23. Hukuk Dairesi 2015/4508 E. , 2016/2662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Vek. Av. ...
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin üyelikten ihracının kesinleşmesi üzerine üyelik nedeniyle tahsis edilen konuttan tahliyesine yönelik mahkemeden karar alındığını ve taşınmazdan tahliyesinin istenildiğini, kooperatif yönetim kurulu ile görüşülmesi üzerine, yönetimin müvekkiline 65.000,00 TL"nin kooperatife yatırılması halinde ihracın geri alınacağını söylediğini, müvekkilinin istenilen parayı yatırmasına rağmen üyeliği ile ilgili muaraza yaratıldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine ve taşınmazdan tahliyesinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelik yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine üyelikten ihraç edildiğini, ihraç kararının kesinleşmesi üzerine dairenin tahliyesi için açılan davada mahkemece tahliye kararı verildiğini ve bu kararın da 24.02.2012 tarihinde kesinleştiğini, davacının tahliye aşamasında kooperatife yatırdığı paranın emanet hesabına alındığını, üyeliğe tekrar kabulün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ihracının kesinleşmesinden sonra, kooperatife ait banka hesaplarına yaptığı ödemelerin kooperatifçe kullanıldığı, ihracın kesinleşmesine rağmen davalı kooperatifin davacıya kooperatif ortağı gibi bilgilendirme yaptığı, davacıdan üyelik aidatı talep etmesinin davacının üyeliğinin kooperatif tarafından benimsendiğini gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üyeliğin tespiti istemine ilişkindir.
Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir.
.../...
S.2
Somut olayda, davacı bakımından ihraç kararının 07.05.2007 tarihinde kesinleştiği, davalı kooperatif tarafından 28.02.2008 tarihinde tapu iptali ve tahliye davası açıldığı, bu dava ile ilgili kararın 24.02.2012 tarihinde kesinleştiği, bu arada davalı kooperatifçe 15.05.2009, 20.06.2009, 30.06.2009 tarihli yazılarla bir kısmı ihraç kararının kesinleştiği tarihten önceki döneme ilişkin olmak üzere davacıdan aidat ve şerefiye bedeli talep edildiği, davacı tarafından bu taleplere ilişkin 2009 ve 2012 yılında muhtelif tarihlerde ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kooperatifin ..... numaralı tek bir hesabı olduğu, bu hesaba üyelerce ve kooperatifçe zaman zaman paralar yatırıldığı, bunların zaman zaman kooperatifin 487 şube kodlu hesabına virman yapıldığı, özel bir hesap(emanet hesap) olmadığının görüldüğü, davalı kooperatifin davacı ve davacı gibi ihraç edilen başka üyelere ilişkin yatırılan paraları kendi iç bünyesinde emanet hesap olarak nitelendirdiği bir hesap kartında takip ettiği görüşü bildirilmiştir. Davacının ihraç kararından sonra davalı kooperatifçe genel kurullara çağrılmadığı, kendisine herhangi bir konut tahsis edilmediği, aleyhine açılan tapu iptal ve tahliye davasının takip edilip, tahliyesinin sağlandığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafça davalı kooperatifin banka hesabına yatırılan ve daha sonra kooperatif muhasebecisi tarafından çekilerek kooperatif bünyesindeki emanet hesap olarak nitelendirilen hesaba alındığı belirlenen paranın, davalı kooperatifçe harcanıp harcanmadığı, emanet hesap olarak nitelendirilen bu hesabın hiç hareket görmeyen paranın bloke edildiği bir hesap niteliğinde olup olmadığı, kooperatifin emanet hesabı dışında kooperatif bünyesinde üye aidat ve gelirlerinin toplandığı, harcamaların yapıldığı ikinci bir hesabının olup olmadığı, hususlarında ek rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.