22. Hukuk Dairesi 2016/25662 E. , 2018/3983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.02.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde kesintisiz çalıştığını, davalı işverenin iş sözleşmesinin devam ettiği bir tarihte müvekkili işçiyi resmi kayıtlarda işten çıkmış gibi gösterdiğini, daha sonra ise kayden yeniden işe girişinin yapıldığını, muvazaalı işe girdi çıktı işlemleriyle müvekkilinin ücretinin işyerine yeni girmiş bir işçi gibi asgari ücret seviyesine indirildiğini, toplu iş sözleşmesiyle getirilen ücret zamlarından yararlandırılmadığı gibi ikramiye hakedişlerinin düşürüldüğünü, geçersiz sayılması gereken bu işlem nedeniyle doğan fark işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fark ücret, fark ikramiye ve fark fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası türünde açılamayacağını, davacı tarafın iddia ve taleplerinde haksız olduğunu, zamanaşımı def’ini ileri sürdüklerini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, karar gerekçesinin bir kısım satırında, 2014 yılının 10., 11. ve 12. aylarındaki fiilen ödenen yevmiyenin 38,32 TL olmasına rağmen bilirkişi raporunda 36,85 TL esas alındığı açıklanarak rapordaki hesap hatasının re’sen giderildiği belirtilmiştir. Gerekçenin diğer bir kısım satırında ise, 2014 yılının 10. ayındaki fiilen ödenen yevmiyenin 52,92 TL olduğundan bahsedilerek, rapordaki hesap hatasının giderildiği açıklanmıştır. Karar gerekçesi içeriğindeki açıklamalarda, 2014 yılının 10. ayına ilişkin yevmiye noktasında çelişki bulunduğu görülmektedir. 2014 yılının 10. ayındaki fiilen ödenen yevmiye, bordroda 52,92 TL tutarında tahakkuk ettirilmiştir. Diğer taraftan, bilirkişi raporundaki hesaplamaya 2014 yılının 11. ve 12. aylarının dahil olmadığı açıktır. Mahkemece karar içeriğinde hesap dökümüne yer verilmediğinden, söz konusu çelişkili gerekçe karşısında bilirkişi raporundaki hesaplamanın ne şekilde değiştirildiği denetlenememektedir. Ayrıca, karar gerekçesinde “2014 yılının 10., 11. ve 12. ayları” şeklindeki ifadenin sehven yazıldığı, esasen kastedilenin “2009 yılının 10., 11. ve 12. ayları” olduğu kabul edilse dahi, dosya içeriğinde 2009 yılına ait bordrolar bulunmadığından bu yönde de bir denetleme yapılamamaktadır. Anılan sebeple, 2009 yılı ücret bordroları dosya kapsamına alınarak, yukarıda bahsi geçen çelişkiler giderilmeli ve denetime açık bir şekilde hesap hataları düzeltilmelidir.
3-Davanın kısmi dava türünde açıldığı ve ıslah yoluyla talep edilen alacak miktarlarının yükseltildiği anlaşılmakta olup, mahkemece, ıslaha karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.