22. Hukuk Dairesi 2018/164 E. , 2018/3157 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş güvencesi kapsamında olmadığını, davalı işyerinde dava tarihinde davacı dışında iki işçi çalışmakta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece;davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen karar Dairemizin 27/04/2015 tarihli, 2015/11056 esas, 2015/15161 karar sayılı bozma ilamı ile davalı işyerinde çalışan işçi sayısı otuzdan az olduğundan işe iade koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çalıştığı işyeri ile ... vakfının kuruluş amacı ve faaliyet alanı araştırılıp bu işyerinin vakıf açısından yardımcı iş ve ya asıl işin bir bölümü olup olmadığı, davacının çalıştığı işyerinin girdiği işkolundaki vakıf işçilerinin toplam sayısı tespit edildikten sonra iş güvencesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozma ilamına uyularak Vakfın kar amacıyla kurulmadığı ancak yaşamına devam edebilmesi için gelir sağlamak zorunda olduğundan, sermaye şirketleri kurarak bunlara ortak olduğu ,Vakıf tanıtım sayfasında davacının çalıştığı DÜKKAN isimli mağazanın “yan kuruluş” olarak tanıtıldığı ,davacıya iş akdini fesih bildirimini imzalatmak isteyen Vakfın însan Kaynakları sorumlusu Elif Zeynep İçli olduğundan, davalı şirket ile Vakfın işçi sayısının birlikte değerlendirilmesi gerekmiştir.Bu nedenle en az 30 işçi çalıştırılması gerektiğine ilişkin yasal şartın mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda; Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 27/04/2015 tarihli, 2015/11056 esas, 2015/15161 karar sayılı bozma ilamı ile davalı işyerinde çalışan işçi sayısı otuzdan az olduğundan işe iade koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çalıştığı işyeri ile LÖSEV vakfının kuruluş amacı ve faaliyet alanı araştırılıp bu işyerinin vakıf açısından yardımcı iş ve ya asıl işin bir bölümü olup olmadığı, davacının çalıştığı işyerinin girdiği işkolundaki vakıf işçilerinin toplam sayısı tespit edildikten sonra iş güvencesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır gerekçesi ile bozulmuştur.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bilirkişi raporu alınmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ..."in farklı iş kollarında hizmet verdiği birden fazla işyeri olduğu, 27.02.2014 tarihi itibari ile toplam işçi sayısının 126 olduğu tespit edilmiştir. Ancak Vakfa ait farklı işyerlerine çalışan toplam 126 işçinin davacı ile aynı iş kolunda çalışıp çalışmadığına dair bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece sözü edilen 126 işçi arasında fesih tarihi itibari ile davacı ile aynı iş kolunda çalışan 30 işçi bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararalanamayacağı netleştirilmelidir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bu yönüyle bozma gereği yerine getirilmediğinden hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.