17. Hukuk Dairesi 2015/8792 E. , 2018/337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili sigorta tarafından 5653570 nolu kredili konut sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...."a ait taşınmazda kiracı olarak oturduklarını, davalıların full eşyalı olarak kiraladıkları dairede 04/10/2009 tarihinde alevli yangın çıkartarak taşınmaza ağır maddi zarar verildiğini, yangının faillerinin davalılar olduğunu, yangın tutanağında "çekyat üzerinde söndürülmeden unutulan sigara izmaritinin çekyatı tutuşturması sonucu yangının çıktığı bilahare daire içerisinde bulunan diğer eşyalar ile daireye ait kapı ve pencerelere sirayet ettiği kanaatine varılmıştır" şeklinde tespit yapıldığı, yangın sebebiyle apartmanın dış cephesi ve 4,6,12 ve 15 nolu dairelerin de zarar gördüğünü, müvekkili sigortanın poliçe kapsamında Sefer Yapar"a ait 8 nolu dairede meydana gelen sigorta hasarını karşıladığını, komşu dairelerde oluşan hasarı ödediğini ve bu ödedikleri tutarı sorumlulardan rücu etme hakkının bulunduğunu, Bursa 3. İcra Müdürlüğü 2010/19182 sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak borçluların icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmesi için borca vaki haksız itirazın iptal edilmesi ve takibin devamına karar verilmesini, %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu davanın kanuni zamanaşımı sürelerinin dolduğunu öncelikle zaman aşımından dolayı davanın reddini talep ettiklerini, iddia edilen yangın olayı ile ilgisinin alakası olmadığını, kira sözleşmesinde imzasının bulunduğunu, arkadaşı ..."a yardımcı olmak sebebiyle birlikte evi tuttuklarını, yangın olayının yaşanmadan birkaç gün öncesinde İskenderun’daki evine döndüğünü, tutulan tutanaklarda ve ifade tutanaklarında adının geçmediğini, olayla ilgili bir kusurunun olmadığını bu nedenlerle açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin gerçeği yansıtmadığını, itfaiye raporunun yanlış olduğunu , raporda dairede ... isimli şahısların kaldığının ifade edildiğini ancak olay gecesi dairede yalnız ..... ile Müvekkil ..."ın bulunduğunu müvekkilinin diğer şahısları tanımadığını, itfaiye raporunda çekyat üzerinde söndürülmeden unutulan sigara izmaritinden çekyatın tutuşması sonucu yangının çıktığının öne sürüldüğünü, savcılık aşamasında elektrik kontağından çıktığının ifade edildiğini, müvekkilinin diğer davalı ... ile kira sözleşmesi imzalayarak kiraladıklarını ancak ..."ın dairede hiç kalmadığını ve olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, olay gecesi dairede müvekkili ile kız arkadaşı Zeynep"in bulunduğunu, yangının bilgisayar ve diğer elektirikli ev aletlerinin takılı olduğu salondaki prizden çıktığını, emmiyette bulunan yangın dosyasındaki resimler incelendiğinde bu durumun görüleceğini, yangının çıkmasında müvekkilinin hiç bir suçunun bulunmadığını, talep edilen rakamın fahiş olduğunu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yangının elektrik kontağından çıktığının vurgulandığını, itfaiye raporunun gerçeğe aykırı olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini, %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın Borçlar Kanununun 41 md. dayalı tazminat istemi olup aynı yasanın 60 maddesinde ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve davacı ... şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gereken hususlardandır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 1472. maddesinde sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısının halefi olarak açıldığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu"nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 4. maddesinde ise dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, sigortalı konutta çıkan yangın sebebiyle meydana gelen zarar; sigortacı tarafından sigortalıya ödenmiş olup, ödenen tazminatın, taşınmazın kiracısı olan davalılardan tahsili için başlatılan takibe davalı kiracılar tarafından yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. Dosyaya sunulan kira sözleşmesine göre dava dışı sigortalı Sefer
Yapar; sigortalı taşınmazın malikidir. Bu nedenle dava dışı sigortalı ... ile davalılar arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesine dayanmaktadır. Sigortalı ile davalılar arasında uyuşmazlık kira ilişkisinden doğduğundan davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir. Bu nedenle sigortacı tarafından halefiyet yoluya açılan davanın da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olmaması nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.