3. Hukuk Dairesi 2014/21305 E. , 2015/2667 K.
"İçtihat Metni"Y A R G I T A Y İ L A M I
Davacı S.. Ş.. ile davalı A.. A.. aralarındaki alacak davasına dair Bolu 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinden verilen 18/02/2014 günlü ve 2014/23 E.- 2014/53 K. Sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 07/07/2014 günlü ve 2014/11548 E. - 2014/11046 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacının, davalı şirketle yapılan elektrik aboneliği sözleşmesi gereğince elektrik kullandığını, davacının elektrik faturalarında yer alan "kayıp enerji bedeli" adı altında gösterilerek haksız olarak davacıdan tahsil edilen bedelin kesintinin yapıldığı 2011 döneminden itibaren hesaplanarak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; husumet itirazında bulunmuş, düzenlemenin ilgili mevzuata uygun olduğunu, EPDK tarafından belirlenen kural kararına dayanarak tahsil edildiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin 25.12.2012 tarihli Kararı ile; davanın kısmen kabulü ile kayıp kaçak bedeli adı altında davacıdan alınan toplam 24.161,44 TL"nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Verilen bu karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.04.2013 tarih, 2013/3856 E-2013/6019 K. sayılı İlamı ile, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş, taraf vekillerince karar düzeltme talebinde bulunulmuş, Dairemizin 23.10.2013 tarih, 2013/15707 E-2013/14701 K. sayılı İlamı ile, "...tarifeye ilişkin kurul kararı iptal edilmediği sürece geçerliliğini koruyacağı göz önünde bulundurularak davanın reddi cihetine gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir." gerekçesiyle taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 09.04.2013 tarih 2013/3856 E.-6019.K. nolu bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 23.10.2013 tarih, 2013/15707 E-2013/14701 K. sayılı Bozma İlamına uyulmuş ve 18.02.2014 tarihinde, davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen bu karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.07.2014 tarih, 2014/11548 E-2014/11046 K. sayılı İlamı ile; Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarih, 2013/7-2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı ilamı ile elektrik şirketlerinin abonelerinden fatura yoluyla tahsil ettikleri kayıp-kaçak bedelinin hukuka, hakkaniyete ve şeffaflığa aykırı olduğu, bedelin faturaya yansıtılmamasına karar verildiği, Yüksek Genel Kurulun bu karar ve uygulamasına dairemizce de uyulmasına ve bu şekilde uygulama yapılmasına karar verildiği,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarih, 2013/7-2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında; mahkemece kayıp kaçak bedelinin iadesine ilişkin talep yönünden davanın kabulü gerekirken; kayıp kaçak bedelinin iadesine yönelik talep yönünden davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, bozulmuştur.
Dairemizin 07.07.2014 tarih, 2014/11548 E-2014/11046 K. sayılı Bozma İlamına karşı, davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Her ne kadar, Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 gün ve 2013/ 7-2454 E.-2014/679 K. sayılı ilamı ve dairemizin anılan Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda yerleşen görüşü ile davalı kurumun kayıp-kaçak bedeli tahakkuku uygulamasının yerinde olmadığı benimsenmiş ise de;
Uzun yıllardan beri Yargıtay"ın kökleşmiş sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usuli kazanılmış hak müessesesi, Usul Hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir. Bu hukuki kuralın ancak iki istisnası bulunmaktadır. Bunlardan biri mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkanı olan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararının çıkması, diğeri de 04.02.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirlendiği üzere hükmüne uyulan bozma kararından sonra görevle ilgili yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olmasıdır.
Hal böyle iken; Dairemizin bozma kararına uyulmakla davalı açısından meydana gelen usuli kazanılmış hak istisnaları somut olayda sözkonusu değildir.
Bu itibarla; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek hüküm kurulmuş olmasına ve davalı açısından meydana gelen usuli kazanılmış hak istisnalarının somut olayda mevcut olmamasına göre, Bolu 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin 18.02.2014 tarih, 2014/23 E-2014/53 K sayılı Davanın Reddine ilişkin kararın onanması gerekirken, zuhulen bozulduğu anlaşılmakla, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.07.2014 tarih, 2014/11548 E-2014/11046 K. sayılı Bozma İlamı kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı olan nedenlerle, ONANMASINA, 24.70 TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.