17. Hukuk Dairesi 2015/6700 E. , 2018/326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 17/11/2010 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın davacı ..."ın işleteni ve sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu davacıların yaralandıkları ve aracın perte ayrıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL karşılanmayan hasar bedeli, 500,00 TL bakım ve yol masrafı olmak üzere 1.000,00 TL maddi ve ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL ve ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15/12/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile bakım ve yol masraflarından doğan taleplerini 4.274,39 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ...; davacı tarafın zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığını ve kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.274,29 TL bakım ve yol masrafının olay tarihi olan 17/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak müteselsilen davacılara verilmesine; davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL ve ... için 4.000,00 TL"nin olay tarihi olan 17/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük olmamasına; davacıların yaralanmaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın takdirinde BK"nun 47. (TBK"nun 56.md) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davalı ... ve davalı ..."ın (3) nolu bent bent dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; davacılar vekilinin (2) ve (3) nolu bentler dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 Sayılı HMK."nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK."nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda davacı ... için manevi tazminat yönünden reddedilen kısım 1.000,00 TL olup, karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davacılar vekilinin davacı ... yönünden manevi tazminat talebine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle yaralanma nedeniyle maddi (tedavi süresince sarfedilen bakıcı ve yol gideri) ve manevi tazminat istemi ile bakiye araç hasar bedeli istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için şimdilik 500,00 TL bakiye araç hasar bedeli ve yine davacıların tedavi için iki ay ... Devlet Hastanesine gidip gelmek zorunda kalmaları nedeniyle yol masrafı yaptıklarını ve her ikisi de (...) ayağa kalkamadıkları için iki ay süre ile bakıcı tuttukları iddiasıyla davacı ..."in bakıcı masrafı ve yol masrafından dolayı 500,00 TL maddi kaybı olduğunu belirterek yalnızca ... için toplam 1.000,00 TL tazminat talebinde bulunmuştur.
Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK"nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı dava dilekçesinde yukarıda bahsedilen maddi tazminat kalemlerine yönelik yalnızca davacı ... için talepte bulunmasına rağmen mahkemece talep aşılarak diğer davacılar lehine maddi tazminata hükmedilmesi bozma nedenidir.
4- Kabule göre, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacı ... için 6 aylık geçici işgöremezlik süresi için ve davacı ... için 1 haftalık geçici işgöremezlik süresi için bakıcı gideri hesaplanmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacının yaralanmasının niteliğine göre iyileşme süresinde bakıcı hizmetine ihtiyaç duyup duymayacağının, duyacaksa süresinin bilirkişi marifetiyle net olarak tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de doğru görülmemiştir.
5-Bozma ilamının kapsamına göre davacılar vekilinin ve davalı ..."ın harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ve davalı ..."ın sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin manevi tazminat talebine yönelik temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ... ve davalı ..."ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı
..."ın temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılar ... ve ..."a geri verilmesine, 29/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.