Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1443
Karar No: 2018/3570
Karar Tarihi: 28.05.2018

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2018/1443 Esas 2018/3570 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2018/1443 E.  ,  2018/3570 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TESCİL

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı ..., ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1987 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 21.04.2015 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 29.864,88 metrekare yüzölçümündeki alanın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, hükme esas alınan 21.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza kuzey yönden komşu durumunda bulunan 890 parsel sayılı taşınmaz 1996 yılında tescil ilamı sonucunda davacının annesi ... adına tescil edilmiş olup, bu ilamın dayanağını oluşturan krokide dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu kısım “...” ve “dere” olarak gösterilmiştir. Ne var ki; mahkemece hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda “Sason Çayı” ve “dere” gösterilmediği gibi, jeolog bilirkişiden taşınmazın dereden etkilenip etkilenmeyeceği yönünde rapor alınmış ise de; 1996 tarihi ve öncesine ait hava fotoğrafı incelemesi yapılarak çekişmeli taşınmazın belirtilen tarihte dere ya da çay yatağında kalıp kalmadığı, taşınmazın öncesinin ne olduğu ve ne zamandan beri taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığı belirlenmemiş, 1973 tarihli hava fotoğrafı üzerinden yalnızca orman yönünden yapılan değerlendirmeyi içerir orman mühendisi bilirkişi raporu ile yetinilmiştir. Diğer taraftan tek ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen zirai bilirkişi raporu taşınmazın niteliğini, üzerinde sürdürüldüğü belirtilen zilyetliğin ne zamandan beri hangi tasarruflarla sürdürüldüğü yönlerini belirleme yönünden son derece yetersiz olduğu gibi davacının iddiasına konu olan bir kısım yer dava dışı 890 parsel içerisinde kaldığı ve fen bilirkişi raporunda 890 parsel içerisinde kalan kısım başka harf ile gösterildiği halde bu iki kısım birbirinden ayırdedilmeksizin değerlendirme yapılmış, rapor içeriğinde de taşınmazda kullanılmayan bir kısım yer bulunduğu belirtilmesi karşısında bu kısmın hangi taşınmaz içerisinde kaldığı (özellikle dava konusu taşınmaz içerisinde kalıp kalmadığı) açıkça belirtilmemiş ve bu kısım fen raporunda da işaretlenmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; dava tarihi olan 2013 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait (özellikle 1996 yılı ve öncesine) en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığı"ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları, 3 kişiden oluşan ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından temyize konu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin ne olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde; jeolog bilirkişisinden ise dava konusu taşınmazın sınırında ... Çayı ve dere bulunduğu göz önünde bulundurularak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, hali hazırda ya da evveliyatında çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere/çay yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere/çay yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere/çay yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve özellikle taşınmazın sınırında bulunan “çay” ve “dere”yi ve taşınmazın ziraat bilirkişi raporuna göre kullanılmayan kısımları mevcut ise bu kısımları gösterir şekilde kroki düzenlettirilmeli, öte yandan 890 parsel sayılı taşınmaza ait tescil dosyası getirtilerek bu dosyada yapılan keşifteki zilyetlik beyanları üzerinde durulmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi