Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/6242
Karar No: 2019/4246
Karar Tarihi: 28.03.2018

Taksirle öldürme - mala zarar verme - kasten yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/6242 Esas 2019/4246 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2016/6242 E.  ,  2019/4246 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme, mala zarar verme, kasten yaralama
    Hüküm : Sanık ... ve ... hakkında-TCK"nın 22/4, 85/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Sanık ... hakkında- TCK"nın 151/1, 152/2-a,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Sanık ... hakkında- TCK"nın 38/1, 86/2-3-e, 29, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve ..."ün, mala zarar verme suçundan sanık ..."nun, kasten yaralama suçundan sanık ..."in mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar ..., ... ve sanık ... müdafiileri, sanık ..., katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1- Sanık ..."nun mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın askerde olması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2- Sanıklar ..., ... ve ..."in mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
    Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın 10 yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 318 maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
    5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir. Kanunun 87/4. maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısında uygulanması mümkün değildir.
    Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânının bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu sonucu öngörmeksizin hareket etmişse, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.
    Bu açıklamalar ışığında oluşa ve dosya kapsamına göre; maktul ... ile sanık ... arasında alacak verecek meselesinin bulunduğu, bu meseleden dolayı aralarında husumet olduğu, 10.05.2012 tarihinde ölen ... ...’in azmettirmesi ile ... ile ... arasında kavga yaşandığı, yine ...’e ait iş yerinin camlarının kırıldığı ve iş yerinin yakıldığı, bu olaylardan 6 gün sonra 16.05.2012 tarihinde maktul ..."in ... sokakta bulunan ... Kıraathanesinde bulunduğu sırada, tanık ..."ın ..."ın yanına geldiği, birlikte sohbet etmeye başladıkları, kıraathaneye daha sonra sanık ..."un geldiği, tanık ..."a sıva işi ile ilgili bir şeyler sorması sonrasında ... ile konuşmaya başladığı, sanık ..."un tanık ... ile bir yandan konuşarak bir yandan da otoparkın olduğu tarafa yürümeye başladıkları, sanık ..."un ..."tan ..."ı çağırmasını istediği, tanığın ...’ı çağırdığı, ...’ın yanlarına gelmesi üzerine, ortada herhangi bir sebep yokken ..."un ..."a bir anda saldırarak onu yere düşürdüğü, yüzüne ve karnına gelişi güzel vurduğu, tanık ..."ın ..."u belinden tutarak geriye doğru çekmeye çalıştığı, o esnada otoparkın iç tarafında bulunan sanık ..."ün ele geçirilemeyen bir sopa ile gelerek maktul ..."a vurmaya başladığı, her iki sanığın öleni sopa ile darp ettikleri, tanık ..."ın araya girmesi ve vatandaşların olay mahalline gelmesi ile sanıklar ... ve ..."ın maktul ..."ı darp etmekten vazgeçerek olay yerinden ayrıldıkları, maktulün bilincinin yerinde olduğu, etrafta bulunanların ikna etmesi ile hastaneye götürüldüğü, 16/05/2012 tarihinde saat 13:00"de Atatürk Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli raporda maktulün basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının belirtildiği, maktulün hastaneden yatırılmaksızın gönderildiği, bir gün sonra 04:00 sıralarında maktul ..."ın solunum şikayetleri ile Atatürük Devlet Hastanesine yeniden geldiği, yoğun bakıma alındığı, tedavisi devam ederken saat 10:30 sıralarında vefat ettiği, olayla ilgili olarak Adli tıp kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 25/09/2013 tarihli rapor içeriğinde “otopsisinde, dış muayenede tespit edilen travmatik değişimlerin lokavizasyonları, özellikleri, iç muayenede kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik iç organ ve büyük damar yaralanması tespit edilmediği dikkate alındığında kişinin travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin olmadığının, alınan doku örneklerinin incelenmesinde, kalpte hipertrofi bulguları, akciğerde alveol boşluklarında yaygın hemosiderin yüklü makrofaj toplulukları, akut şişme alanları, ödem yağ embolisi ile uyumlu bulguları (grade 3-4) subclaviada çevre yağ ve bağ dokuda taze kanama bulguları dura içinde kanama tespit edilen kişinin kronik kalp damar hastalığı olduğunun, yapılan otopsisinde saçlı deri altında yaygın hiperemi ve sağ frontoparietal alanda 9x3 cm lik hematom, kafa ve kaide kemiklerinin sağlam olduğu, beyin beyincik ve beyin sapının incelenmesinde ödemli görünüm tespit edildiği her iki taraf pnömotoraks testinin pozitif olduğu histopatolojik incelenmesinde akciğerde alveol boşluklarında yaygın, hemosiderin yüklü makrofaj topluluklarının varlığı akut şişme alanları ödem, yağ embolisi ile uyumlu bulgular(grade 3-4) hiperemi, beyin beyincik beyin sapında hiperemi durada dura içinde kanama alanları tespit edildiğine göre kronik kalp damar hastalığı bulunan kişide ölümün 16.05.2012 tarihinde maruz kaldığı olayın efor ve stresinin etkisi ile kendisinde mevcut kalp damar hastalığının aktif hale gelmesi sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiğinin, maktulün yaralanmasının hayati tehlike arz etmediğinin, kişinin üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında; sanıklar her ne kadar silahtan sayılan sopa ile öleni darp etmiş ise de, meydana gelen ölüm neticesinden faillerin TCK"nın 87/4. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sorumlu tutulabilmesi için yaralanmanın basit tıbbi müdahale giderilebilecek nitelikte olmaması, en azından TCK"nın 86/1. maddesi kapsamında kalan bir yaralanma olmasının gerektiği, bu itibarla, sanıklar ... ile ...’in eylemlerinin TCK"nın 85/1. maddesi kapsamında taksirle öldürme suçunu oluşturduğu, sanık ...’in ise tüm dosya kapsamından diğer sanıklar ... ile ...’u ... ...’in kasten yaralanması için azmettirdiği, sanığın kasten öldürmeye azmettirdiğine dair dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar ... ile ...’in taksirle öldürme, sanık ...’in de kasten yaralamaya azmettirme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlerde isabetsizlik bulunmamakla, tebliğnamede sanıkların TCK"nın 87/4. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafinin bir nedene dayanmayan, sanık ... müdafinin suç vasfına, illiyet bağının bulunmadığına, ceza miktarına, sanığın beraatine karar verilmesi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafiilerinin suçun sübutuna, tahta parçasının silah sayılmaması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin suçun tasarlanmak suretiyle işlediğine, sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, mahalli Cumhuriyet savcısının sanıkların kastın aşılması suretiyle adam öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi