17. Hukuk Dairesi 2015/6307 E. , 2018/327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 13.06.2012 tarihinde davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacının yolcu olduğu araca çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla SGK tarafından karşılanmayan tedavisi için yaptığı harcamalar, kaplıca masrafı, hastaneye gidiş geliş masrafları vs. masraflar olmak üzere davacının uğradığı maddi zararın karşılanması için 2.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalıya atfedilen asli kusur oranını kabul etmediklerini, belirlenecek tazminatlar yönünden kusur indirimlerinin de uygulanması gerektiğini, maddi tazminata ilişkin hiçbir harcama belgesi sunulmadığını, kazanç kaybı iddiasının da ispatı olmayan bir talep olduğunu ve talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminata ilişkin talebinin reddine; davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; manevi tazminatın takdirinde BK"nun 47. maddesindeki (TBK"nun 56.) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, tedavi süresince yapılan giderler (yol gideri, kaplıca gideri vs.) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, kazadaki yaralanması nedeniyle yapılan bahsi geçen tedavi giderlerinin davalıdan tahsilini talep etmişse de mahkemece uzman görüşüne başvurulmadan taleplerin reddine karar verilmiştir. Eksik incelemeye dayalı karar verilemez.
Davacı tarafça, davaya konu kazadaki yaralanması nedeniyle anılan tedavi sürecinde yaptığı tüm giderleri belgeye bağlaması mümkün olmadığı gibi, hayatın olağan akışına göre de davacı taraftan bu yönde bir belgelemenin beklenmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. Tedavi sürecinde yapılması muhtemel yol ve ulaşım giderleri, belgeye bağlanamamış tıbbi malzeme, ilaç vs. giderleri olması kaçınılmazdır.
Bu durumda mahkemece; konusunda uzman bir adli tıp bilirkişisinden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, bu süreçte yapılması muhtemel ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda; ayrıca yaralanması nedeniyle yapıldığını iddia ettiği kaplıca tedavisinin de iyileşmesi için zorunlu olup olmadığı da değerlendirilerek bu tedavi için sarfedilen harcamanın belirlendiği ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın
istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.