Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2011/14-249
Karar No: 2011/334

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/14-249 Esas 2011/334 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, televizyon programında davalının sözleriyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu öne sürerek manevi tazminat davası açmıştır. Yerel mahkeme davanın kabulüne karar vermiş ancak davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesince, eleştirinin objektif olduğu, gerçek olaylara dayandığı, doğru bir amaca yönelik bulunduğu durumlarda kişilik haklarına saldırıda bulunulsa bile hukuki sorumluluktan söz edilemeyeceği belirtilerek karar bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, önceki kararda direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği, davacı lehine manevi tazminatın uygun olduğu ancak tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmediği için dosyanın 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Kanun maddeleri: Türk Medeni Kanunu madde 48, 49, 50, 51, 53.
Hukuk Genel Kurulu         2011/14-249 E.  ,  2011/334 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 02.12.2010
    NUMARASI : 2010/414 E-2010/430 K.

     
    Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın  kabulüne dair verilen 23.06.2009 gün ve 2009/102 E-235 K sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.06.2010 gün ve 2009/10926 E., 2010/6543 K. sayılı ilamı ile;
    (“...Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
    Davacı, Star televizyonunda yayınlanan “Her Açıdan” adındaki programa konuk olarak katılan davalının, dava dışı R.. M.. ile yaptığı karşılıklı konuşma sırasında söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
    Davalı ise, katıldığı programda Türkiye’de siyasetin, siyasetçilerin ve siyasi tavırların tartışıldığını, örnekleme yaptığı konuşmasında davacının salt kişiliği ile ilgili bir değerlendirmede bulunmadığını, açıklamalarının tamamen tavır üzerine yapılmış bir eleştiri olduğunu, tarafların siyasi kişilikleri bulunduğu gibi davacının tavrının sürekli tartışılır olması, buna ilişkin birçok tartışmanın haber bültenlerinde de yer alması gibi somut gerçekler bir arada düşünüldüğünde davacının tavrını eleştirme hakkı bulunduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.      
    Kişinin üstlendiği görev ne kadar önemli ise hakkında yapılan eleştirilerin o kadar yoğun ve gerektiğinde sert olabileceğinin kabulü gerekir. Eleştiri sert, kırıcı, küçük düşürücü olabilir. Bir haber veya eleştirinin; objektif olduğu, gerçek olaylara dayandığı, doğru bir amaca yönelik bulunduğu durumlarda kişilik haklarına saldırıda bulunulsa bile hukuki sorumluluktan söz edilemez.
    Yerel mahkemece başbakan olan davacının siyasi kimliği ve konumu gözetilerek, ağır da olsa yapılan eleştirileri hoşgörü ile karşılanması gerektiği sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...”)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ  EDEN  : Davalı vekili

                     HUKUK GENEL KURULU KARARI
     
    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve  dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Davacı  vekili;  davalının  bir  televizyon kuruluşunda yayınlanan  programa konuk olarak katıldığı ve konuşmasında davacının şahsiyet haklarına tecavüz niteliğinde sözler söylediğini, davacıyı  toplumun kin ve nefret duygularına maruz bıraktığını, bu durumun davacının manevi şahsiyetinde telafisi güç zararlar meydana getirdiğini, eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşan bu asılsız ve dayanaksız  ithamların hoş görülmesinin ve kabulünün mümkün olmadığını, davacının kişilik haklarına, onur ve saygınlığına saldırı niteliğindeki eylemin “haksız fiil“ oluşturduğunu ileri sürüp, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
    Davalı vekili, söz konusu programın Türkiye"de siyasetin, siyasetçilerin ve siyasi üslup konusunun tartışıldığı bir program olduğunu, davalının bir örnekleme yaptığını, davacının salt kişiliği ile ilgili bir değerlendirmenin sözkonusu olmadığını,  olayın basın yoluyla yapılmış bir siyasi eleştiri niteliğinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini cevaben bildirmiştir.
    Mahkemece, davalının dava konusu edilen sözleri, siyasi sert eleştirilerin dışında kalıp, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmakla manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karar; Özel Dairece, yukarıda metni aynen yazılı gerekçe ile bozulmuş; mahkemece, önceki gerekçeler ile direnilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.       
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık;  dava konusu yayında, davacının kişilik haklarına saldırının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalının televizyon programında  söylediği sözlerin, davacının  kişilik haklarına saldırı oluşturup, siyasi eleştri sınırlarını aşmasına, davalının  ifade tarzının  üslup üzerine yapılmış bir eleştiri olarak mütaala edilememesine, davalının konuşmasında yer alan ifadelerde gerekli, yararlı ve ilgili olmayan nitelemeler ve yorumlar yapılmış olmasına, kamuoyunda husumet ve kuşku yaratıcı, Başbakan olan davacıya güven zedeleyici bir uslubun ve eleştiriyi aşan ifadelerin kullanılıp,bu ifadelerin amacını aşmasına, davacının sosyal kişilik değerlerine ve açıkça kişilik haklarına saldırı teşkil etmesine göre, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun olup, direnme kararı yerindedir.
    Ne var ki, tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmediğinden, dosyanın bu inceleme yapılmak üzere Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
    S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme kararı yerinde olup, davalı vekilinin tazminat miktarına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.05.2011 gününde, ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
        


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi