Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/3596
Karar No: 2021/2839
Karar Tarihi: 15.04.2021

Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2020/3596 Esas 2021/2839 Karar Sayılı İlamı

16. Ceza Dairesi         2020/3596 E.  ,  2021/2839 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ceza Dairesi
    Suç : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma
    Hüküm : TCK’nın 302/1, 31/3, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararı

    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Dairenin 17.04.2017 tarih ve 2017/332 esas 2017/3734 karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün esastan reddine dair verilen istinaf mahkemesi ilamının; PKK terör örgütünün 2012 yılında başlayan çözüm sürecini istismar ederek 6-8 Ekim olayları sonrası ciddi miktarda silah, mühimmat, patlayıcı stokladığı, örgütün il ve ilçe merkezlerine gönderdiği kırsal kadroları ve şehir yapılanmaları vasıtasıyla Suriye"nin... (...)"de uygulanan taktikleri uygulamaya çalıştığı bu kapsamda örgütün barınma, toplanma karargah ve mühimmat deposu gibi yoğun faaliyet gösterdiği şehir merkezlerinde bu yerlere ulaşımı sağlayan cadde ve sokakların güvenlik güçlerinin müdahalesine engel olacak şekilde hendek ve barikatlarla kapatılarak yüksek miktarda patlayıcı, silah, roket vb. kullanılarak güvenlik çemberi oluşturmaya çalışıldığı, bu kapsamda Dargeçit ilçesinde 11.12.2015-29.12.2015 tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildiği; suça sürüklenen çocukların, yasak devam ederken 26.12.2015 günü 155 ihbar hattına yapılan ihbar üzerine müşteki ..."e ait evin içerisinde kaçmaya çalışırlarken yakalandıkları olayda, suça sürüklenen çocukların, 11.12.2015 tarihinde patlama seslerinin geldiği Safa mahallesine merak üzerine gittikleri, orada yüzü kapalı kişilerce silah doğrultarak barikat kurmaya ve nöbet tutmaya zorlandıkları, korktukları için denilenleri yaptıkları, sokağa çıkma yasağı olduğu için teslim olmaktan korktukları ve silahlı kişiler geri çekilince, kendilerinin de kaçarak zorla müştekinin evine girdiklerini, silah kullanmadıklarını savunmaları karşısında:terör örgütünün hiyerarşik yapısı altında yer aldıklarında kuşku bulunmayan suça

    sürüklenen çocuklar hakkında suç vasfının belirlenmesinde, en küçük şüpheye yer verilmeksizin kabule varabilmek için suç tarihinde Dargeçit ilçesinde meydana gelen olaylar, ne şekilde gerçekleştiği ve sonuçlandığı, olaylar nedeniyle gerçekleşen eylemlerin yer aldığı tutanakların dosyaya eksiksiz yansıtılması bakımından,
    a)Dargeçit ilçesinde gerçekleşen eylemlere ilişkin düzenlenen tüm tutanakların dosyaya getirtilmesi;
    b)Terör örgütü mensuplarının ilçe genelinde başlattığı sözde öz savunma eylemi kapsamında barikat kurma, çukur kazma, emniyet ve askeri güçlere silahlı, roketli, bombalı saldırı eylemlerine suça sürüklenen çocukların fail ya da yardım eden sıfatı ile katılıp katılmadığının ve yakalandığı yerlerde vahim nitelikte bir eylemin (silahlı çatışma, yağma gibi) gerçekleşip gerçekleşmediğinin ilgili kolluk birimlerinden sorulması, gerçekleşmiş ise bu olaylarla ilgili başka soruşturma veya kovuşturmalar kapsamında savunma ya da ifadelerine başvurulan şahısların dava konusu suça sürüklenen çocuklarla ilgili beyanları varsa tespiti ile ifade tutanaklarının onaylı suretlerinin dosya içine temini,
    c)Suça sürüklenen çocukların silah kullanıp kullanmadığı hususunda varsa ilgililer ile soruşturma aşamasındaki beyanları karara esas alınan Yusuf İlhan ve Mehmet Sait Alptekin"in yasal olarak imkan bulunduğu takdirde tanık olarak dinlenilmesi, aksi halde aşamalardaki ifade örneklerinin dosya içine konulması,
    d)Suça sürüklenen çocuklar 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat etmiş iseler de; silahlı çatışmaya katılıp katılmadıklarının tespiti bakımından; olayların gerçekleştiği bölgede ele geçen silah ve mühimmatların bu olayda veya başka eylemlerde kullanılıp kullanılmadığı, atışa elverişliliği teknik olarak ya da fiili bakımdan, tespit edilebilen silah veya patlayıcıları suça sürüklenen çocukların bulundurma ya da kullanma eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin araştırılması,
    Toplanacak bu delillerle birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirilip sonucuna göre, suça sürüklenen çocukların güvenlik güçleri ile silahlı çatışmalara girdiğinin anlaşılması halinde TCK’nın 302. maddesi uyarınca, aksi halde örgüte katıldığı anlaşıldığından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılacaklarının,
    Vahim eylem nedeniyle amaç suçtan mahkumiyet hükmü kurulması halinde; 5237 sayılı TCK"nın 314. maddesinde tanımlanan suç, Devletin güvenliğine, toprak bütünlüğüne, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütlerin kurucularını, yöneticilerini ve üyelerini cezalandırmaya yönelik hazırlık hareketlerini suç sayan ve yaptırıma bağlayan özel bir suç tipi olup, amaç suç işlendiğinde, fail geçitli suçlardaki özellik nedeniyle amaç suç ile amaç suça yönelik olarak gerçekleştirilmiş bulunan araç suçlardan ilgili hükümlere göre cezalandırılacak, ancak örgütün kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmaktan ceza verilmeyecek olmasına karşın somut olayda; Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik olarak vehamet arz eden suçları işlediği kabul edilen suça sürüklenen çocukların TCK’nın 302/1. maddesi ile mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında; ayrıca TCK"nın 314/2. maddesinde tanımlanan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılamayacağının gözetilmemesi, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.07.2017 tarih ve 16-2016/393328 sayılı yazı ile itiraz edilmiştir.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17.03.2020 tarih ve 2017/16-1161 esas 2020/180 karar sayılı Kararı ile; PKK silahlı terör örgütünün hedefine ulaşmak için devrimci halk savaşı başlatmayı ve terör örgütüne müzahir kimselerin kent isyanları olarak nitelendirdiği bir direnişe hazırlamayı planladığı, 2012 yılında başlayan çözüm sürecini istismar ederek 6-8 Ekim olayları sonrası ciddi miktarda silah, mühimmat ve patlayıcı stokladığı, örgütün il ve ilçe merkezlerine gönderdiği kırsal kadroları ve şehir yapılanmaları vasıtasıyla Suriye

    Ayn-El Arap’da (Kobane) uygulanan taktikleri uygulamaya çalıştığı ve bu kapsamda eş zamanlı olarak 09.08.2015 tarihinde Mardin ili, Nusaybin ilçesinde, 10.08.2015 tarihinde Şırnak il merkezinde, 12.08.2015 tarihinde Hakkari ilinin, Yüksekova ilçesinde, 13.08.2015 tarihinde Muş ilinin, Bulanık ilçesinde, 14.08.2015 tarihinde Hakkari il merkezinde, 14.08.2015 tarihinde Van ili, Merkez İpekyolu ve Edremit ilçelerinde, 15.08.2015 tarihinde Batman il merkezinde, 15.08.2015 tarihinde Diyarbakır ili, Sur ilçesinde, 16.08.2015 tarihinde Diyarbakır ili, Silvan ilçesinde, 17.08.2015 tarihinde Şırnak ili, Cizre ilçesinde, 18.08.2015 tarihinde Diyarbakır ili, Lice ilçesinde, 18.08.2015 tarihinde Ağrı ili, Doğubeyazıt ilçesinde, 19.08.2015 tarihinde Bitlis ili, Hizan ilçesinde, 28.08.2015 tarihinde Adana ili, Seyhan ilçesi, Fırat Mahallesinde, 08.09.2015 tarihinde Adana ili, Seyhan ilçesi, Gülbahçe Mahallesinde, 16.09.2015 tarihinde Adana ili, Seyhan ilçesi, İsmet Paşa Mahallesinde, 08.10.2015 tarihinde Ağrı il merkezinde, 12.10.2015 tarihinde Van ili, Erciş ilçesinde PKK/KCK terör örgütü üyeleri tarafından öz yönetim ilanında bulunulduğu, Mardin ilinin Dargeçit ilçesinde de terör örgütünün başlattığı sözde öz savunma faaliyetine güvenlik güçlerince müdahalede bulunulması amacıyla 11.12.2015 ile 29.12.2015 tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, bu süre zarfında, terör örgütünün 32 üyesinin etkisiz hâle getirildiği, 4 üyesinin ölü, 3 üyesinin yaralı olarak ele geçirildiği,
    26.12.2015 tarihinde “Ben Muradekine Meydanında bulunan ekibinize bir ihbarda bulundum Acar Sokak yakınında iki katlı yeşil tonlarda boyalı yanında 13 ve 15 nolu evler olan muhtemelen 12 nolu evde 4 örgüt mensubu var, yasak bitmeden çıkmayacaklar, karanlık çöktüğünde çıkabilirler” şeklindeki ihbar üzerine kolluk görevlilerince bahse konu adrese gidildiği ve mağdur ...’e ait evde sanıkların yakalandıkları, mağdurun istikrarlı beyanlarında sanıkların zorla evine girdiklerini, kendisini tehdit ettiklerini ifade ettiği, sanık ... sokağa çıkma yasağı ihlal edildiği gün kendi isteğiyle olay yerine gittiğini, örgüt üyelerinin kendisini tehdit etmesi nedeniyle barikatların kurulmasına hendeklerin kazılmasına yardım ettiğini, zaman zaman yüzünü kapattığını, barikatların ve hendeklerin başında bu şekilde nöbet tuttuğunu; sanık ... sokağa çıkma yasağı ilan edildiği gün bomba seslerini duyduğu için Safa Mezarlığı civarına gittiğini, orada yüzü kapalı elinde silah olan örgüt mensuplarının bulunduğunu, barikatların kurulu, hendeklerin kazılı olduğunu, kendisine hitaben “Sen de bize yardım edeceksin, barikat kuracaksınız, siz çocuk olduğunuz için polisler size birşey yapmaz” dediklerini ancak bu şahıslara yardımcı olmadığını, oradan kaçtığını, mağdurun evine zorla girdiklerini; sanık ... sokağa çıkma yasağı ilan edildiği gün bomba sesleri duyduğunu merak ettiği için seslerin geldiği Safa Mahallesine gittiğini, yüzleri kapalı 7-8 kişiyi gördüğünü, bu kişilerin kendisine “Barikat kur bize yardım et, barikat kurduktan sonra sizi göndereceğiz" diye söylediklerini, korktuğu için ne dedilerse yaptığını, barikat kurduğunu, daha sonra o gün sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, mağdurun evine zorla girdiklerini; sanık ... evde yalnız oturduğu bir gün akşam saat 17.00 sıralarında eli silahlı iki kişinin evlerine geldiğini, “Barikat kuracaksın, bütün herkes barikat kuruyor, sen de barikat kuracaksın” diye kendisini zorladıklarını, korktuğu için ne söyledilerse yaptığını, barikat kurduğunu, bir seferinde eline birkaç tane silah vererek, "Bunu al şuraya götür" dediklerini, 2 - 3 tane silahı götürüp teslim ettiğini ifade ettikleri, Mardin ili Dargeçit ilçesinde meydana gelen olaylara ilişkin dosya kapsamına alınan olay ve muhafaza altına alma tutanaklarına ve Mardin Valiliğinin açıklamasına göre; sokağa çıkma yasağı süresince 2 bin kilogram patlatılmaya hazır bidon içinde el yapımı patlayıcı, 7 adet AK47 marka silah, 2 adet M16 keskin nişancı tüfeği, biksi makineli tüfek, 5 adet av tüfeği olmak üzere toplam 26 adet uzun namlulu silah, tabanca, 3 adet roketatar, 30 adet el bombası, 60 adet roketatar mühimmatı, 3 tane telsiz, 22 adet voleybol topu içerine hazırlanmış el yapımı bomba, 9 adet el yapımı patlayıcı ele geçirildiği, terör örgütü mensuplarınca güvenlik güçlerine yönelik 41 adet

    roketatarlı saldırının düzenlendiği, 7 adet zırhlı aracın zarar gördüğü, 4 polis memurunun yaralandığı, yaralanan 8 vatandaştan ikisinin hayatını kaybettiği, 25 barikatın kaldırıldığı, 8 bomba düzeneğinin imha edildiği, 6 tane perde branda ile barikat olarak kullanılan römork ve minibüsün kaldırıldıklarının tespit edildiği, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre; sanık ..."den alınan svapların tamamında atış artıklarında bulunan antimon (SB) elementinin, sanık ..."dan alınan sağ el avuç içi svabında atış artıklarında bulunan antimon (SB) elementinin tespit edildiği, başka dava dosyasında yargılanmakta olan ve şüpheli sıfatıyla kollukta beyanı alınan Yusuf İlhan ve Mehmet Sait Alptekin’in anlatımlarından olaylar sırasında bir kısım örgüt mensuplarının sanıklar gibi hendek kazımında ve bu hendeklerin başında nöbet tutulmasında, bir kısmının hendek ve barikatların el yapımı patlayıcılarla tuzaklanmasında, bir kısmının lüzumu hâlinde bu patlayıcıların ateşlenmesinde, başka bir kısmının ise ateşli silah ve roketatarlarla operasyonu yapan güvenlik güçlerine karşı koymakta görevlendirildikleri anlaşılmıştır.
    Dosya kapsamının incelenmesinde Mardin ilinin Dargeçit ilçesinde meydana gelen olaylara ilişkin bir kısım tutanakların celp edildiği, beyanları hükme esas alınan başka dava dosyasında yargılanmakta olan Yusuf İlhan ve Mehmet Sait Alptekin’in olayların geneline ve görevlendirmelere ilişkin beyanda bulundukları, sanıkların el svapları ve parmak izlerinin incelendiği; Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkı da dikkate alındığında maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplandığı ve ulaşılma imkânı bulunan bütün deliller ele alınarak değerlendirildiği anlaşılmış olduğundan sanıklar hakkında eksik araştırmaya dayalı karar verilmediği kabul edilmelidir.
    Öte yandan amacı Türkiye"nin Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri ile Suriye, Irak ve İran"ın belirli bölgelerini de içine alan Marksist-Leninist ilkelere dayalı bağımsız bir Kürt Devleti kurma olan PKK silahlı terör örgütünün 2012 yılında başlayan çözüm sürecini istismar ederek 6-8 Ekim olayları sonrası ciddi miktarda silah, mühimmat ve patlayıcı stokladığı, örgütün il ve ilçe merkezlerine gönderdiği kırsal kadroları ve şehir yapılanmaları vasıtasıyla Suriye"nin Ayn-El Arap (Kobane)"de uygulanan taktikleri uygulamaya çalıştığı bu kapsamda Mardin ilini Dargeçit ilçesinde de terör örgütünün başlattığı sözde öz savunma faaliyetleri kapsamında barikat ve hendeklerin kazıldığı 4 polis memurunun yaralandığı, yaralanan 8 vatandaştan ikisinin hayatını kaybettiği, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği dönemlerde sanıkların barikatların kurulması ve hendeklerin kazılması faaliyetlerinde bulundukları, sanık ..."den alınan svapların tamamında, sanık ..."ın ise sağ el avuç içinde atış artıklarına rastlanıldığı, sanık ...’ın barikat ve hendeklerde bulunan kişilere silah taşıdığı, sanık ...’nin olaylar sırasında kendisine söylenenlerin hepsini yaptığı gözetildiğinde, bir görev hiyerarşisi içinde gerçekleştirildiği anlaşılan olaylarda barikatların kurulması ve hendeklerin kazılmasında görev alan, bunların başında gözcülük yapan sanıkların sokağa çıkma yasağı ilan edilen meskun mahal içerisinde ve sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 11.12.2015 tarihinden sokağa çıkma yasağı devam ederken yakalandıkları 26.12.2015 tarihine kadar etrafı hendek ve barikatlarla çevrili alan içerisinde bir görev paylaşımı içinde hareket ettikleri anlaşılmakla, zarar neticesinin gerçekleşmesi aranmayan ve failin hareketinin söz konusu neticenin gerçekleşmesine yönelik ve o neticeyi gerçekleştirmeye elverişli olan Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden sanıkların hukuki durumlarının Özel Dairece değerlendirilmesi gerekeceğinden yapılan itirazın oy çokluğu ile kabul edilerek, Bozma kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmesi için Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Ceza Dairelerinden herhangi birisinin kararına

    karşı, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebileceği, lehe itirazda ise sürenin aranmayacağı CMK 308/1 maddesinde düzenlenmiştir. Başsavcılığın itiraz usulü ile ilgili bu maddede ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, kanun yollarında yer alan itiraz hükmünün uygulanması gereklidir. CMK 271. maddenin 2 fıkrası gereğince, “itiraz yerinde görülürse merciin aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir.” Yasanın açık düzenlemesine göre, itiraz merciin işin esası hakkında da karar vermesi zorunludur. Doktrinde de bu görüş ifade edilmiştir. “Genel Kurul itiraz sebeplerini varit görmese itiraz davasının esastan reddeder. Varit görürse Dairenin kararına ıslah eder. Yani dairenin yerine geçerek onun gibi karar verir.” (Kunter, Yenisey, Nuhoğlu Ceza Muhakemesi Hukuku 18. baskı sayfa 1830)
    “Ceza Genel Kurulunun itirazı varit gördükten sonra gereğine göre karar verilmek üzere dosyayı geri göndermesi bu bakımdan isabetli değildir.” (Kunter Olağanüstü itirazda yargılama ile ilgili sorunlar Yargıtay Dergisi 83/4. sayı 596 sayfa)
    Yargıtay tarafından verilen bozma kararlarına karşı, bölge adliye ve ilk derece mahkemelerinin direnme hakları vardır. Ancak, direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlar kesindir. Yerleşik uygulamaya göre ise, itiraz üzerine verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı ilk derece veya istinaf mahkemelerinin direnme hakkı mevcuttur. İtiraz mercii esasa ilişkin karar vermemiş ise de, yasa gereği itiraz üzerine verilen kararlar kesin olduğundan, işin esası incelenmiştir.
    Diğer taraftan her ne kadar temyiz incelemesi, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanabilir (5271 sayılı CMK madde 288/1) ise de, sağlıklı bir hukuka aykırılık denetiminin yapılabilmesi için, maddi vakanın hukuka uygun olarak elde edilmiş delillere dayanılarak tartışmasız biçimde ortaya konulmuş olması gerekmektedir. Somut olay bakımından aşağıda yer verilen kabul için de sanıkların kişisel durumlarına ve buna bağlı olarak hukuki sorumluluklarına esas olmak üzere sabit görülen, suça sürüklenen çocukların; “bir görev hiyerarşisi içinde gerçekleştirildiği anlaşılan olaylarda barikatların kurulması ve hendeklerin kazılmasında görev aldıkları, bunların başında gözcülük yaptıkları, sokağa çıkma yasağı ilan edilen meskun mahal içerisinde ve sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 11.12.2015 tarihinden sokağa çıkma yasağı devam ederken yakalandıkları 26.12.2015 tarihine kadar etrafı hendek ve barikatlarla çevrili alan içerisinde bir görev paylaşımı içinde hareket ettikleri....” yönündeki olgunun, özellikle Dairemizce maddi vakanın tartışmaya mahal bırakmayacak biçimde ortaya konulması bakımından belirleyici delil olması itibariyle mahkemesince dinlenmeleri gereğine işaret olunan Yusuf İlhan’ın kolluktaki müdafisiz beyanına ve Mehmet Sait Alptekin’in soruşturma aşmasındaki şüpheli beyanına dayandırıldığı görülmekle Dairemizce icra olunan hukuki denetim ve değerlendirme, Yüksek Genel Kurulun maddi olay kabulü esas alınarak gerçekleştirilmiştir.
    Keza, Dairenin istikrar kazanmış uygulamaları ile, anılan hendek olaylarında; kazılan hendeklerin, kurulan barikatların, döşenen patlayıcıların bulunduğu ve kolluk kuvvetleri ile yer yer çatışmaların yaşandığı mahalde; güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek veya silahlı olarak nöbet tutmak eylemlerinin, ayrıca öldürme veya yaralama suçlarına iştirak edildiği kanıtlanamasa da, vahamet arz eden nitelikte bulunduğu ve TCK"nın 302. maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğu kabul edilmekle birlikte, iştirak iradesi kapsamında iş bölümü ve görev paylaşımı içerisinde hareket edilerek fiil/vahim eylem üzerinde müşterek hakimiyet kurulduğu kesin olarak kanıtlanmadıkça söz konusu hendek ve barikatların yapımında çalışmak şeklinde gerçekleşen eylemlerin anılan suçu oluşturmayacağı benimsenmiştir. Ne var ki, somut olayla sınırlı olarak bağlayıcı olması nedeniyle suça sürüklenen çocukların, bir görev hiyerarşisi içinde gerçekleştirildiği anlaşılan olaylarda barikatların kurulması ve hendeklerin kazılmasında görev aldıkları, bunların başında gözcülük yaptıkları sokağa çıkma yasağı ilan edilen meskun mahal içerisinde ve

    sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 11.12.2015 tarihinden sokağa çıkma yasağı devam ederken yakalandıkları 26.12.2015 tarihine kadar etrafı hendek ve barikatlarla çevrili alan içerisinde bir görev paylaşımı içinde hareket ettikleri kabul edilerek, zarar neticesinin gerçekleşmesi aranmayan ve failin hareketinin söz konusu neticenin gerçekleşmesine yönelik ve o neticeyi gerçekleştirmeye elverişli olan Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının Dairemizce değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle gönderildiği anlaşılmakla:
    Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... sayılı CMK’nın müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
    Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
    Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip suça sürüklenen çocukların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, suça sürüklenen çocukların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Midyat Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi