14. Hukuk Dairesi 2016/8567 E. , 2017/651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davası sonucunda mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yerel mahkemece verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dairemizin 09.06.2015 gün ve 6018 Esas, 6400 sayılı Kararı ile yerel mahkemenin 11.12.2014 tarihli ve 2011/30 Esas - 2014/554 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiş ve mahkeme 26.11.2015 tarihli ve 494-691 sayılı Kararıyla ilk hükümde direnmiştir.
Direnme kararı davalı vekili vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, ...Köyü, ...Mevkii 1870 parsel nolu gayrimenkulün maliki olduğunu, arsa üzerinde ev ve arsanın olduğunu, davalının ise kuzeyde kalan 1858 parsel nolu gayrimenkulün maliki olduğunu, davalının evi var iken 50 büyükbaşlık hayvan ahırı inşaa ettiğini, inşaat sırasında karşı çıkması üzerine davalının samanlık yaptığını söylediğini; ancak, hayvanları getirerek ahırı faaliyete geçirdiğini, halen 50 adet ineğin kokusu ve pisliğinin çevreye yayılmakta olduğunu, yaşantının çekilmez olduğunu, bu sebeplerle müdahalenin menine ve ahırın kapatılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabında, haksız olarak açılmış bulunan davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, "... davalının ahırı davacının maliki bulunduğu 1870 parselin hemen yanına inşaa ettiği, 20/01/2011 tarihinden önce ve sonra davalıya ait en az 30 adet büyük baş hayvanın bulunduğu, hayvanların bulunduğu işletmenin İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü"nden alınan herhangi bir işletme izni ve ruhsatının bulunmadığı, işletmenin 18/06/2008 tarihinde kayıt altına alındığı, ... İlçe Tarım Müdürlüğü"nün 21/04/2011 tarihli raporunda davalıya ait 34 adet büyük baş hayvanın davadan sonra bile var olduğunun tespit edildiği, davalının hayvan damının içinde tanık anlatımları ve kurum bilgilerine göre en az 30 civarında büyük baş hayvanın olduğu, ahırın kokusundan davalının rahatsız olacak durumunun olmadığı, zira davalının kendi evini parselinin ahırın olmadığı en uç noktaya yaptığı, Türk Medeni Kanunun 2. Maddesine göre davalı haklarını kullanırken iyi niyetli davranmayarak dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek kendi oturacağı evi parselinin bir köşesine ticari işletme olarak kullandığı, hayvan damını ise kendi evinin en uzağında ve davacı komşusunun evinin hemen bitişiğine yaptığı, davalıya ait ahırın büyük bir işletme olduğu, davalı tarafından beslenen hayvanların kokusunun, sesinin normalde bir köyde oturan bir insanın kaldırabileceği rahatsızlıktan çok fazla olduğu, davacının ve ailesinin gece evde uyuyamadıkları, hayvanların yaydığı koku ve hayvanı pisliğinden çoğalan sineklerin davacıyı rahatsız ettiği, davalının komşuluk hukukuna uymadığı, davalının iyi niyetli olmadığı, mahkememizce çevre yüksek mühendisi bilirkişisinden 21/05/2014 tarihli raporda bahsedilen önlemler alınsa dahi davalının büyük bir hayvan işletmesi işlettiğinden davacının şikayetlerinin giderilemeyeceği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin ilk hükmünü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 09.06.2015 tarihli ve 6018-6400 sayılı bozma ilamında, ‘’... davalının taşınmazında besicilik yaptığı gibi davacının da besicilik yaptığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalının besicilik yaptığı binada havalandırma bacası, pencere yaptığı, sıvı atık birikimini engelleyen eğimli yapıyla kanal aracılığıyla toprak altından fosoptik çukuruna bağlantı sağladığı, gübre birikim alanının davacıya bakan yönünü saç perde ile kapattığı belirtilmiştir. Çevre mühendisi bilirikişi raporunda, gübre birikim alanının koku şiddetinin düşük olduğunu saptanmıştır. Aynı koşullarda besicilik yapan davacı tarafından davalının besihanesinden yayılan kokunun yaşamı çekilmez hale getirdiğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğini taşımaktadır. Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre davalının eyleminin komşuluk hukukuna aykırılık oluşturmadığı anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir...’’ gerekçe gösterilerek karar bozulmuştur.
Mahkeme, 26.11.2015 tarihli ve 494-691 sayılı direnme kararında, aynı gerekçelerle ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararı incelenmek üzere, Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş ise de 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 tarihli Kanunla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, direnme kararı incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Direnme kararının Dairemizce incelenmesi üzerine, her ne kadar 09.06.2015 tarihli kararımızda yazılı gerekçelerle mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de; yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmede bozma kararımızın yanılgılı değerlendirmelere dayandığı ve mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmış ve bu kez kararın aşağıda yazılı nedenlerle değişik bozulmasına karar verilmiştir. Şöyle ki; Dava komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Dosya içinde bulunan ilçe tarım müdürlüğü, il özel idaresi vs. yazıları ve alınan raporların incelenmesinde; davalının ahırının davacı evine çok yakın yapıldığı ve beslediği hayvan sayısı da dikkate alındığında çevreye koku, sinek vs. yayarak tahammül sınırını aşan nitelikte zarar vereceği tespit edilmiş ve keşif sonucu alınan 21.05.2014 tarihli Çevre Mühendisi bilirkişi raporunda alınması gereken önlemler belirlenmiştir. Mahkemece mahallinde çevre, ziraat, inşaat mühendisi ve mahalli bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak alınacak önlemlerle davacının maruz kaldığı zaman giderilip giderilemeyeceği tespit edilmeli, giderilmesi mümkün değil ise şimdiki gibi müdahalenin önlenmesi ve kal"e karar verilmeli, alınacak önlemlerle zarar giderileceği tespit edilmesi halinde hüküm kısmında davalının alacağı tüm önlemler tek tek belirtilerek infaza elverişli hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu kez bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından Dairemizin mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin Dairemiz 09.06.2015 gün ve 2015/6018 Esas, 2015/6400 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıdaki DEĞİŞİK gerekçeyle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi