinin dönem bordrosu bulunduğu,mahkemece davacının hizmet cetvelinde çalışması bildirilen diğer işyerlerinden bordro tanığı dinlenmediği , hükümde davacının hangi işyerinde çalıştığının açıkça gösterilmediği ve davacının talebi aşılarak karar verildiği görülmektir.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin ...,...,...,...,...,... sicil numaralı işyerlerinin dönem bordrolarını getirterek, dönem bordolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak,dinlenen tanıkların tümünün hizmet cetvellerini dosyaya eklemek,davacının çalışmasının hangi işyerlerinde geçtiği, çalışmanın niteliği, kesintisiz olup olmadığı ,başlangıcı ve süresi konusunda yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm fıkrasında ayrı ayrı hangi tarih aralığında hangi sicil numaralı işyerinde çalıştığını açıkça belirterek , davacının talebini aşmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.