
Esas No: 2017/10381
Karar No: 2018/3098
Karar Tarihi: 13.02.2018
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/10381 Esas 2018/3098 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, işyerinin acentalık sözleşmesi gereğince acentaya devredilmesi sebebiyle, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği ve feshin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı vekili, işyerinin acentaya devredilmesinden önce, iş sözleşmesinin müvekkili işçi tarafından haklı sebeple feshedildiğini iddia etmiş ve haklı fesih sebepleri arasında, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebini de saymıştır. Dosya kapsamındaki deliller nazara alındığında, işyerini devralan acenta nezdinde davacının fiili bir çalışmasının olmadığını, iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi tarihinde, işverenin davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ödenmemiş fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmasına göre de, işçi feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Bu halde, her ne kadar mahkemenin feshe ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de, gerekçe hatası hüküm sonucuna etki etmediğinden, yukarıda belirtilen sebeple sonuç olarak kıdem tazminatının hüküm altına alınması yerinde görülmüştür.
3-Fazla çalışma ücreti alacağı bakımından, ücret bordrolarındaki fazla çalışma ücreti tahakkuklarının hesaptan dışlanması mı ya da miktar bazında mahsup edilmesi mi gerektiğine yönelik uyuşmazlık açısından; hesaplama dönemine ilişkin dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde, 2011 yılının ilk altı ayı için aylık 42,84 TL, 2011 yılının son altı ayı için aylık 11,17 TL, 2012 yılına ilişkin bordrolarda ise aylık 14,78 TL sabit miktarda fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Her ne kadar, söz konusu bordrolar 2012 yılının haziran ayı hariç olmak üzere işçi imzalı ise de, bordroların dönemler halinde sabit (maktu) miktarlı fazla çalışma ücreti tahakkuklarını içermesi dikkate alındığında, tahakkuklu ayların dışlanması yerine, mahkemece tahakkukların miktar bazında hesaplanan alacaktan mahsup edilmesi hukuka uygun görülmüştür.
4-Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılmasının gerekip gerekmediği yönündeki meseleye gelince; mahkemece, aynı işyerinde çalışan bir başka işçiye ait dava dosyasına ( ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/366 esas sayılı) sunulan irsaliye, fatura, ambar tesellüm fişleri ve şirket içi yazışmaların varlığı gerekçe gösterilerek, tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılmamıştır. Öncelikle şu husus belirtilmelidir ki; karar gerekçesinde bahsi geçen, irsaliye, fatura, ambar tesellüm fişleri ve şirket içi iç yazışmalar gibi belgeler eldeki dosyanın delilleri arasında olmadığı gibi, dosya içeriğinde dahi bulunmamaktadır. Mahkemece, dosyaya delil olarak sunulmamış, başka bir dava dosyasına ait belgelerin varlığı gerekçe gösterilerek, tanık beyanlarına göre hesaplanmış söz konusu alacaklara indirim uygulanmaması yerinde değildir. Kaldı ki, karar gerekçesinde bahsi geçen ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/366 esas sayılı dava dosyasında verilen karara ilişkin Dairemizin 2017/9457 esas ve 2018/140 karar sayılı bozma ilamında, söz konusu belgelerin çalışma saatlerini tespite elverişli olmadığı ve çalışma düzeni kabullerinin tanık beyanlarına dayanması sebebiyle takdiri indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, eldeki dosyada fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik kabullerin tanık beyanlarına dayandığı sabit olmakla, hesaplanan söz konusu alacak miktarlarından takdir edilecek uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken, indirim yapılmaması hatalı olup, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.