22. Hukuk Dairesi 2017/31015 E. , 2018/3133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili husumet itirazı ve zamanaşımı def’i ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Sağlık ve Sosyal Hizmetler Tic. San. Ltd. Şti. vekili, davacının davalı Bakanlık işçisi olarak kabulü gerektiğini, ayrıca şirket bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonucunda, kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar çerçevesinde karar vermek yükümlülüğü oluşur. Bozma kararı ile dava usul ve yasaya uygun bir hale getirilir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturur. Bu itibarla, Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme söz konusu uyma kararı ile bağlı olup, bu karardan dönemeyeceği gibi; bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da yeni bir hüküm vermek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği, bu talepler yönünden davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Ne var ki, dosya içeriğine göre mahkemece bozma doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davacının ıslah beyanı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmaya uygun yargılama yapma ve bozmaya uygun karar verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, bozma sonrası yargılama sırasında davacının davasını “kısmi dava” olarak ıslah ettiğini bildirdiği, mahkemece ıslah doğrultusunda davanın kısmi dava olarak görülerek sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Oysa, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu"nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK’nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu"nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir. İçtihadı Birleştirme Kararının bağlayıcılığı karşısında, mahkemece bozma sonrası ıslah yapılamayacağı gözetilmeden, ıslah talebinin kabulüne karar verilerek, sonuca gidilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, davacının sözlü beyanı ile davayı kısmi dava olarak ıslah ettiği, mahkemece davanın “belirsiz alacak davası” yerine, “kısmı dava” olarak kabul edilerek, buna göre karar tesis edildiği anlaşılmaktadır. Islah yoluyla davanın türünün değiştirilmesi mümkün ise de, bu husus ancak tam ıslah yolu ile gerçekleşebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 180. maddesi uyarınca, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava dilekçesi verilmesi gereklidir. Somut uyuşmazlık yönünden, davacının ıslah talebi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen usule aykırı olup, mahkemece ıslah beyanına itibar edilmesi, bir başka bozma sebebini oluşturmaktadır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 13/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.