17. Hukuk Dairesi 2015/6224 E. , 2018/319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 15.08.2012 tarihinde davacıların desteğinin yolcu olduğu ve davalının ZMSS poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı kazada davacı ..."in eşi ve davacı ..."nin oğlu ...."un hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili; dava değerini ... yönünden 129.051,10 TL ve davacı ... yönünden 16.324,67 TL olmak üzere toplam 145.375,77 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; davanın yetki ve görev yönünden reddi gerektiğini, davalının sorumluluğun sürücünün kusuru oranında ve limit ile sınırlı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davasının yapılan ıslah da gözönünde bulundurularak davacı ... yönünden 129.051,10 TL ve davacı ... yönünden 16.324,67 TL olmak üzere toplam 145.375,77 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; desteğin kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunduğu tek taraflı bu kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının gözetilmesinde bir usulsüzlük olmamasına ve özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekili tarafından, cevap dilekçesi ile hatır taşıması olduğu savunmasında bulunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi (818 sayılı BK"nin 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davalı vekilince desteğin araçta hatır yolcusu olarak bulunduğu iddia edilmiştir. Mahkemece karar verilirken davalı vekilinin bu savunması hakkında değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, hatır taşıması bulunup bulunulmadığı hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı ... şirketine sigortalı aracın ticari olmaması ve hususi olmasına göre, hükmedilen maddi tazminat miktarına ticari faiz yürütülemeyeceğinden, maddi tazminat miktarına yasal faiz hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ticari faize hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.