14. Hukuk Dairesi 2017/98 E. , 2017/655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davası sonucunda mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yerel mahkemece verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dairemizin 26.10.2015 gün ve 10244 E. 9505 sayılı Kararı ile yerel mahkemenin 24.11.2014 tarihli ve 215-140 sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiş ve mahkeme 18.1.2016 tarihli ve 2015/447 Esas, 2016/34 sayılı Kararıyla ilk hükmünde direnmiştir.
Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı küçükler ... ve ..."ın babaları miras bırakan ..."ın 21/01/2011 tarihinde vefat ettiğini, geriye yasal mirasçıları olarak davacı çocuklarının kaldığını, murisin davalı kuruma 15.600,00 TL borcu bulunduğunu, ancak murisin malvarlığı olmadığından borcun tahsil edilemediğini,...Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 30/07/2013 tarih ve 17321 sayılı yazıları ile mirasın reddi kararının ibraz edilmesi istemli yazı gönderildiğini, bu nedenle davalı kuruma sunulmak üzere terekenin borca batık olması sebebiyle mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabında, Bursa Vergi Dairesi Başkanlığınca Mürteza Eltutan adlı şahsın 15.600,00 TL tutarında vergi borcu olduğu, yapılan araştırmalar neticesinde borçlu şahsın 21/01/2011 tarihinde öldüğü bilgisine ulaşıldığı, mirasçıların mirası reddetmemeleri sebebiyle müteveffanın vergi borcundan sorumlu olmalarından dolayı 30/07/2013 tarihinde borçlu mirasçılar ... ve ..."a ödeme emri tebliğ edildiği ileri sürerek, mahkemece miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle malvarlığı araştırmasının yapılmasını, herhangi bir malvarlığı tespit edildiğinde taşınır ve taşınmaz malların ölüm günündeki değerlerinin belirlenerek borç miktarına göre ölüm tarihi itibariyle borçlarını karşılamaya yeter miktarda olup olmadığının tespit edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme, murisin ölüm tarihinde terekesinin borca batık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin ilk hükmünü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 26.10.2015 tarihli ve 10244-90505 sayılı bozma ilamında,’’... Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına göre adına mirasın hükmen reddi istenen ... ve ... dava tarihinde ergin değillerdir. Velisinin hukuki yararı ile küçüklerin hukuki yararlarının çatışma ihtimali varsa ergin olmayan küçüğün davada kayyım ile temsil edilmesi gereklidir (TMK m. 426/2). Bu nedenle, 2003 doğumlu ... ve 2009 doğumlu ..."a kayyım tayin ettirilmesi, husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir....’’ gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkeme, 18.1.2016 tarihli ve 2015/447 Esas, 2016/34 sayılı Direnme Kararında, ‘’...küçükler ... ve ..."un anneleri ..."un müteveffa ... ile evli olmadığı ve onun mirasçısı olmadığı, davayı küçüklerin velisi olarak küçükler ... ve ..."a velayeten açmış bulunduğu, aralarında hukuki yarara yönelik çatışma ihtimali olmadığı bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi gerekmediği, husumetin doğru olarak yöneltildiği...‘’ gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararı incelenmek üzere, Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş ise de 24/11/2016 tarihinde kabul edilen 6763 tarihli Kanunla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, direnme kararı incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Direnme kararının Dairemizce yeniden incelenmesi üzerine, Dairemizin 26.10.2015 tarihli bozma kararı üzerine mahkemece 11.1.2016 tarihli duruşmada...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/359 Esas, 2011/706 Karar sayılı dosyasının kararının celbine karar vermiş ve karar sureti dosya arasına alındıktan sonra gerekçede bu ilama dayanarak direnme kararı verildiğinden mahkemenin bu hükmü yeni hüküm kabul edilerek temyiz incelenmesine geçilmiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içine getirilen...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/359 Esas, 2011/706 sayılı Kararında davacı ... ve ...’un babalık davası sonucu muris ...’ın nüfusuna kaydedildikleri ve mirasçısı oldukları, anneleri... ‘un murisin mirasçısı olmadığı, çocuklara velayeten bu davayı açtığı ve çocukları ile arasında hukuki bir çatışmanın olmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun hükmün
onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararının ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.